30 bin gönüllü sağlıkçısıyla mazlum coğrafyaların yaralarını sarıyor

Bir grup gönüllü sağlıkçının kurduğu, zamanla kalıcı ve sürdürülebilir değişimler sağlayan bir Yeryüzü Doktorları Derneği, yaklaşık 30 bin gönüllü sağlıkçısıyla ihtiyaç sahiplerinin hayata tutunmalarını sağlıyor - Yeryüzü Doktorları Derneği Başkanı Yahyahan Güney: - "Hedefimiz, beşeri ve doğal afetlerle savaş, kıtlık ve deprem gibi benzer olayların olduğu zor durumdaki insanlara sağlık hizmeti götürmek. Sadece afetler değil normal zamanda da sağlığa ulaşmakta sıkıntı çeken insanlara düzgün beslenme, temiz suya ihtiyaç ve düzgün sanitasyon yani temizlik hizmetleri gibi alanlarda hizmet götürüyoruz" - "Afganistan, Pakistan, İran'ın bir kısmı ile Somali, Sudan gibi yerlerde çok fazla katarakt var ve bunlar ameliyat olamıyorlar. Bağışçılarımızdan bu konuda destek bekliyoruz. 500 lira gibi küçük bir bağışla bir insanın gözünün açılmasına vesile olabiliyoruz"

İSTANBUL (AA) - ZEYNEP RAKİPOĞLU - Afet, iç karışıklık, savaş, yoksulluk ve açlıkla mücadele edenlere yardımeli uzatan Yeryüzü Doktorları Derneği, 30 bini aşkın gönüllü sağlıkçısıyla mazlum coğrafyalarda sağlık hizmetine erişemeyen ihtiyaç sahiplerine şifa götürüyor.

Yeryüzü Doktorları, Bosna ve Kosova savaşları ile 17 Ağustos depreminde harekete geçen bir grup gönüllü sağlıkçı tarafından sağlık hizmetine erişemeyen ihtiyaç sahiplerinin hayata tutunmalarını sağlamak amacıyla 2000 yılında kuruldu.

Deprem, sel, kuraklık, tsunami, salgın hastalıklar, iç çatışma gibi kriz ve acil durumlarında vatandaşların desteğini din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin mağdur insanlara ulaştıran dernek, zamanla kalıcı ve sürdürülebilir değişimler sağlayan bir "iyilik köprüsüne" dönüştü. Bir grup sağlıkçı ile yola çıkan Yeryüzü Doktorları, yaklaşık 30 bin gönüllü sağlıkçı ve on binlerce bağışçısıyla mağdur insanların yaralarını sarmaya devam ediyor.

Gönüllü sağlık ekiplerini ihtiyaç sahibi bölgelere göndererek zor koşullarda yapılması pek mümkün olmayan tedavileri gerçekleştiren dernek, beslenme, göz ve anne-çocuk sağlığı ile psikososyal destek, sağlık hizmetleri, ekipman ve sistem destek alanlarında kalıcı projeler de hayata geçirdi.

- 50 ülkede ihtiyaç sahiplerine sağlık yardımı

Mazlum coğrafyalarda hastane, sağlık merkezi, mülteci kampı kliniği, laboratuvar, kan bankası, mikro cerrahi ünitesi, ebe ve hemşirelik okulu açan dernek, Somali, Çad, Uganda, Afganistan, Pakistan, Sudan, Nijer, Kamerun, Filistin ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin bulunduğu 50'ye yakın ülkede sağlık yardımı gerçekleştirdi.

Göz sağlığı alanında da çalışmalar yürüten dernek, düzenlediği katarakt kamplarıyla binlerce kişinin gözlerinin iyiliğe açılması sağladı.

Yeryüzü Doktorları geçen yıl, 5 bin 441 ameliyat, 164 bin 658 muayene, 1819 kişiye beslenme tedavisi, 630 bin 703 kişiye gıda yardımı, 21 bin 391 kişiye temiz suya erişim temini, 5 bin 781 kişiye psikososyal destek ve 955 kişiye eğitim desteği sağladı.

Yardımsever vatandaşlar, "yyd.org.tr" adresinden ya da "BAGIS" yazıp 6612'ye kısa mesaj atarak derneğe bağışta bulunabiliyor.

- "Sürdürülebilir sağlık hizmeti" hedefi

Yeryüzü Doktorları Derneği Başkanı Uzman Dr. Yahyahan Güney, derneğin milli ve manevi değerler ışığında "her şeyi devletten bekleyen" değil, sivil bir insiyatifle insanların kendilerinin bir şey yapma ihtiyacı hissetmesi ve uluslararası dünyada görülen benzer organizasyonlardan alınan ilhamla sağlık çalışanlarınca kurulduğunu anlattı.

Gönüllülerin arasında doktorların yanı sıra hemşireler, diş hekimleri, eczacılar ve sağlık alanında faaliyet gösteren kişilerin de yer aldığını belirten Güney, "Şu anda 30 bin civarında gönüllü hekimimiz var. Her gün de artıyor. Üniversite kulübündeki genç yeryüzü doktorlarının katılmasıyla faaliyetlerimiz de çoğalıyor. Burada değerli olan şey, nicelik değil nitelikteki kalite, dikkat ve arzu. Nicelik olarak sayımızın ve faaliyetimizin artmasını istiyoruz ama odaklandığımız alan niteliğimizin korunması. Yardım, sağlık, insani ihtiyaçların kirlenmemesi ve devamlı nitelik kaygısıyla çalışan bir vasfımız var." diye konuştu.

Güney, temelde sağlık alanına odaklandıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sağlık dışında birçok işler ve iş birlikleri de yaptık. Hedefimiz, beşeri ve doğal afetler ile savaş, kıtlık ve deprem gibi benzer olayların olduğu zor durumdaki insanlara sağlık hizmeti götürmek. Sadece afetler değil normal zamanda da sağlığa ulaşmakta sıkıntı çeken insanlara düzgün beslenme, temiz suya ihtiyaç ve düzgün sanitasyon yani temizlik hizmetleri gibi sağlığın birer komponenti olarak gördüğümüz alanlarda da hizmet götürüyoruz. Bunların oluştuğu alanlara ulaşamayan yerlere ulaşabilirlik için kapasiteler oluşturmaya, acil durumlarda yardım yapmaya ve oralarda sağlık hizmetinin, insanların beslenmeye ve suya ihtiyacının karşılanması için elimizden gelen faaliyetleri yapıyoruz. Temel yardımlarımızın amacı kapasiteler oluşturan, sürdürülebilir sistemler kuran, insanları kendi kendine hayata bağlayan modeller olmalı."

Yahyahan Güney, sağlık alanındaki ihtiyaçları gidermeye, bu hizmetin güçlü, gelişmiş ve sürdürülebilir olması için gittikleri ülkelerde kendi ayakları üzerinden durabilen bir sağlık sistemi oluşturmaya çalıştıklarının altını çizdi.

- "Proje bazlı çalışmaya uğraşıyoruz"

Eşitsizlik, adaletsizlik, ulaşamamazlık, fakirlik, imkansızlık gibi çok yönlü yoksulluk yaşanan bölgelerin bazılarında devamlı, bazılarında proje bazlı, bazılarında ise acil durumlarda çalışma yaptıklarını anlatan Güney, şunları kaydetti:

"Sahra altı bölgelerinde genel olarak fistül hastalığıyla ilişkili uzun süre çalıştık. Afrika ve Güneydoğu Asya'da daha çok katarakt ve benzer projelerle ilgili olduk. Gazze'de özellikle yaralanma ve sakatlıklar nedeniyle evde hizmet göremeyen insanlara fizik tedavi, evde rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmeti verdik. Suriye'de savaşın değişik aşamalarında ilaç ve insani ihtiyaçlar, hastane kurulması gibi psikososyal desteklerle olduk. Yani duruma ve yere göre projelerimiz değişiyor. Temel olarak proje bazlı çalışmaya uğraşıyoruz. Bu projelerimiz acil afet durumlarıyla ilgili projeler başlığında. Ayrıca, katarakt, fistül, dudak damak yarığı gibi bir rahatsızlığın tedavisiyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Somali ve Filistin'de ise bölgesel çalışıyoruz."

- "Anne ve bebek sağlığına yoğunlaştık"

Son yıllarda göç ve mültecilikle ilgili faaliyetlere yoğunlaştıklarını aktaran Güney, bazı kırılgan sosyal gruplara verilen sağlık desteklerinin daha verimli ve kolay olduğunu söyledi.

Yeryüzü Doktorları Derneği Başkanı Yahyahan Güney, "Kırılgan ve bir takım sosyal yaralanmalardan çabuk etkilenebilir gruplara yoğunlaşmanın çok daha etkin olduğunu gördük. O yüzden son dönemde anne ve bebek sağlığına yoğunlaştık. Örneğin, Nijer'in bir bölgesinde ya da Somali'de bir mülteci kampında en etkin ve gerekli tedavi annelere ve bebeklere. Çünkü kötü şartlarda yapılmış bir doğumdan sonra anne ve bebek kayıpları çok oluyor. Halbuki basit bir takım teknikler, harcamalar ve eğitimlerle o çocuk ve annenin hayatı kurtuluyor." diye konuştu.

Dünyadaki eşitsizlik içerisinde insanları ortak noktada buluşturmanın, onları birbirine çeken bir iyilik ve beraber yardımlaşma kültürü oluşturmanın önemini vurgulayan Güney, "Zor durumda olanların yarasını saran yardım kuruluşlarının insanlığın ortak değeri olarak kabul edilip maddi, manevi gönüllü olarak desteklenmesi hepimizin daha yaşanılabilir bir dünyaya ulaşmasını sağlayacak. Bağışçılarımız olmazsa bu hayırlar, güzellikler devam etmez. Biz her insandan bağış alıyoruz, her yere de bağış ulaştırıyoruz." ifadelerini kullandı.

- 500 liralık bağış

Yüzde 5-10 civarında görüp kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlara sahada çok rastladıklarına işaret eden Güney, milyonlarca katarakt hastasının olduğu bir coğrafyanın tespitinin kendilerini o yöne çevirdiğini ve uzun süredir kataraktla ilgili yoğun çalıştıklarını söyledi.

Katarakt ameliyatlarının önemine dikkati çeken Güney, "Uzmanlık gerektiren, yarım saat süren basit bir ameliyatla insanların görebilmesi, hayata katılabilmesi ve kendi ayakları üzerinden durabilmesi inanılmaz bir şey. Çocuklar kör doğuyor, 7-8 yaşına kadar yüzde 5 civarında sadece ışığı görüyor. Sadece bir ameliyatla çocuk görmeye, koşmaya, oynamaya, okula gitmeye başlıyor. Bu inanılmaz güzel bir şey." ifadelerini kullandı.

Yahyahan Güney, kataraktın yaşlılarda daha çok görüldüğünü, gençlerde ise travmatik nedenlerle bir takım enfeksiyonlarla oluştuğunu aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kataraktın olduğu bölgeler genellikle güneş ışınları ile ultraviyole ışınlarının çok yoğun olduğu sıcak yerler. Burada o ışınlar gözün önündeki merceklerin saydamlığını kaybederek opaziteler oluşmasına neden oluyor ve buzlu cam gibi git gide arkasını göstermeyen modellere çeviriyor. Afrika'da simsiyah elmas gibi kataraktlar gördüm. Kişi çaresiz, imkansız, o şekilde kör kalıyor. O merceği çıkarıp yerine düzgün bir mercek takıp katarakt ameliyatı yaptığınızda tekrar görüyor. Afganistan, Pakistan, İran'ın bir kısmı ile Somali, Sudan gibi yerlerde çok fazla katarakt var ve bunlar ameliyat olamıyorlar. Bağışçılarımızdan bu konuda destek bekliyoruz. 500 lira gibi küçük bir bağışla bir insanın gözünün açılmasına vesile olabiliyoruz."