14 Şubat Amerikan Basınından Özetler

Amerikan basınına yansıyan haberlerin özetlerini VOA Türkçe'de bulabilirsiniz

14 Şubat Amerikan Basınından Özetler

New York Times, Adalet Bakanı William Barr'ın Başkan Trump'ın bakanlığına yönelik saldırıları nedeniyle ”işini yapamaz hale” geldiğini söylediğini yazıyor. Habere göre Trump'ın en sadık müttefiklerinden biri olan, hatta Demokratlar tarafından Trump'ın kişisel avukatlığını yapmakla suçlanan Barr, ”Kimsenin zorbalığına uğramayacağım, etkisi altında kalmayacağım” şeklinde konuştu. Barr, ABC Televizyonu'na verdiği söyleşide, ”İster Kongre olsun ister gazetelerin yazı işleri ya da başkan, doğru bildiğim neyse onu yapacağım” diyerek bir yıl önce Kongre'deki onay sürecinde sarfettiği sözlerin altını bir kez daha çizdi. Trump'ın Rusya soruşturması kapsamında suçlu bulunan yakın dostu Roger Stone'a verilen hapis cezasını ağır bulması üzerine araya girmesi ve cezayı hafifletme girişiminde bulunması, yoğun tepki almıştı. Gazeteye göre Barr'ın Trump'a yönelik eleştirel sözleri, Stone davasına bakan dört savcının siyasi müdahale nedeniyle davadan çekilmesi, hatta birinin bakanlıktan istifa etmesi üzerine patlak veren krizi kontrol altına alma girişimi. Barr'a yakın bir yetkili, Barr'ın Trump'ın Adalet Bakanlığı'na yönelik saldırılarına nasıl yanıt vereceğini aslında uzun zamandır düşündüğünü söyledi. Barr, konuştuğu takdirde Trump'ın desteğini yitirmesinden, suskun kalması durumundaysa 115 bin çalışanı olan bakanlığının isyan bayrağı açmasından korkuyordu. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Stephanie Grisham ise Barr'ın Trump'a yönelik eleştirilerini ciddiye almadı ve Başkan'ın bu sözlerden ötürü rahatsızlık duymadığını söyledi.,

Washington Post ise İdlib'deki son duruma bakıyor. Gazete, Suriye rejiminin isyancıların son direniş noktası olan İdlib'i geri almaya kararlı olduğunu, Rusya'nınsa bu kararlılığa hava saldırılarıyla tam destek verdiğini yazıyor. Habere göre Moskova'nın amacı sadece dostu Suriye'yi desteklemek değil, Rusya'nın NATO'ya karşı küresel gücünü yansıtmak. Gözlemciler, Rus ve Suriye savaş uçaklarının hastane, market gibi hedefleri vurma taktiğinin planlı olduğunu söylüyor. Amaç, sivilleri dışarı çıkarmak, köy ve kasaba nüfuslarını azaltıp Suriye Ordusu'nun buralarda zorlukla karşılaşmadan temizlik yapmasını sağlamak. Gazetenin görüş aldığı Rus askeri uzman Pavel Felgenhauer'a göre ne İdlib'de sivillerin ödediği ağır bedel ne de Batılı ülkelerin buna gösterdiği tepkiler Rus Ordusu'nun askeri hesaplarını değiştirmesine yol açtı. Uzman, ”Rus Ordusu saldırıların hassas ayarla yapıldığını, sivillere zarar gelmediğini bildiriyor ama herkes bunun saçmalık olduğunun farkında,” şeklinde konuşuyor. Öte yandan gazete, Rusya'nın Suriye'deki en önemli stratejik çıkarlarının, Akdeniz'de askeri yer edinmesini sağlayan Hmeimim hava üssü ile NATO üyesi Türkiye'nin yanıbaşında yer alan Tartus donanma üssü olduğunu kaydediyor.

Washington Post bugün ayrıca Doğu Afrika'da Etiyopya'nın güneyi ve Kenya'nın bazı bölgelerini etkisi altına alan çekirge istilasının boyutunun nesillerdir görülmeyen ölçüde ciddi olduğunu yazıyor. Habere göre Yemen ve Somali'de hükümet kontrolü dışındaki bölgelerde üreyen çekirgeler Afrika'nın batıdaki daha yeşil iç kesimlerine doğru göç ederken büyüyüp ergenlik çağına erişiyor. Hint Okyanusu'ndan gelen, iklim değişikliğine bağlı mevsim normalleri dışındaki yağışlı hava, çekirgelerin sayısının hızla artmasında rol oynuyor. Tarım alanlarını tahrip eden çekirgeler, Afrika'nın doğusunda zaten gıda sıkıntısı çeken 19 milyon insanın aç kalmasına neden olarak ciddi bir insanlık krizinin zeminini hazırlıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, 1954'te Etiyopya'nın kuzeyinde yaşanan benzer bir çekirge istilası nedeniyle yeşil bitki örtüsünün yüzde yüzünün o dönemde yok olduğunu, bu durumun kuraklığın da katkısıyla kıtlığa yol açtığını hatırlatıyor. Ancak teknolojik gelişmelere rağmen çekirge istilasını kontrol almak olanaksız görünüyor. Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Qu Dongyu'ya göre çekirgelerle mücadele için acilen 76 milyon dolara ihtiyaç var. Haziran ayında başlayan ve şu anda doruk noktaya ulaşan istiladan en çok Etiyopya'nın zarar görmesi bekleniyor. Kuraklık nedeniyle yıllardır dış gıda yardımına muhtaç olan Etiyopya'da aniden bastıran yağışlar hem sel nedeniyle gıda arzının azalmasına hem de çekirge nüfusunun patlamasına yol açıyor.