16 Ocak Amerikan Basınından Özetler

Amerikan basınına yansıyan haberlerin özetlerini VOA Türkçe'de bulabilirsiniz

16 Ocak Amerikan Basınından Özetler

Washington Post, Temsilciler Meclisi'nin kabul ettiği azil gerekçelerinin dün Senato'ya iletilmesiyle ilgili habere yer ayırıyor. Gazete, Trump'ın Senato'daki duruşmasının önümüzdeki hafta başlamasının planlandığını yazıyor. Habere göre Cumhuriyetçiler, Senato'daki süreçte tanık ifadelerine başvurup başvurmama meselesini ele almaya devam ediyor. Texas Senatörü Ted Cruz'un Demokratlar'ın örneğin John Bolton gibi duruşmaya çağıracağı tanıklara karşılık Cumhuriyetçiler'in de büyük olasılıkla Hunter Biden gibi, kendi istedikleri tanıkları çağırması şeklindeki önerisi, tartışmanın devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan Başkan Trump'ın siyasi çıkar elde etmek için Ukrayna'ya uyguladığı baskı kampanyasına ilişkin yeni gelişmelerin yaşanması, Demokratlar'ın tanık ifadelerinin alınması ve yeni belgelerin Senato'daki sürece dahil edilmesi konusundaki ısrarını arttırdı. Söz konusu yeni gelişmelerden biri, Trump'ın kişisel avukatı Rudy Giuliani'nin birlikte iş yaptığı Ukraynalı Lev Parnas'ın Trump Yönetimi'nin Ukrayna Büyükelçisi Marie Yovanoviç'i görevden uzaklaştırması karşılığında Ukrayna Başsavcısı'nın Biden ailesi hakkında yıkıcı nitelikli bilgi paylaşacağı iddiası. Bir diğer gelişme ise bu süreçte Yovanoviç'in elektronik gözetleme altına alınmasıyla ilgili. Senato'dan tanık ifadelerinin alınması konusunda taviz koparmak için azil gerekçelerini bir ay boyunca bekleten Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ise bu kararının ne kadar doğru olduğunun kanıtlandığını söyledi. Pelosi, dün düzenlediği basın toplantısında, ”Zaman, bu süreçte bizim dostumuz oldu çünkü suçlamalarla ilgili yeni kanıtların, daha fazla gerçeğin ortaya çıkmasını sağladı,” şeklinde konuştu. Öte yandan gazete, Beyaz Saray avukatlarının Amerikan tarihinin en hızlı azil duruşmasını gerçekleştirmeye çalıştığını yazıyor. Amaç, tanık ifadelerine başvurulmasına fırsat vermeden birkaç gün içinde Trump'ın Senato'daki duruşmada aklanmasını sağlamak.

New York Times ise Rusya'da 1990'lı yılların başından bu yana büyük oranda sabit kalan siyasi düzenin Vladimir Putin'in süre kısıtlaması olmaksızın iktidarda kalmasını sağlayacak yeni anayasal değişiklikler önermesiyle belirsiz bir sürece girdiğini yazıyor. Gazete, bu gelişme üzerine Putin'e sadık Başbakan Dimitri Medvedev ve beraberinde tüm hükümetin istifa etmesinin büyük şaşkınlık yarattığını kaydediyor. Habere göre önerilerini yıllık ulusa sesleniş konuşmasında açıklayan Putin, amacın, demokrasiyi ilerletmek olduğunu söyledi. Ancak siyasi rakipleri ve bağımsız uzmanlar, önerileri, Putin'ın 2024'te sona ermesi gereken görev süresinden sonra da iktidarda kalmak için geliştirdiği strateji olarak algılıyor. Putin'in dün açıkladığı tasarı, Parlamento'yu, başbakanı ve Devlet Konseyi adı verilen kurumu güçlendirmek için Anayasa'da değişiklik yapılması önerisi getiriyor. Devlet Konseyi, gazeteye göre şu anda ağırlığı olmayan bir kurum olsa da Putin'in devlet başkanlığını bırakmak zorunda kalması ve kurumun başına geçmesi durumunda en etkili güç merkezi haline gelebilir. Putin'in halkoylamasına sunulmasını önerdiği söz konusu anayasal değişiklikler, Rusya'da Boris Yeltsin'in başta olduğu 1993 yılından bu yana siyasi düzene getirilecek ilk büyük değişiklik niteliğinde.

Wall Street Journal ise Amerika ve Çin arasında imzalanan ticaret anlaşmasıyla ilgili habere yer veriyor. Gazete, ihracatı arttırmayı ve piyasaları erişime açmayı hedefleyen anlaşma çerçevesinde gümrük vergisi uygulamalarının çoğunun değişmeyeceğine dikkat çekiyor. Habere göre anlaşma, Çin'e satılan Amerikan mal ve hizmetlerinin artmasını sağlarken Çin piyasasını yabancı firmalara, özellikle de yabancı mali hizmetlere açacak, ticari sır ve fikri mülkiyet haklarını daha sıkı koruma altına alacak. Sekiz bölümden oluşan anlaşma, küresel piyasalarda iki yıldır şiddetli çalkantılara neden olan ve ekonomik büyümeyi sekteye uğratan ticaret savaşlarını sona erdirmek için ateşkes ilan edilmesi anlamına geliyor. Ancak anlaşma, Amerika'nın 370 milyar dolarlık ithal Çin mallarına yönelik ilave gümrük tarifesi uygulamasını kaldırmıyor. Bu miktar, Amerika'nın Çin'den ithal ettiği malların dörtte üçüne denk. Gümrük tarifelerinin kaldırılmasının, Çin hükümetinin Çin firmalarına sağladığı sübvansiyon avantajları ve Çin devlet firmalarının denetimi gibi zorlu meselelerle birlikte daha sonra ele alınması planlanıyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler