HABER

"AB zemini ciddi darbe"

LEFKOŞA (İHA) - KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununu Türkiye-AB ilişkileri bağlamında ele almak istemesinin, BM çatısı altında devam ettirilmeye çalışılan çözüm çabalarına ciddi bir darbe vurduğunu söyledi. Erçakıca, Kıbrıs sorununun AB çatısı altında daha sınırlı ele alınması gerektiğini, konunun AB'nin Kıbrıslı Türkler ile ilişkiler bağlamında ele alınmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Rumların Kıbrıs sorununa çözüm çabalarını AB platformuna kaydırma çabalarını "Kıbrıslı Türklerin haklarını gasp etme girişimi" olarak değerlendiren Erçakıca, AB platformunun bugünkü şekliyle tarafların eşit katılımına olanak sağlamadığına işaret etti. Erçakıca, Brüksel'de bulunan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, AB yetkililerine Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonları kaldırmanın AB'nin yasal ve ahlaki sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatma olanağı bulacağını kaydetti. Hasan

Erçakıca, BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcısı İbrahim Gambari'den bugünlerde mektup beklediklerini de açıkladı.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, bugünkü basın brifinginde, ilk olarak Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın devam eden Brüksel ziyaretini değerlendirdi. Talat'ın üst düzey AB yetkilileriyle görüşmeler yaptığı bu ziyaretin önceden planlanmasına karşın Finlandiya'nın önerilerinin gündemde olduğu bir döneme denk gelmesi nedeniyle büyük önem kazandığını ifade eden Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat'ın Brüksel temaslarında bu konuyu görüşmekten kaçınmayacağını, ancak ziyaretin sadece bu konuyla sınırlı olmadığını vurguladı. Kıbrıs Türk tarafının Finlandiya tarafından muhatap alınmadığının artık geçerli olmadığını, Finlandiya Büyükelçisi'nin Cumhurbaşkanı'nı ziyaretinde önerilerini aktardığını ve Cumhurbaşkanı'nın da ilk değerlendirmelerini ilettiğini anlatan Erçakıca, "Dolayısıyla artık Kıbrıs Türk tarafının sanki muhatap alınmıyor olduğu noktada değiliz, bu noktayı aştık, gerilerde kalmış bir noktadır" diye konuştu.

İZOLASYONLARI KALDIRMAK AB'NİN YASAL VE AHLAKİ SORUMLULUĞU

Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat'ın, AB yetkililerine Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonları kaldırmanın AB'nin yasal ve ahlaki sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatma olanağı bulacağını ve bunu ayrıntılarıyla izah edeceğini kaydetti. AB'nin yasal sorumluluğunun 26 Nisan 2004 tarihli Avrupa Konseyi kararından kaynaklandığını, buna bağlı olarak Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzüklerinin kabul edilip uygulanmasının ve diğer önlemlerin alınmasının bu kapsama girdiğini anlatan Sözcü Erçakıca, AB'nin ahlaki sorumluluğunu ise "Kıbrıslı Türkler barıştan yana bir halk olduğunu göstermişlerdir. Daha fazla izolasyon altında tutulmaları gayri

ahlaki bir durumdur" şeklinde özetledi.

Kıbrıs sorununun kapsamlı bir çözümüne ihtiyaç duyulduğunu belirten Erçakıca, bunun hem AB'nin hem de Rum tarafının AB'ye taahhütleri arasında yer aldığını ifade ederek, Kıbrıs Türk tarafının da kapsamlı çözüme ihtiyacı her aşamada vurguladığını anlattı. Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı'nın temasları sırasında Kıbrıslı Türklerin yaşadığı sorunların kapsamlı bir çözüme ulaşılamamasından kaynaklandığını önemle vurgulayacağını belirterek, şöyle devam etti:

"Kapsamlı bir çözüme ulaşılmadan bu sorunlardan kurtulmak mümkün olmayacağı gibi, sorunun bu şekilde Türkiye-AB ilişkileri kapsamında ele alınmak istenmesi de BM çatısı altında devam ettirilmeye çalışılan çözüm çabalarına ciddi bir darbe vurmaktadır. Bu konudaki tutumumuz AB yetkililerine anlatılacaktır.

Dolayısıyla AB çatısı altında Kıbrıs sorununun ele alınmasının sınırlanması gerekiyor. Bu daha fazla AB'nin Kıbrıslı Türklerle ilişkileri bağlamında ele alınması daha doğru olabilir. Kıbrıslı Türklerin AB'yle ilişkilerinin askıya alınması görüşünde de değiliz. Bundan yanlış anlam çıkarılmasın. Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların kaldırılması da AB'yle Kıbrıslı Türklerin ilişkilerini geliştirilmesini öngören bir politikamızdır. Ortada bir çelişki yoktur."

Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat'ın AB yetkilileriyle AB'nin Kıbrıslı Türklere yönelik çalışmaları ve Kıbrıs Rum tarafının AB organlarını Kıbrıslı Türkler aleyhine kullanma girişimlerini de ele alacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat'ın Brüksel ziyaretinin Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanması muhtemel sorunların aşılması çabalarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Kıbrıslı Rum lider Tasos Papadopulos'un İrlanda Cumhurbaşkanı ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada AB'nin Kıbrıs sorununa dahil olmasını teşvik edecek şekilde konuştuğunu ve AB çatısı altındaki çabaların BM çatısı altında yaşananlardan farklı olmadığını ileri sürdüğünü kaydeden Erçakıca, "Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs sorununun sadece AB çatısı altına taşımak gayretini ortaya koymakla kalmamakta, sorunu Türkiye-AB ilişkilerinin bir parçası haline getirmeye çalışmaktadır" dedi.

Erçakıca, bu çabaların Kıbrıslı Türklerin haklarını gasp etme girişiminden başka bir şey olarak değerlendirmelerinin mümkün olmadığını ifade ederek, AB platformunun bugünkü şekliyle tarafların eşit katılımına olanak sağlamadığına işaret etti. Hasan Erçakıca, "Kıbrıs Rum tarafının haksız ve adaletsiz şekilde elde ettiği AB üyeliğinin Kıbrıs'ta AB'nin yasal sorumluluğu Türk halkı aleyhine kullanılmakta olduğunun örneklerini her gün izliyoruz. AB üyeliğinin sağladığı imkanlar bu şekilde kullanılırken, çözüm çabalarını BM çatısı altından AB'ye kaydırma gayretlerini iyi niyetli girişimler olarak kabul etmemiz elbette mümkün değildir" diye konuştu.

RUMLAR BM ZEMİNİNDEN KURTULMAYA ÇALIŞIYOR

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununun Rumlar tarafından AB zeminine kaydırılmasına yönelik kaygıların ardından Kıbrıs Türk tarafının BM zemininde neler yapabileceği ve neler planlandığıyla ilgili soruyu yanıtlarken, BM zeminindeki sürecin en azından referanduma kadar olumlu seyrettiğini, ortaya bir çözüm planı çıktığını söyledi.

Kıbrıs Rum tarafının Annan Planı'na ilişkin değişiklik önerilerini 2 yıl boyunca BM'ye vermediğini hatırlatan Erçakıca, bununla BM sürecini etkisizleştirmek için yaptıklarının bugün daha iyi anlaşıldığını kaydetti.

Rumların sadece Annan Planı'ndan değil BM zemininden de kurtulmaya çalıştığı konusunda BM yetkililerini bilgilendirip uyardıklarını; 8 Temmuz kararlarının Kıbrıs Türk tarafının esnekliğiyle ortaya çıktığını anlatan Erçakıca, teknik komitelerin çalışmasına Şubat 2004'ten beri onay verip talep ettiklerini, ancak tangonun iki kişiyle yapıldığına işaret ederek, Kıbrıs Rum tarafının ısrarla bundan kaçtığını belirtti.

BM Kıbrıs Temsilcisi Michael Möller'in önerilerine Kıbrıs Türk tarafının hemen olumlu cevap verdiğini, Rumların yanıtını bilmediklerini, ama bu konuda bugünlerde New York'tan BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcısı İbrahim Gambari'den bir mektup veya bir öneri geleceğini bildiklerini açıkladı.

BM çatısı altındaki sürecin ilerlemesi için hem katılım hem esneklik gösterdiklerini vurgulayan Hasan Erçakıca, BM süreci ilerlesin diye Kıbrıslı Türklerin haklarından feragat etmelerinin beklenemeyeceğini vurgulayarak, yönteme ilişkin esnekliklerin ise gösterildiğini söyledi.

Kıbrıs Türk tarafının tek başına yapabileceği şeylerin sınırlı olduğunu kaydeden KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, "Bunun özellikle konuyla ilgili üçüncü taraflarca da idrak edilmesi gerekiyor. BM ve AB tarafından idrak edilmesi gerekiyor. Unutulmamalı ki AB'nin önemli devletleri aynı zamanda Güvenlik Konseyi üyesidir.

Onların bu hassasiyeti AB'ye de taşımaları gerekiyor" şeklinde konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön