'ABD herkese yaptırım uygulayacak, kimseye muafiyet yok'

ABD'li yetkili, ABD'nin İran petrolü satın alan veya İran Devrim Muhafızları ile iş yapan her kim olursa olsun yaptırım uygulayacağını ve petrol muafiyetinin yeniden verilmeyeceğini belirtti. Geçen yıl 8 Mayıs'ta ABD, İran petrolü satın alan ülkelere yaptırım uygulamış ancak Türkiye dahil bazı ülkelere muafiyet vermişti.

'ABD herkese yaptırım uygulayacak, kimseye muafiyet yok'

ABD Hazine Bakanlığı'nın Terörizm ve Mali İstihbarattan sorumlu müsteşarı Sigor Mandelker, "İran'a baskı yapmaya devam edeceğiz ve Başkan'ın (Trump) söylediği gibi İran petrolü için hiçbir muafiyet olmayacak" dedi.

YAPTIRIM KRİZİ NASIL BAŞLADI?

Bir petrol ve gaz üreticisi olan İran, ekonomik yapısının hidrokarbonlara dayalı enerji malları üretimi ve ihracatına olan bağımlığını azaltmak için nükleer enerji üretim kapasitesini geliştirmeye çalışıyordu.

Buna karşılık, başta İsrail olmak üzere, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve ABD, Irak'ta Saddam rejiminin yıkılmasından sonra, bölgede etkisi artmaya başlayan İran'ın, nükleer enerji geliştirme çabalarının nükleer silahlar üretmesine olanak verecek bir gelişme düzeyine ulaşmasından korkuyordu.

Bu bakışa göre, İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin verilemezdi. Öyleyse, bu noktaya gelmeden İsrail'in, İran'a yönelik "önleyici" bir askeri müdahalesi gündeme gelebilir, bölgede hızla genelleşme riski taşıyacak bir savaş çıkabilirdi.

Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nin amaçları doğrultusunda, Fransa, Almanya, İngiltere, ABD, Rusya, Çin ve ABD'nin katılımıyla başlayan, İran'a, nükleer silahlar üretmekten vazgeçmesi karşılığında nükleer enerji projelerini desteklemeyi öneren pazarlıklar, 2015 yılında Birleşik Kapsamlı Eylem Planı (Joint Comprehensive Plan of Action- JCPOA) olarak bilinen anlaşmayla sonuçlandı.

Bu anlaşma bağlamında Iran, Arak'taki ağır su reaktörünün çekirdeğini çıkardı ve yerini betonla doldurdu.

Reaktörde nükleer silah yapımına olanak verecek düzeyde plütonyum üretmesini ünleyecek değişiklikler yapmayı kabul etti. İran plütonyum üretimine olanak veren "kullanılmış" yakıtı 15 yıl boyunca başka ülkelere ihraç etmeyi kabul etti.

Çin, Arak reaktörünün yeniden inşasını üstlenecek, Iran da Fordov'daki nükleer tesislerini nükleer fizik araştırma merkezine dönüştürecekti. Bu gelişmeler, Uluslararası Enerji Ajansı uzmanları tarafında denetlenip teyit edildi.

İran'a uygulanmakta olan yaptırımlar da JCOPA Anlaşması kapsamında, İran'ın kabul ettiği koşullara karşılık aşamalı olarak kaldırılacaktı.

Böylece zamanla İran ekonomisinin canlanması, gelişmesi, dünya ekonomisiyle bütünleşmesi için gereken uluslararası kredilere, teknolojiye, yatırım, tüketim mallarına ulaşması, petrol ve gazını serbestçe ihraç etmesi, arzuladığı sivil amaçlı nükleer enerji üretimine de kavuşması sağlanmış olacaktı.

Bu anlaşma İsrail'de Netanyahu yönetimini, Suudi Rejimini memnun etmedi. ABD'de neo-con olarak bilinen dış politika uzmanlarını da… Trump seçim kampanyasına başlarken, JCOPA anlaşmasını son derecede yetersiz bulduğunu, başkan seçilirse anlaşmadan çıkacağını söylüyordu.

İran'da, anlaşma gereği attığı adımlar karşısında yaptırımların arzulanan hızda kaldırılmadığından yakınıyordu.

Trump Başkan seçildikten sonra, 8 Mayıs 2018'de, ABD'yi anlaşmadan, müttefiklerinin tüm aksi yönde telkinlerine, getireceği risklere ilişkin uyarılarına kulağını kapatarak tek taraflı olarak çıkardı.

ABD anlaşmadan çıkarken anlaşmanın diğer taraflarının çıkarlarını göz önüne aldığını göstermek için aralarında Türkiye'nin de olduğu 8 ülkeye, petrol ithalatı ve İran'la ticaret konusunda 180 günlük bir muafiyet süresi tanındı ve bu süre yenilenmedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler