HABER

30 Ağustos Amerikan Basınından Özetler

Amerikan basınına yansıyan haberlerin özetlerini VOA Türkçe'de bulabilirsiniz

30 Ağustos Amerikan Basınından Özetler

New York Times, İran'ın Amerika'yla görüşme konusunda fikir değiştirdiğini ve Başkan Trump'la mutlaka müzakere edilmesi gerektiği görüşünü benimsediğini yazıyor. İran'ın Amerika'yla ilişkileri konusunda bilgi sahibi olan kaynaklardan alınan habere göre İranlı liderler, Trump'ın 2020'de yeniden başkan seçilebileceği olasılığını göz önünde bulunduruyor. İranlı yetkililer, Trump'ın yeniden seçilmesi durumunda İran'ın altı yıl daha ezici ekonomik yaptırımlara dayanamayacağı görüşünü savunuyor. Gazete, bu tutumun, Tahran'daki yerleşik siyasi düzen açısından ciddi bir tavır değişikliği olduğu yorumunda bulunuyor. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin İran halkına yararı olacağına inanması durumunda Trump'la kısa süre içinde bir görüşme yapabileceğinin sinyalini vermesi, bu tavır değişikliğinin en net göstergesi. 1979'da rehine krizinin baş aktörlerinden biri olan ancak yıllar içinde tavrını yumuşatarak reformcular grubuna katılan Abbas Abdi, Trump'ın bazı garantiler vermesi durumunda İran'ın katı, ancak Amerika'yla diyaloğa açık tavrını sürdüreceğini söyledi. Ancak İran'ın olası müzakerelerde elini güçlendirmek için önümüzdeki aylarda gerginlikleri tırmandırma stratejisine başvurması öngörülüyor. İranlı yetkililer, uranyum zenginleştirme kapasitesinin yüzde 20 oranında arttırılmasının planlandığını kaydediyor. Bu oran, sivil enerji kullanımı için gereken uranyum zenginleştirme kapasitesinin çok üzerinde. Ancak Dışişleri Bakanı Cevat Zarif'in G-7 zirvesine sürpriz katılımı, Çin, Japonya ve Malezya ziyaretleri, İran'ın diplomasi alanında da elini güçlendirmeye çalıştığının göstergeleri.

New York Times bugün ayrıca genetik etkenlerin eşcinsellik üzerinde oynadığı role ilişkin şimdiye kadar yapılan en kapsamlı araştırmanın sonuçlarını aktarıyor. Habere göre genetik etkenler, eşcinsellikte yaklaşık üçte bir oranında rol oynuyor. Uzmanlar, sadece tek bir genin değil, birçoğunun yarattığı küçük etkilerin bir araya geldiğini kaydediyor. Ancak sosyal ve çevresel faktörlerin eşcinsellik üzerindeki etkileri, kişinin cinsel yöneliminin belirlenmesinde sadece genlere dayalı tahmin yapılmasını imkansız kılıyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri fonlarıyla yürütülen ve yarım milyon insanın katıldığı araştırma, eşcinsel kadın ve erkeklerin genetik ayrıntılarında farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor. Öte yandan LGBTQ toplumundan bazı uzmanlar, araştırma sonuçlarının, bilimi kullanarak önyargıları ve eşcinsellere karşı ayrımcılığı körüklemek isteyenlerin eline koz vereceği kaygısı taşıyor. Örneğin eşcinsellik karşıtları, teknik açıdan imkansız olsa bile gen değiştirme ya da embriyo seçimi yapılması çağrısında bulunabilir. Genlerin eşcinsellikte sadece bir parça rol oynadığı sonucu, eşcinsel olmanın bir tercih olduğuna inananları ve eşcinsellikten vazgeçirme terapisi gibi bazı taktikleri savunanları cesaretlendirebilir.

Los Angeles Times ise Obama dönemine ait çevre düzenlemelerini geri çevirmeye çalışan Trump Yönetimi'nin son olarak metan gazı sızıntılarıyla ilgili sıkı denetimini gevşetmeyi planladığını yazıyor. Habere göre Çevre Koruma Dairesi EPA'dan dün gelen açıklama, doğalgaz kuyuları, boru hatları ve diğer ekipmanlardan sızan metan gazı üzerindeki denetimin kaldırılmasının planlandığı yönünde. Ancak petrol ve doğalgaz sanayiinin önde gelen firmaları bile bu değişikliğe karşı çıkıyor. Bunun nedeni, doğalgazın ana bileşeni olan metan gazının iklim değişikliği üzerindeki etkisinin karbondioksite oranla 80 kat daha fazla olması. 2016'da dönemin başkanı Obama tarafından getirilen kural gereği petrol ve doğalgaz firmalarının sızıntıları sıkı şekilde denetlemesi ve önlem alması gerekiyor. Çevre Koruma Dairesi ise öngörülen değişikliğin, Başkan Trump'ın petrol ve doğalgaz sanayiinin maruz bırakıldığı gereksiz ve külfetli uygulamaların kaldırılmasını amaçladığını bildirdi. Öte yandan Trump Yönetimi'nin planı, fosil yakıt şirketlerini ikiye böldü. ExxonMobile, Shell ve BP gibi enerji devleri Trump'ın önerisine karşı çıkarken petrol ve doğalgaz kuyularını işleten küçük firmalar ve ekipman üreticileri, planı destekliyor. Fosil yakıt sektörü, kömüre alternatif olarak doğalgazı çok daha temiz bir enerji kaynağı olarak savunuyordu. Ancak metan sızıntısı meselesi, doğalgazın temiz bir enerji kaynağı olduğu iddiasını çürütür nitelikte.

Washington Post ise Adalet Bakanlığı bünyesindeki iç denetim dairesinin, FBI eski Başkanı James Comey'nin Başkan Trump'la görüşmelerine ilişkin tuttuğu notları uygunsuz şekilde basına sızdırmasına ilişkin raporunun ayrıntılarını aktarıyor. Habere göre dün yayınlanan raporda Comey'nin notlarını sızdırma yöntemlerinin FBI kurallarını çiğner nitelikte olduğu yazılı. Raporda ayrıca Comey'nin, FBI çalışanları açısından, kişisel erdem ve doğruculuğu resmi kuralların yerine koyma konusunda ”tehlikeli bir örnek” oluşturduğu ayrıntısı yer alıyor. Comey ayrıca resmi belgeleri evinde sakladığı, bu belgelerin içeriğini haber medyasına sızdırma planı yaptığı ve belgeleri kime verdiği konusunda FBI'ı bilgilendirmediği için eleştiriliyor. Comey ise notlarının şahsi olduğu ve ülkesinin çıkarları adına hareket ettiğini söyleyerek kendini savunmuştu. Adalet Bakanlığı müfettişiyse notların resmi olduğunu kaydediyor ve Comey'nin savunmasını reddediyor. Müfettiş, raporda, ”Hassas bilgilerin korunması sorumluluğu büyük ölçüde FBI çalışanlarına düşer. Eski FBI Başkanı Comey bu sorumluluğu yerine getirmedi,” ifadelerini kullandı. Ancak gazete, kusurlu bulunmasına rağmen Comey'ye bu konuda suçlama yöneltilmeyeceğinin altını çiziyor.

Washington Post bugün ayrıca Akdeniz'de 24 saat içinde 208 göçmenin kurtarıldığını açıklayan İspanya'nın Avrupa Birliği'ne, farklılıkları bir kenara bırakıp birlik ülkelerini kutuplaştıran göç meselesine acilen çözüm bulunması çağrısı yaptığını yazıyor. Habere göre İspanya Başbakan Yardımcısı Carmen Calvo, İspanya Parlamentosu'nda yaptığı açıklamada, denize kıyısı olmayan Avrupa Birliği ülkelerinin, Kuzey Afrika'dan gelen ve Akdeniz'i aşan göçmenlerin oluşturduğu yükü birlikte göğüsleme çağrısı yaptı. Son yıllarda göçmen akınından en çok etkilenen ülke olan İspanya'nın geçmişte yaptığı benzer çağrılar, yanıtsız kalmıştı. İspanyol yetkililer, 208 göçmenin, Cebelitarık Boğazı'nın hemen doğusundaki Alboran Denizi'nde üç tekneden kurtarıldığını bildirdi. Alboran Denizi, göçmenlerin Kuzey Afrika'dan Avrupa'ya geçişte kullandıkları en işlek deniz yolu.

Geri Dön