HABER

"70 milyar doları bulur"

Savaş durumunda ABD'den veya IMF'den Türkiye'ye ek kaynak sağlanması konusunda yuvarlak cümleler dışında verilmiş kesin taahhütler olmadığına dikkat çeken Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkan Ali Bayramoğlu, "Söz verilen ek kaynak gelse bile bu 1-2 milyar doları aşmaz. Bunun ihtiyacımızı karşılamayacağı açıktır. Körfez Savaşı sırasında Türkiye 45 milyar dolarlık fatura ödemek zorunda kaldı. Şimdiki bir savaşın Türkiye'ye faturası 70 milyar doları bulur" dedi.

"70 milyar doları bulur"

Ali Bayramoğlu, Türkiye'nin muhtemel bir savaşta taraf olması için Ankara üzerinde büyük bir dış baskı olduğuna dikkat çekerek, "Sınırlarımızdaki her ihtimale hazırlıklı olmak isteyen hükümetimize ve ordumuza güveniyoruz. Ancak Türkiye'nin muhtemel bir savaşta aktif rol almasını asla tasvip etmiyoruz. Bir savaş halinde ekonominin bütün dengeleri bozulacak, yapılan fedakarlıklar boşa gidecek, 2003'e ilişkin bütün ümitler yok olacak ve İslam alemiyle ilişkilerimiz telafisi çok zor şekilde sarsılacaktır" diye konuştu.

SAVAŞIN FATURASI

Bayramoğlu, ABD'nin muhtemel Irak müdahalesinde, Türkiye'nin aktif askeri rol alarak savaşta taraf olmasının faturasının çok ağır olacağını hatırlatarak, "Irak'a yapılacak müdahale, öncelikle dış ticarete ve turizm sektörüne büyük bir darbe vuracaktır. Borsayı alaşağı edecek, dövizin aşırı dalgalanmasına yol açacaktır. Savaşın, bozacağı ekonomik dengeler münasebetiyle, 10 yıllık bir süre içerisinde meydana getireceği muhtemel maliyet ise 60-70 milyar dolarları bulacaktır. Savaş endişesiyle petroldeki aşırı artışı da hesaba katmak gerekir. Öte yandan, ekonominin düzelmesi için yapılan onca fedakarlıkların da kesintiye uğrayacağı düşünülürse; Türkiye'nin kaybı tahmin edilenden çok daha büyük olacaktır. Bu nedenlerle iş alemi tümüyle Irak'a müdahaleye karşıdır. Yatırım ve iş şevki de müdahaleden olumsuz yönde etkilenmektedir" dedi.

IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Savaşın, ekonomik boyutu ötesinde, uzun yıllar sürecek sosyal ve psikolojik tahribatına da dikkat çeken Bayramoğlu, "Irak halkıyla, ortak tarihsel mirasımız vardır. Bunları bir çırpıda unutmamız mümkün değildir. Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması gerekir" diye konuştu. "21. yüzyıl savaşın değil, barışın yüzyılı olmalıdır. Doğuya da, Batıya da yakışanı uzlaşmadan yana tavır almasıdır. İnsan hayatını ve ülke bağımsızlığını mukaddes bilen, sivil bir toplum kuruluşu sıfatıyla; uluslararası ilişkilerde anlaşmazlığın çözüm yolu olarak savaşın düşünülmesini doğru bulmuyoruz" şeklinde konuşan Bayramoğlu, bölgede kurulacak muhtemel bir Kürt devletine sıcak bakılamayacağını, aksi halde savaşın yayılma istidadı gösterebileceğini; bunun da o coğrafyaya ait bütün dengeleri bozacağını; ayrıca bizim için önem arz eden Türkmenlerin de, kendi kaderlerine terk edilemeyeceğini kaydetti.

"EKONOMİK DENGELERİ BOZAR"

Bayramoğlu, savaş uzun sürerse, borçların sürdürülebilirliğinden başka hiçbir esprisi olmayan ekonomik programın aksayacağını, Türkiye'ye çok yüksek bir fatura çıkaracağını ve dolayısıyla bugüne kadar gösterdiğimiz fedakarlıkların riske gireceğini vurguladı. Ali Bayramoğlu, müdahaleyle birlikte karşılaşacağımız olumsuz tabloyu şöyle özetledi:

"1990'daki Körfez Savaşı'nın 45 milyar dolarlık bir zarar verdiği göz önüne alınırsa, Türkiye yeni bir ekonomik kayba razı olamaz. 1990 yılından bu yana askeri anlamda 87 milyar dolar harcama yapan Türkiye'nin, bu operasyon ve sonrasında ne kadarlık askeri harcama yapacağının da bilinmeyenler arasındadır. Savaşla birlikte rezervasyonlar iptal edilecek, turizm gelirlerinde büyük bir azalma olacaktır. Piyasalar altüst olacak, döviz ve faizde yükseliş, borsada gerileme yaşanacaktır. Petrol faturamız 3 milyar dolara yakın kabaracak, hayat daha da pahalılaşacak ayrıca yüksek petrol fiyatları nedeniyle, üretimdeki maliyet artışı, enflasyon ve işsizlik ekonomide durgunluğu hızlandıracak, savaştan sonra da muhtemel mülteci göçü ile işsiz sayımız patlayacaktır."

"IMF'NİN EK KAYNAĞI"

Savaş durumunda ABD'den veya IMF'den Türkiye'ye ek kaynak sağlanması konusunda ise yuvarlak cümleler dışında verilmiş kesin taahhütler olmadığına dikkat çeken Bayramoğlu, "IMF'den gelecek ek kaynak sağlansa bile bu 1-2 milyar doları aşmaz. Savaşın ilk etkisinin atlatılabilmesi için ABD'nin iki yıl içinde 3.5 milyar dolarlık yardım önerdiği söyleniyor. Bunların ihtiyacımızı karşılamayacağı açıktır. Çünkü Körfez Savaşı sırasında Türkiye'nin ödemek zorunda kaldığı ölçülebilir faturanın 45 milyar dolar olduğu ifade ediliyor" dedi. Savaş halinde Türkiye'nin uğrayacağı zararlar için sadece parasal değerlerin anlaşılmaması gerektiğini belirten Bayramoğlu, '2 milyona yakın mültecinin gelmesinin de muhtemel olduğunu, bunun da ülkedeki işsizliği daha da derinleştireceğini ve ekonomik dolarak da olumsuzluğa neden olacağını' kaydetti.

"HÜKÜMETİN ALTERNATİF PLANLARI"

Körfez Savaşı sırasında Mısır'ın savaşa hiç girmediği halde ince diplomasiyle 30 milyar dolarları bulan yardım aldığını söyleyen Bayramoğlu, "Türkiye de askerlerini oraya sokmadan, diplomasi gücünü kullanarak, bazı sembolik katılımlarla zararını azaltabilir. Türk ordusunun Irak'a girmesi ise karşılaşacağımız mali yükü patlatır. Savaş sonrasında ödemek zorunda kalacağımız bu faturayı düşünerek şimdiden, alacaklarımız konusunda sözlerle yetinmeyip 'bağlayıcı taahhütler' talep etmeliyiz. Hükümetin olası durumlara karşı alternatif planları olması beklenen bir tutumdur. Geçmişimizden aldığımız güç ve deneyim sınırlarımızdaki her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamızı gerektirmektedir" ifadelerini kullandı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön