HABER

"15 Temmuz darbe girişiminin uluslararası etkileri" paneli

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç: "O günlerden itibaren devletin tüm kurumları gibi YÖK de tüm üniversitelerimizde, Türk yükseköğretimi ve kurumlarımızı zedelemeden, bu terörist yapıdan ülkeyi kurtarmak için hukuk zemininde tedbirler aldı" - "Hamdolsun ki bu zor süreçte üniversitelerimizin kurumsal yapısı zedelenmeden, eğitim öğretim süreçleri sekteye uğratılmadan, tüm gücümüzle mücadele ettik, eğitimin öğretimin aksatılmaması yönünde başarıya ulaştığımızı düşünüyoruz ve bu mücadeleye devam ediyoruz" - "Yükseköğretim Kurulumuzun doğrudan bağlı olduğu makamın sahibi olan ve iradesiyle bu büyük badirenin atlatılmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk akademik camiasının başkanı olarak bir kez daha engin duygularımızla bağlılığımızı ve bu buhranlı dönemde göstermiş olduğu liderliği dolayısıyla şükranlarımızı iletmeyi tabii bir hakşinaslık olarak görüyoruz"

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, "O günlerden itibaren devletin tüm kurumları gibi YÖK de tüm üniversitelerimizde, Türk yükseköğretimi ve kurumlarımızı zedelemeden, bu terörist yapıdan ülkeyi kurtarmak için hukuk zemininde tedbirler aldı." dedi.

Saraç, Ankara Üniversitesi'nin ev sahipliğinde Rektörlük 100. Yıl Salonu'nda gerçekleştirilen "15 Temmuz Darbe Girişiminin Uluslararası Boyutu ve Etkileri Paneli"nin açılışında konuştu.

Konuşmasına, toplantıya ev sahipliği yapan Ankara Üniversitesi'ne ve Rektör Prof. Dr. Erkan İbiş'e teşekkür ederek başlayan Saraç, iki yıl önce vatanın büyük ve kanlı bir facianın eşiğinden döndüğünü ifade etti.

15 Temmuz'un, doğrudan milli varlığa ve anayasal düzenin ortadan kaldırılmasına yönelik tarihteki en kanlı darbe girişimi olduğunu vurgulayan Saraç, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'un, yıllardır devlet içerisine yerleşerek bütün kurumlara yayılan, devlet içinde ayrı bir devlet gibi örgütlenen bir şebekenin girişimi olduğu alenen ortaya çıkmıştır.

Ülke yönetimini gayrimeşru yollardan ele geçirmek, millet iradesini kanlı bir şekilde bastırmak, halk üzerinde dış güçlere bağlı bir azınlık otoritesi oluşturmak amacıyla başlatılan bu darbe girişimi, Türk milletinin iradesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın olağanüstü kararlı duruşu ve liderliğinde bastırılmış ve akamete uğratılmıştır.

O günlerden itibaren, devletin tüm kurumları gibi YÖK de tüm üniversitelerimizde, Türk yükseköğretimi ve kurumlarımızı zedelemeden bu terörist yapıdan ülkeyi kurtarmak için, hukuk zemininde tedbirler aldı. Hamdolsun ki bu zor süreçte üniversitelerimizin kurumsal yapısı zedelenmeden, eğitim öğretim süreçleri sekteye uğratılmadan, tüm gücümüzle mücadele ettik, eğitimin öğretimin aksatılmaması yönünde başarıya ulaştığımızı düşünüyoruz ve bu mücadeleye devam ediyoruz."

Yekta Saraç, FETÖ iltisaklı yurt içi ve yurt dışı üniversitelerine ilişkin gerekli tüm tedbirlerin hızla alındığını belirterek, iltisaklı yurt dışı diplomaların tanınırlığının kaldırıldığını, şehit eşleri ve çocuklarına özel öğrenci hakkı verildiğini söyledi.

YÖK olarak ulusal ve uluslararası düzeyde bilgilendirme faaliyetlerinde de bulunduklarını aktaran Saraç, 18 Temmuz 2016'da devlet ve vakıf üniversiteleri rektörlerinin cübbeleriyle akademinin milli iradeye ve demokrasiye inancını ve saygısını iletmek üzere eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı ziyaret ettiklerini anlattı.

17 Ağustos 2016’da Uluslararası Çalışmalar Bilgilendirme Toplantısı'nda da Ankara'da bulunan büyükelçiler ve eğitim ataşeleriyle düzenledikleri toplantıda, FETÖ terör örgütünün faaliyetleri hakkında bilgi verdiklerini dile getiren Saraç, yükseköğretimde hiçbir aksamaya maruz kalmadan toplantılara, seminerlere devam ettiklerini belirtti.

Üniversitelerde açılan soruşturmalara yönelik yurt dışından gelen eleştiriler üzerine, 118 şemsiye kuruluşa, darbe girişimi ve sonrasında yaşananlar ile FETÖ/PDY terör örgütüne karşı alınan önlemleri içeren mektuplar yazıldığını aktaran Saraç, bunlardan bazılarının uluslararası arenada da yer bulduğunu söyledi.

Saraç, 6 Eylül 2016'da Avrupa Üniversiteler Birliğini (EUA) ziyaret ettiklerini, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türk yükseköğretim sisteminde yaşanan gelişmeleri ve YÖK ile EUA'nın ortak iş birliği alanlarının görüşüldüğünü, ayrıca Almanya Federal Eğitim ve Araştırma Bakanı Prof. Dr. Johanna Wanka ile bir araya gelerek, 15 Temmuz'un ardından akademinin örgütten temizlenmesi faaliyetleri hakkında bilgi verdiklerini söyledi.

Yekta Saraç, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger ile uluslararası kamuoyuna darbe girişiminin doğru anlatılması amacıyla YÖK'te de bir görüşme gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Darbe teşebbüsüne ilişkin, üniversitelerde de çeşitli faaliyetler gerçekleştirildiğini söyleyen Saraç, dün İstanbul Üniversitesi'nde "Milli Birlik ve Demokrasi", bugün ise Ankara Üniversitesi'nde "15 Temmuz Darbe Girişiminin Uluslararası Boyutu ve Etkileri" panellerinin düzenlendiğini kaydetti.

- "Hem acı hem zaferle anılan bir gün"

"15 Temmuz 2016, toplumsal hafızada, hem acı hem zaferle anılan bir gün olarak yer bulacaktır." ifadesini kullanan Saraç, tüm şehitlerle birlikte 15 Temmuz'da akademi camiasından verilen şehitleri de andı.

Saraç, "Yükseköğretim Kurulumuzun doğrudan bağlı olduğu makamın sahibi olan ve iradesiyle bu büyük badirenin atlatılmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk akademik camiasının başkanı olarak bir kez daha engin duygularımızla bağlılığımızı ve bu buhranlı dönemde göstermiş olduğu liderliği dolayısıyla şükranlarımızı iletmeyi tabii bir hakşinaslık olarak görüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- Rektör İbiş: "Çok zorlu günler yaşadık"

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ise darbe girişiminin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen o günün dün gibi aklında olduğunu anlattı.

Alçaklığın da ihanetin de vahşetin de düşmanlığın da en derininin o gece yaşandığını vurgulayan İbiş, o gece milli iradenin yükselen sesine herkesin şükrettiğini söyledi.

İbiş, 2012'den beri yürüttüğü görev süresi içinde hiçbir terör örgütüne asla taviz vermediklerini, bu konuda kararlı durduklarını belirterek, "Herhangi bir paralel yapılanmayı üniversitemiz içerisine almamak için büyük bir çaba gösterdik. Ama çok zorlu günler yaşadık. Bezdirme, yıldırma yönünden çok ağır saldırılara maruz kaldık. Ama yine dik durduk, vazgeçmedik. Yolumuza devam ettik." diye konuştu.

İbiş 2013 yılında, görevinin 7. ayında üniversiteye yönelik baskıları o dönem Başbakan olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiğini, Erdoğan'ın kendisine, "Hocam, siz doğru bildiğiniz yolda devam edin" dediğini anlatarak şunları kaydetti:

"Dolayısıyla ondan aldığımız güçle doğru bildiğimiz yolda yolumuza devam ettik. Akademik gelenekleri koruduk, liyakata önem verdik, hakkaniyeti esas aldık bu süreç içerisinde. Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan anlayışını üstün tuttuk. Bilime, bilimsel çalışma etiğine, disipline önem verdik. Bunlara uymayanların da karşısına en sert şekilde dikildik. Her ne pahasına olursa olsun taviz vermedik."

İbiş, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından oluşturulmak istenen algı operasyonlarına karşı üniversite olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Rektöre 500'ün üzerinde mektup gönderdiklerini aktaran İbiş, Ankara'daki büyükelçilikleri ziyaret ettiklerini, uluslararası öğrencilerle bir araya geldiklerini, ülkelerle iletişim kurduklarını sözlerine ekledi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön