14 Haziran Amerikan Basınından Özetler

Amerikan basınına yansıyan haberlerin özetlerini VOA Türkçe'de bulabilirsiniz

14 Haziran Amerikan Basınından Özetler

New York Times, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Umman Körfezi'nde iki petrol tankerine yönelik saldırılardan İran'ı sorumlu tuttuğunu yazıyor. Gazete, Amerika'nın ”sebepsiz” olarak nitelediği saldırıların dünya petrolünün üçte birinin geçişinin sağlandığı körfezin güvenliğine ilişkin kaygı uyandırdığını bildiriyor. Habere göre İran, suçlamaları, savaş çığırtkanlığı yapan Amerika'nın düzenlediği dezenformasyon kampanyasının bir parçası olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Pompeo, Amerikan istihbarat örgütlerinin iki tankere yapılan saldırının ardında İran'ın olduğu sonucuna vardığını söyledi. Pompeo'nun iddialarını destekleyen en güçlü kanıt, ABD Merkez Komutanlığı'nın dün gece yayınladığı video görüntüleri oldu. Askeri bir sözcü, video kaydının, İslam Devrim Muhafızları'nın patlamadan birkaç saat sonra gemilerden birine yanaşıp patlamamış bir limpet mayınını söktüğünü gösterdiğini söyledi. Pompeo, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, sebepsiz bu saldırıların uluslararası barış ve güvenliğe yönelik açık bir tehdit olduğunu kaydetti.

New York Times, Başkan Trump'ın Dışişleri Bakanı Pompeo'nun iki petrol tankerine yapılan saldırının ardında İran'ın olduğu suçlamasıyla birlikte şimdiye kadar kaçındığı ancak bundan böyle yüzleşmek zorunda kalacağı bir seçenekle karşı karşıya olduğunu yazıyor. Gazeteye göre bu seçenek, Trump'ın, Amerika'nın çıkarıları tehlikeye atıldığı takdirde İran'ın bunun bedelini ağır şekilde ödeyeceği şeklindeki tehdidini hayata geçirip geçirmeyeceği. Trump, geçen ay İran Körfezi'ne bir uçak gemisi göndermiş, sonraysa kendini İran konusundaki şahin tavrıyla bilinen Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'dan uzakta konumlandırmıştı. Daha geçtiğimiz hafta Kuzey Kore'yle olduğu gibi İran'la da müzakereye açık olduğunu söyleyen Trump, dünkü gelişmelerden sonra yön değiştirerek Twitter'da ”Henüz İran'la pazarlığı düşünmek için bile çok erken. Ne onlar hazır ne de biz” ifadelerini kullandı. Gazeteye göre Trump'ın yaşadığı ikilem, aslında İran konusunda kapsamlı bir strateji geliştirme üzerinde bile anlaşamayan kendi yönetiminin içindeki bölünmeyi yansıtıyor.

New York Times bugün ayrıca Hindistan'ı vuran en uzun ve en şiddetli sıcak hava dalgası nedeniyle en az 36 kişinin öldüğünü yazıyor. Habere göre Mayıs ayında başlayan ve Muson yağmurlarının gecikmesi nedeniyle uzayan sıcak hava dalgası en çok Hindistan'ın kuzey ve orta kesimlerini etkiledi. Gündüz 50 derecenin üzerine çıkan hava sıcaklığının gece de düşmediği bildiriliyor. Hava sıcaklığının uzun süre 45 derecede seyretmesi, sıcak hava dalgası olarak kabul edilirken sıcaklığın 47 derecenin üzerine çıkması, aşırı sıcak dalgası olarak tanımlanıyor. Hindistan'da bu yıl genel seçimlerin yapılması ise sıcak hava dalgası karşısında yeterli önlem alınamamasına neden oldu. Genelde meteorolojik uyarıları yapan yetkililerin seçim görevine aktarılması, sıcak hava dalgasıyla mücadeleyi aksattı. Bazı eyaletlerde okullar kapatılırken doktor izinleri bir süreliğine askıya alındı. Sıcak hava dalgasının son kurbanlarıysa Uttar Prateş eyaletinde kliması olmayan bir trende seyahat eden ve yaşları 69 ila 80 arasında değişen dört yolcu oldu.

Washington Post ise Başkan Trump'ın yabancı ülkelerden seçim yardımı alma konusundaki kural ve gelenekleri yıktığını kaydediyor. Gazete, rakiplerine zarar verecek nitelikte istihbarata sahip olan ülkelerden yardım almaya açık olacağını kaydeden Trump'ın Amerikan seçim sürecinin en temel ilkelerinden birini daha alt üst ettiğini kaydediyor. Habere göre Trump, kampanya yetkililerinin yabancıların seçim yardımı tekliflerini FBI'a bildirmeleri gerektiğini söyleyen, kendi atadığı FBI Başkanı Christopher Wray'in yanıldığını söyledi. Öte yandan Trump'ın kişisel avukatı New York eski Belediye Başkanı Rudy Giuliani, son haftalarda Ukraynalı yetkililerden 2020 yarışında Joe Biden'a karşı kullanılabilecek bazı veriler topladığını açıkça ifade etmişti. Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın bir Ukrayna doğalgaz firmasının yönetim kurulu üyesi olduğu biliniyor. Eleştiri yağmuruna tutulduğu için Kiev'e yapacağı seyahati iptal eden Giuliani, bu tür faaliyetlerin yasadışı olmadığını kaydetti. Amerikan yasaları uyarınca yabancılardan seçim bağışı kabul etmek, yasak. Ancak para yerine verinin bir katkı olarak sayılıp sayılamayacağı konusundaki tartışmalar hala sürüyor. Yabancı bir hükümetle işbirliğine girip Amerikan seçimlerini etkileyecek şekilde veri hırsızlığı yapmak da yasadışı faaliyet olarak kabul ediliyor. Hukuk uzmanları, Trump ve yandaşlarının seçim yardımı konusundaki bu tavrının ulusal güvenliği zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Wall Street Journal ise bir zamanlar Washington, Wall Street'teki finans çevreleri ve akademik dünyanın borç ve bütçe açığı konusunda hemfikir oldukları teorilerin temelden değişmeye başladığını kaydediyor. Gazete, bütçe açığını kontrol altında tutma çabalarına yönelik siyasi desteğin eridiğini belirtiyor. Habere göre Cumhuriyetçiler, vergi indirimleri karşılığında bütçe açığının artmasını göze alırken Demokratlar, 2020 seçimleri yaklaşırken hükümet harcamalarını arttırmaktan bahsediyor. Ekonomi biliminin akademik dünyadaki önde gelen isimleriyse büyük federal borç ve bütçe açıklarına dayanıklılığı tartışıyor. Bu mesele, artık seçmenlerin en öncelikli gündem maddeleri arasında da yer almıyor. Amerikan ekonomisi ise rekor sayılabilecek uzunluktaki ekonomik büyüme dönemine rağmen daha ne kadar borçlanılabileceğini test etmeye çalışıyor. Gazete, borcun son on yılda iki kattan fazla arttığını, bütçe açığınınsa ekonomik büyüme döneminin ilk altı yılında düşüş gösterdiğini, ancak şimdi yılda bir trilyon dolara yaklaştığını kaydediyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler