15 Ocak Amerikan Basınından Özetler

Amerikan basınına yansıyan haberlerin özetlerini VOA Türkçe'de bulabilirsiniz

15 Ocak Amerikan Basınından Özetler

New York Times, Iowa eyaletinde 3 Şubat'ta yapılacak ilk ön seçimlerden önceki son tartışma programında altı Demokrat Partili başkan aday adayının kozlarını paylaştığını yazıyor. Gazete, Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren ve Vermont Senatörü Bernie Sanders'ın bir kadının başkan seçilip seçilemeyeceği konusunda ikili tartışmaya girdiğini, bu meselenin son günlerde Sanders ve Warren'ın arasını açtığını yazıyor. Habere göre Warren, tartışmadan bir gün önce, Sanders'ın özel bir görüşme sırasında bir kadının Trump'ı mağlup edemeyeceğini iddia ettiği söylentisini doğrulamıştı. Warren, Massachusetts Senato seçiminde Cumhuriyetçi Partili erkek rakibini mağlup ettiğini hatırlatarak kadınların seçim kazanamayacağı iddiasını çürütmeye çalıştı. Tartışmadaki diğer tek kadın aday Minnesota Senatörü Amy Klobuchar'ı işaret eden Warren, paylaştıkları sahnedeki tüm erkeklerin toplamda on seçim kaybettiklerinin, kendisinin ve Klobuchar'ın ise girdikleri seçimleri kazandıklarının altını çizdi. Sanders ise bir kadının seçim kazanamayacağı şeklinde konuştuğu iddiasını reddetti. Adaylar, uluslararası meseleler, Amerika'nın Ortadoğu'daki askeri varlığı, Trump'ın Kuzey Amerika ticaret anlaşması, iklim değişikliğiyle mücadele ve sağlık hizmetleri konusunda görüş ayrılığına düştü. Ancak dün akşamki tartışma programının odağı Trump'ı mağlup etme şansı en yüksek adayın kim olması gerektiğiydi. Eski Başkan Yardımcısı Joe Biden daha önceki tartışmalara kıyasla bu sefer daha az doğrudan eleştirinin odağı olurken son dönemde Iowa anketlerinde gerilediği gözlenen Pete Buttigieg, rakiplerine yüklenmekten kaçındı. Iowa'da yapılan son anketler, ön seçim yarışının Biden, Sanders, Warren ve Buttigieg arasında geçeceğini gösteriyor.

Washington Post ise Temsilciler Meclisi'nde bugün Başkan Trump hakkındaki iki azil gerekçesinin Senato'ya gönderilmesine ilişkin yapılacak tarihi oylamayla ilgili haberi aktarıyor. Gazete, azil gerekçelerinin Senato'ya gönderilmesi oylamasının, Temsilciler Meclisi'nin Trump'ı görevini kötüye kullanmak ve Kongre'nin işleyişini engellemekle suçlamasından yaklaşık dört hafta sonra yapılacağının altını çiziyor. Azil gerekçelerinin Senato'ya iletilmesi, seçim yılı olan 2020'nin sert partizan çekişmelere sahne olacağının habercisi. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell'dan, Senato'da yapılacak azil duruşmasında görgü tanıklarının ifadelerine başvurmak gibi bazı ödünler koparma umuduyla azil gerekçelerini Senato'ya iletmeyi geciktirmişti. Ancak McConnell duruşmada tanık ifadelerinin alınmasını reddetmişti. Ancak bu mesele, parti sadakatiyle 2020'de yeniden seçilmek için girecekleri zorlu yarışlar arasında denge sağlamaya çalışan bazı ılımlı Cumhuriyetçi senatörleri için önceliğini koruyor. Temsilciler Meclisi'nde bugün yapılacak oylamadan sonra Kongre'nin iki kanadı arasında görev devir teslimi yapılacak. Azil duruşması sırasında savcılık görevi üstlenecek Temsilciler Meclisi üyeleri, azil gerekçelerini Senato'ya götürecek. Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ise yargılama sürecinin taslağını hazırlamaya başladı. Ancak önümüzdeki Pazartesi günü Amerika'da resmi tatil olması, sürecin bir sonraki hafta başlayacağı anlamına geliyor.

Wall Street Journal ise Avrupa ülkelerinin nükleer anlaşmanın maddelerine uyması için İran'a yaptıkları baskının dozunu arttırdıklarını yazıyor. Habere göre İngiltere, Fransa ve Almanya, İran'a yönelik uluslararası yaptırımların devreye girmesi için düğmeye bastı. Amaç, Tahran'ı 2015'te imzalanan nükleer anlaşmaya uymaya zorlamak. Bu hamle, Avrupa'nın son aylarda nükleer programını adım adım ilerletmeye başlayan İran'a verdiği ilk ciddi yanıt. Üç ülkenin başlatacağı süreç, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin iki ay içinde İran'ın ekonomisi, bankaları ve bazı üst düzey yetkililerine yönelik yaptırımları yeniden gündeme getirebilir. İran ise böyle bir adım atılması durumunda ”ciddi ve sert bir yanıt” vereceğini kaydetti. Amerika'yı anlaşmadan Mayıs 2018'de çıkaran Başkan Trump ise İngiltere, Fransa ve Almanya'yı da İran'la yaşanan son olaylardan sonra anlaşmadan çekilmeye çağırdı. Ancak üç ülke, anlaşmayı terketmek yerine anlaşma gereği meseleleri doğrudan görüşmelerle çözme imkanı tanıyan mekanizmaya başvurmayı tercih ediyor. Öte yandan anlaşmanın diğer tarafları Rusya ve Çin, üç Avrupa ülkesini eleştirerek ”Bu adımlara gerek görmüyoruz” ifadesini kullandı. Oysa İran bu ayın başında uranyum zenginleştirmeye ilişkin kısıtlamalara bundan böyle uymayacağı açıklaması yapmıştı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler