HABER

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

- Başbakan Yıldırım: - "Terörizm, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, ayrımcılık, İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi olgulara karşı uluslararası toplumun ortak ve etkili tedbirler alabilmesi maalesef hala mümkün olmamaktadır. Bunun en son örneği Kudüs'te olanlar, Filistinlilere yapılanlar ve uygulanan baskılardır"

Başbakan Binali Yıldırım, "Terörizm, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, ayrımcılık, İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi olgulara karşı uluslararası toplumun ortak ve etkili tedbirler alabilmesi maalesef hala mümkün olmamaktadır. Bunun en son örneği Kudüs'te olanlar, Filistinlilere yapılanlar ve uygulanan baskılardır." değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yıldırım, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin 69. yılının kutlandığını hatırlattı.

Modern insan hakları anlayışının temellerini atan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin,69 yıl boyunca insan haklarına ilişkin çok sayıda sözleşme ve bildirinin ortaya çıkışına rehberlik ettiğini belirten Yıldırım, Türkiye'nin, hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine yönelik uluslararası çalışmalarda her zaman öncü ülkeler arasında yer almayı amaç edindiğine işaret etti.

Yıldırım, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinden, kökenlerine bakılmaksızın, bireysel olarak kanun önünde eşit ve serbest şekilde yararlanmalarının, devletin temelini teşkil ettiğini vurguladı.

Beyannamenin kabul edilişinin 69. yıl dönümünde dahi dünyanın birçok köşesinde değişik boyutlarda insan hakları sorunlarının yaşandığını aktaran Yıldırım, "Uluslararası kamuoyunun dünyamızın birçok bölgesinde yaşanan insani trajedilere, göç, iç savaş ve mülteci akımları gibi felaketlere karşı gösterdiği duyarsızlık üzücü ve düşündürücüdür." ifadesini kullandı.

Aynı şekilde terörizm, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, ayrımcılık, İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi olgulara karşı uluslararası toplumun ortak ve etkili tedbirler alabilmesinin maalesef halen mümkün olmadığını belirten Yıldırım, "Bunun en son örneği Kudüs'te olanlar ve Filistinlilere yapılanlar, uygulanan baskılardır. Aynı şekilde Rohinga Müslümanları'na reva görülenler insan haklarının ayaklar altına alınmasıdır." değerlendirmesini yaptı.

- "Tüm bireyleri haksızlıklara karşı korumak devletlerin asli görevidir"

İnsan haklarının geliştirilmesi, korunması ve yaygınlaştırılması için ülkeler, uluslararası örgütler, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine değinen Yıldırım, mesajında şunları kaydetti:

"Türkiye karşı karşıya olduğu terör tehditlerine rağmen, şeffaflık anlayışı içinde uluslararası kuruluşlarla insan hakları alanındaki işbirliğini yoğun olarak sürdürmektedir. Aziz milletimiz, 15 Temmuz terörist darbe girişimi sırasında demokrasi ve insan hakları değerlerine bağlılık bakımından tarihi bir başarı sergilemiş, bu değerlere bağlılığının sembolik olmadığını ve gerektiğinde bu uğurda canını feda edecek ölçüde mücadele gösterebileceğini ispatlamıştır. Tüm bireylere insan olmanın onuruna yakışan yaşam standartları sağlamak ve onları haksızlıklara karşı korumak devletlerin asli görevidir. Bu vesileyle ülkelerin kendi gayretleri ve uluslararası toplumun işbirliğiyle insan haklarının istisnasız dünyanın her köşesinde hakim kılındığı bir dünya düzeni diliyor, aziz milletimizin ve tüm insanlığın İnsan Hakları Günü'nü içtenlikle tebrik ediyorum."

(AA)

Geri Dön