HABER

ABD Okul Kütüphanelerinde Sansür Artıyor mu?

Son aylarda, okul kütüphanelerinde hangi kitapların yer alabileceği konusundaki tartışmalar yeniden alevlendi. ABD'de cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ırkçılığı konu alan düzinelerce kitap, ebeveynlerin hedefi haline geldi

ABD Okul Kütüphanelerinde Sansür Artıyor mu?

ABD'nin birçok eyaletindeki devlet okulu bölge idareleri, sayıca az ancak nüfuz bakımından güçlü ebeveyn gruplarının, cinsel azınlıklar ve ırkçılıkla ilgili belirli kitapların okul kütüphanelerinin raflarından kaldırmaları çağrılarıyla karşı karşıya. İdareciler, bazı durumlarda bu taleplere boyun eğiyor. Bazı velilerin, öğrencileri ahlaksız, müstehcen veya ırksal olarak tartışmalı olarak tanımladıkları içeriklerden koruma arzusu, özgür fikir ve bilgi akışının savunanlardan sert tepki görüyor.

Okullarda kitap yasaklama kampanyaları ABD’de yeni bir olgu değil. Irkçı bir dil içermelerine rağmen edebi şaheserler olarak kabul edilen Mark Twain'in “Huckleberry Finn’in Maceraları” ve Harper Lee'nin “Bülbülü Öldürmek” adlı eserleri uzun yıllardır okul kütüphanelerinden çıkarılması istenen kitaplar arasında yer alıyor.

Son aylarda, okul kütüphanelerinin öğrencilere neler sunabileceği ve neler sunamayacağı konusundaki tartışmalar yeniden alevlendi. ABD’de cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ırkçılığı konu alan düzinelerce kitap, öfkeli ebeveynlerin hedefi haline geldi.

Amerikan Kütüphane Derneği’ne (ALA) göre, "kitap tartışmalarında" çarpıcı bir artış var. Yani bir kişi veya grubun, bir kitabın içeriğinden dolayı kütüphane raflarından kaldırılması gerektiği iddiaları her geçen gün artıyor.
ALA Entelektüel Özgürlük Bürosu Müdürü Deborah Caldwell-Stone, "Her gün birçok şikayet raporu alıyoruz. Bunlar, daha önce görülmemiş bir seviyede" dedi. ALA, geçen yıl 150'den fazla sansür meselesini takip etti.

ALA listesinin başında son birkaç yıldır, Alex Giro'nun yazdığı Melissa (eskiden yayınlandığı adıyla George) adlı eser var. Kitap, transseksüel bir kızın kimliğini doğrulama arayışını anlatıyor.

Özgürlük mücadelesi mi sansür çabası mı?

Tartışmalar genellikle kitapların kaldırılmasını talep eden sosyal muhafazakarlarla kitapların yasaklanmasının Amerikan anayasasında garanti altına alınan özgürlüklerin ihlali anlamına geldiğini düşünen liberal görüşlüleri karşı karşıya getiriyor.

Aslında, her iki taraf da özgürlükler için mücadele ettiğini öne sürüyor. Moms for Liberty (Özgürlük Anneleri) grubu, ebeveynlerin çocuklarına öğretilenler ve okulda öğrenebilecekleri şeyler üzerinde kontrol sahibi olmalarını amaçlıyor.

Grubun kurucu annelerinden Tiffany Justice, bazı eyaletlerin reşit olmayanları cinsel içerikli materyallerden koruyan müstehcenlik ve pornografi yasalarına sahip olduğunu hatırlatıyor. Amerika’nın Sesi’nin (VOA) konuştuğu Justice, "Anneler okullarda pornografi istemiyor" diyor.

Örneğin Tiffany Justice, George M. Johnson'ın eşcinsel bir siyah erkek olarak büyümeyi konu alan ve cinsel ilişki anlarını da anlatan “All Boys Aren't Blue: A Memoir-Manifesto" adlı kitabını son derece müstehcen olduğu gerekçesiyle kınıyor. Eleştirmenlerce beğenilen ve New York Times'ın en çok satanlar listesinde zirveyi gören kitap, ABD'nin birçok eyaletindeki okul kütüphanelerinden kaldırıldı.

Justice, "Böyle kitapların yazılmaması gerektiğini söylemiyoruz" diyor ancak bu kitapların yerinin okul kütüphanesi olmadığını savunuyor.

Diğerleri, kitapların raflardan indirilmesine şiddetle karşı çıkıyor ve fikirlerin bu şekilde sansürlendiğini söylüyor.

Sansüre Karşı Ulusal Koalisyon’un adlı grubun iletişim direktörü Nora Pelizzari, "Ebeveynlerin çocuklarının okuduklarını etkileme hakkı var. Ancak başka bir çocuğun kütüphanede ne keşfetmesine izin verileceğini belirlemek hiçbir ebeveynin hakkı değildir" diyor.

Başkent Washington’a yakın Fairfax ilçesinde yaşayan Stacy Langton ise aynı fikirde değil. Anne olan Langton, "Tam özgürlük ve fazla serbestlik, bir ebeveyn olarak çocuklarınızı koruma görevinizle çelişiyor" görüşünü paylaşıyor.

Okul yönetim kurulu toplantısında Langton, bazı kitapların çocuklar için zararlı olduğunu ve okul kütüphanelerinde yeri olmadığını savunmuştu. Langton, Maia Kobabe'nin resimli kitabı “Gender Queer: A Memoir” adlı kitabın Fairfax ilçesi okullarından kaldırılması için çağrıda bulunmuştu. Yazarın cinsiyet kimliği arayışına odaklanan kitap, bir kısmı cinselliği tasvir eden çizimler aracılığıyla bir hikaye anlatıyor.

VOA’in konuştuğu Langton, annesinin lezbiyen olduğunu söylüyor; ancak "Bu kitabın homoseksüelliği veya başka bir şeyi tasvir etmesi umurumda değil. Bu pornografi ve çocuklar için uygun değil" diyor.

Langton, gençleri LGBTİ görüntülerine maruz bırakmanın eşcinsel davranışları teşvik eden bir "grooming" sürecinin parçası olabileceğini de sözlerine ekledi. "Grooming’’ bir yetişkinin, reşit olmayan birini ileride duygusal veya cinsel ilişkiye dönüştürme amacı ile manipüle etmesi olarak tanımlanıyor.

Ancak Fairfax ilçesinin okul kütüphanelerinden kaldırıldıktan sonra, bir inceleme komitesi kitabın müstehcen olmadığına karar verdi ve kitap raflara geri döndü.

LGBTİ temalı kitapların onlarca yıldır tartışmalara yol açtığını belirten ALA'den Caldwell-Stone'a göre, kütüphane tartışması bir okul bölgesindeki öğrenci grubuna neyin uygun olduğunu dikte etmeye çalışan muhafazakar ebeveynlerin çabalarının parçası.

İlk olarak 1989'da yayınlanan “Heather Has Two Mommies” (Heather’ın İki Annesi Var) adlı eser bazı okul bölgelerinde itiraz edilen ve yasaklanan ilk kitaplardan biriydi. İlkokul öğrencileri için yazılmış, eşcinsel bir çift tarafından büyütülen bir çocuğun hayatını anlatan kitapta cinsel içerik yok. Ancak bazıları, geleneksel olmayan bir aile yapısının tasvirini müstehcen bularak, esere karşı çıktı.

Illinois eyaletinin Naperville kentinde okul çağında çocukları olan Kate Miller, bazı ebeveynleri hoşnut etmese bile, okul kütüphanelerinin birçok farklı bakış açısını göstermesi gerektiğini düşünüyor.

Miller, "Kitapları yasaklamak, çocuklarımızın eğitimini ve gelişimini kısıtlar. Çocukların kendilerini ve onlardan farklı insanları öğrenmelerini engeller" yorumunda bulunuyor.

Bazı ebevenynler ise sınırın bir noktada çizilmesi gerektiğini öne sürüyor.

Muhafazakar sivil toplum kuruluşu Independent Women's Forum (Bağımsız Kadınlar Forumu) Başkanı Carrie Lukas, "Kitapları yasaklamak mümkün olduğunca az kullanılmalı, ancak bazıları çok müstehcen" görüşünde. Lukas, cinsel içerikli tüm kitaplara karşı olmadığını, ancak yaşa uygun olmaları gerektiğini söylüyor.

Tennessee eyaletinin Nashville kentindeki Vanderbilt Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapan Emily Phillips Galloway, okul müfredatında ebeveynler ve öğretmenler arasında bir uyum olması gerekirken, giderek artan bir uyumsuzluğa dikkat çekiyor.

"Kitapların yasaklanması taleplerinin birçoğu, öğretmenlere belirli konuları öğretmek için destek verilip verilmediğiyle de ilgili" diyen Galloway, bu karmaşık konuların nasıl öğretileceği konusunda ebeveynler ve eğitimcilerle sürekli görüşmeler yapılması gerektiğini kaydediyor.

Irkçılık hakkındaki kitaplar da hedefte

Anlaşmazlık, Black Lives Matter (Siyahların Hayatı Değerlidir) hareketinin önem kazandığı bir zamanda birçokları için daha fazla duygusal ve siyasi tepki yaratan, geçmiş ve şimdiki ırk temelli meselelerden kaynaklanıyor.

VOA’in konuştuğu yazar Christopher Noxon, ‘’Good Trouble: Lessons from the Civil Rights Playbook’’ adlı kitabının Virginia eyaletinin Virginia Beach şehrindeki devlet okullarından beş aylığına kaldırıldığını öğrendiğinde şaşkına döndüğünü söylüyor. Beyaz olan Noxon, 1950 ve 1960’ların sivil hak mücadelelerini anlattığı kitabını, bu hareketin bir parçası olan insanlarla konuşarak yazmış.

Noxon, "İçeriği beğenmeyen muhafazakar grupların sakıncalı diyerek hedef aldığını düşünüyorum çünkü kitabım medeni hakları geçmişte kalmış bir olay şeklinde değil güncel bir konu olarak yeniden ele alıyor" diyor.

Ancak bazı Amerikalılar’ın ülkede bugün yaşanan ayrımcılığı ve eşitsizlikleri meşru bir şekilde vurgulayan eserler ve müfredat olarak gördüğü içerik, bazılarınca yıkıcı olabilecek kadar bölücü oldukları şeklinde değerlendiriliyor.

Eğitim meselelerine odaklanan No Left Turn (Sola Dönüş Yok) grubunun kurucusu Elana Fishbein, devlet okullarında öğretilen nefret dolu ve ırkçı kitaplarla kavramlardan duyduğu endişeyi, “Çocuklara birbirlerine önce ırk penceresinden bakmayı öğretmeye karşıyız” sözleriyle anlatıyor.

Ancak Sansüre Karşı Ulusal Koalisyon'dan Pelizzari ise kitapları yasaklamak isteyenlerin etkili bir azınlık oluşturduğunu söylüyor ve "Çoğu aile sırf siz beğenmiyorsunuz diye kitapların okullardan kaldırılması konusunda hemfikir değil" diyor.

Ancak Özgürlük Anneleri’nden Tiffany Justice’in pes etmeye hiç niyeti yok. Justice kararlılığını, ‘’Kendi çocuklarımın masumiyetini korumak için ölümüne mücadele edeceğim” sözleriyle dile getiriyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler