HABER

105. Dönem Kaymakamlık Kursu Kura Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2) - "Dün Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, Suriye'de 'uçuşa yasak bölge' teklifi yapıyor. Biz bu teklifi Suriye'nin dört bir yanında yüz binlerce masum insan rejimin ve diğer güçlerin savaş uçaklarının bombardımanları altında can verirken gündeme getirmiştik" - "Kapıları açarız dediğim zaman tutuşuyorlar. Tutuşmayın, vakti saati gelince bu kapılar da açılır"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dün Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, Suriye'de 'uçuşa yasak bölge' teklifi yapıyor. Biz bu teklifi Suriye'nin dört bir yanında yüz binlerce masum insan rejimin ve diğer güçlerin savaş uçaklarının bombardımanları altında can verirken gündeme getirmiştik." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 105. Dönem Kaymakamlık Kursu Kura Töreni'nde katılımcılara hitap etti.

Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun Suriye'de uçuşa yasak bölge teklifi yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Biz bu teklifi, Suriye'nin dört bir yanında yüz binlerce masum insan rejimin ve diğer güçlerin savaş uçaklarının bombardımanlarının altında can verirken gündeme getirmiştik. Oluk oluk kanın aktığı o günlerde kimse bu teklife dönüp bakmamıştı. Şimdi Türkiye, Suriye'yi terör örgütlerinden temizleyip asıl sahiplerinin dönüşüne hazır hale getirirken birden bu tür konular akla geliyor." ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği'nin sonunun samimiyetsizliği ve iki yüzlülüğü yüzünden geleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu gidiş iyi değil, işte Brexit. Bunlar durup dururken olmadı. Bunun için Avrupa'dan yükselen ve buram buram riyakarlık kokan sözlerin bizim nezdimizde zerre kadar kıymeti yoktur. 'Kapıları açarız' dediğimde tutuşuyorlar. Tutuşmayın, vakti saati gelince bu kapılar da açılır. Hadi bakalım, yüz binleri bir de siz ağırlayın. Bu iş nasıl oluyormuş, sizden de görelim. Paranız var, güçlüsünüz ama Yunanistan'a denizde 100-200 kişi gidince hemen bizi arayıp, 'Adalara 100, 200, 300 gitti' diyorsunuz. Burada 4 milyon var, 4 milyon. Buna sesiniz çıkmıyor. Kararlıyız." diye konuştu.

- "Bölge politikalarımızda köklü bir değişim kararı aldık"

Türkiye'nin yıllardır gösterdiği çabaya rağmen Suriye krizinin çözülmek bir yana terör örgütü DEAŞ'ın da ortaya salınmasıyla iyice içinden çıkılmaz bir hal aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütlerinin bir süre sonra doğrudan ülkemizi hedef aldıklarını da gördük. Bir yandan sınır bölgelerimizdeki şehirlerimiz taciz edildi, bir yandan da büyükşehirlerimizdeki PKK ve DEAŞ canlı bomba eylemleriyle canımızı yaktı. Bu saldırıların son 6 yılda ülkemizde ardı ardına patlak veren pek çok hadisenin bir parçası olduğunu da biliyoruz. Karşımızdaki bu tablo üzerine terörle mücadelemizde ve bağlantılı olarak bölge politikalarımızda köklü bir değişim kararı aldık. Ülkemize yönelen terör tehditlerini, sınırlarımızda ve sınırlarımız içinde değil doğrudan kaynağında ortadan kaldırma stratejisine geçtik. Irak'tan Suriye'ye kadar Türkiye'ye yönelik terör saldırılarının yaşandığı her yerde bu doğrultuda kritik adımlar attık.

İşte sizler de görev yerlerinize gittiğiniz andan itibaren her an bunlarla karşı karşıya geleceksiniz. Terör örgütlerini inlerinde vurarak adeta felç ettik. Yurt içinde de teröristlere göz açtırmadık. 15 Temmuz darbe girişiminin hedeflerinden biri de Türkiye'nin terörle mücadeledeki bu etkili stratejisini çökertmekti. Allah'ın yardımı ve milletimizin cesaretiyle darbe girişimini başarısızlığa uğratarak bu büyük oyunun bir hamlesini de boşa çıkarttık. Hemen ardından da Fırat Kalkanı Harekatı ile karşı cevabı verdik. Daha sonra Zeytin Dalı Harekatı ile büyük planın bir ayağını daha kırdık. Bu bölgelere geri dönen 365 bin sığınmacı Türkiye'nin Suriye'deki gerçekten insani duyarlılıkla adımlar atan tek ülke olduğunu gösterdi. Tüm bu süreç, siyasi ve diplomatik çabalarımızı kesintisiz sürdürmemize vesile oldu."

- "Suriye'nin topraklarında gözümüz yok"

İdlib'de Rusya ve İran'ın desteğiyle oluşturulan stabil durum sayesinde yüz binlerce insanın hayatının kurtarıldığını ve milyonlarca insanın da yerlerinden edilmesinin engellendiğini vurgulayan Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine olan saygımızı her fırsatta tekrarladık. Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok, böyle bir şeyi de düşünmüyoruz. Şurada bir inceliği de özellikle ifade edeyim, bizim Suriye'de de Türkiye'de de Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok, bizim sorunumuz terör örgütlerinin ta kendisiyledir." dedi.

Batılı devletlerin "Yatıyor kalkıyor Kürtler aşağı Kürtler yukarı" dediklerini belirten Erdoğan, "Bizim Kürt kardeşlerimle bir işimiz yok, bizim işimiz terör örgütleriyle. Hedefi saptırmayın. Böyle söyleyerek, terör örgütlerinin adını vermeyerek Kürtler dediğiniz zaman Kürt kardeşlerimizi adeta teröristler olarak vasıflandırmış oluyorsunuz. Bu yanlış bir şey, bunu çözmemiz lazım. Zira ta İdris-i Bitlisi'den alınız Selahaddin-i Eyyubi'ye kadar bizler Kürt kardeşlerimizle bu bölgede barış için adımlar attık. Bugün de öyleyiz, yarın da öyle olacağız." ifadesini kullandı.

- "Devasa ülkelerin liderleri, terörist başlarını yanlarına alıyor"

Türkiye'nin, askeri seçeneği daima en son çare olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye, Barış Pınarı Harekatı aşamasına işte böyle bir sürecin sonunda geldi. Afrin'i teröristlerden temizlediğimiz günden beri Fırat'ın doğusundaki terör oluşumuna izin vermeyeceğimizi her platformda ve en yüksek sesle belki yüzlerce defa anlattık. Bir şeye üzülüyoruz, o da nedir biliyor musunuz? Devasa ülkelerin liderleri, bu teröristlerin başlarını yanlarına alıyorlar, onlarla masaya oturuyorlar, onlarla bu sorunu çözmeye çalışıyorlar.

Bu ne menem iştir? Böyle bir şey olabilir mi? Teröristi muhatap olarak karşınıza aldığınızda terörle mücadele olur mu? Uluslararası terörle mücadele toplantılarını neden yapıyoruz? Bunlara prim veriyorsunuz, şımartıyorsunuz, azdırıyorsunuz. Böyle yapa yapa zaten iş buraya geldi. Biz de diyoruz ki verilen sözlerin tutulmaması halinde planlarımızı kendi imkanlarımızla hayata geçireceğimizin altını çize çize ifade ediyoruz."

(Sürecek)

Geri Dön