HABER

15 Temmuz davasında ikinci hafta

15 Temmuz darbe girişiminde Genelkurmay’da yaşananlara ilişkin ana davanın Ankara 17.

15 Temmuz davasında ikinci hafta

Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam ediliyor.Genelkurmay Başkanlığı’nda 15 Temmuz darbe girişimine adı karışan sanıkların yargılanmasına devam ediliyor. Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katılıyor.

Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen duruşmanın ilk haftasında darbe girişimin asker kanadında bir numaralı sanık olarak gösterilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk ifadesi alınan ilk isim oldu. Öztürk ve beraberindeki sanıklar, mahkemeye protestolar eşliğinde Jandarma gözetimde getirildi. Mahkemenin önünde toplanan vatandaşlar sanıkların üzerine idam ipleri attı.

“Keşke ölseydim”

Davanın öne çıkan isimlerinden biri olan Öztürk geçen hafta mahkeme karşısında verdiği ifadede askerlik yemini doğrultusunda görevini icra ettiğini savundu ve "hainlik" suçlamasıyla yargılanmanın kendisine verilecek en büyük ceza olduğunu söyledi. Öztürk, “Yüce milletim, beni yetiştiren komutanlarım ve silah arkadaşlarım iyi bilsin ki, bu hain darbe girişimine hiçbir katkım, hatta haberim bile yoktur. 46 yıllık askerlik hayatım boyunca çok sık olarak ölümle burun buruna geldim. Keşki ölseydim de bu şekilde yargılanmasaydım” dedi.

Dava sanıklarından Kurmay Albay Ali Yazıcı’nın savunması da dikkat çekti. Yazıcı, darbe girişimi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başyaveri olarak görev yapıyordu. Yazıcı savunmasında “Benim bu işlerle ilgim olsaydı yaverliğe seçilmezdim. İlk defa cumhurbaşkanımızdan ayrılıyorum ve cumhurbaşkanına suikastle suçlanıyorum. Her zaman bunu yapma kabiliyetim varken yapmıyorum da, yanından ayrıldığım ilk anda sözde suikast yapmakla suçlanıyorum, akla uygun değil” dedi.

Yazıcı, darbeyi bir ay öncesinden bilenler olduğunu belirtirken, bir başka sanık Kurmay Albay Cemil Turhan “TSK içinde üç farklı ekip var. Darbe girişimini sadece FETÖ’cülerin yaptığını söyleyemem” ifadesini kullandı. Turhan, 15 Temmuz’da sözde atama listesinde Akın Öztürk’ü ikinci başkan olarak gördüğünü de söyledi.

“Çoktan asıldım bile”

Duruşma sürerken sanık ve şehit yakınları arasında sürekli gerginlik çıkıyor. Duruşmanın yapıldığı mahkeme çevresinde güvenlik önlemi için Ankara Jandarma Komando Tabur Komutanlığı komandoları, infaz koruma memurları, bomba arama köpekleri ile TOMA ve zırhlı araçlar bulunuyor. Cezaevinin çatısında nişancılar da bekletiliyor.

Duruşmanın üçüncü gününde de Gülen yapılanmasının ‘Kara Kuvvetleri İmamı’ olarak gösterilen eski Kurmay Albay Bilal Akyüz savunma yaptı. Akyüz, darbe girişimiyle ilgili toplantılara katılmak ve örgütte faaliyette bulunmakla itham edildiğine gönderme yaparak “Savcının yazdığı iddianame ile her şey üzerime yıkılıyor. Çoktan asıldım bile” dedi. Akyüz, mahkeme başkanının “Sence bu darbe girişimini kim yaptı” sorusu üzerine “Bunu siz çıkaracaksınız, ben bilmiyorum” yanıtı verdi.

16 Haziran'a kadar kesintisiz sürecek

Davanın bu haftaki duruşmalarına Tuğgeneral Hakan Evrim’in ifadesi alınarak başlandı. Genelkurmay Başkanı Akar’ı Fethullah Gülen’le görüştürmek isteyen kişi olarak bilinen Evrim, bu suçlamayı reddetti. “Genelkurmay çatı davası” olarak bilinen davada dosyasında 200’ü tutuklu, 9’u tutuksuz, 12’si firari olmak üzere 221 sanık bulunuyor. Asker sanıklardan biri orgeneral, 3’ü korgeneral, 4’ü tümgeneral, 16’sı tuğgeneral, 3’ü tuğamiral, 26’sı albay. Sanıklar arasında yarbay, binbaşı, yüzbaşı rütbelerine sahip subaylar da var. Öğretmen, memur ve esnafın da aralarında bulunduğu sanıkların 12’si sivil.

Sanıklar “anayasayı ihlal, cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütü yönetmek ve üyesi olmak” suçlamalarıyla birlikte darbe girişi kapsamında işlenen ‘cumhurbaşkanına suikast, 250 kişiyi tehdit etme, 2 bin 735 kişiyi öldürmeye teşebbüs etme, üst düzey komutan ve devlet yöneticilerinin hürriyetini sınırlama” suçlamalarından da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Dava iddianamesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘mağdur-müşteki’, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ise ‘mağdur’ olarak yer alıyor. Dava duruşmaları haftasonları hariç 16 Haziran’a kadar kesintisiz sürecek.

Hilal Köylü / Ankara

©Deutsche Welle Türkçe

Geri Dön