ABD Uluslararası İran Yaptırımları Konusunda Israrlı

Amerika, itirazlara rağmen tek başına İran’a karşı tüm uluslararası yaptırımların yeniden devreye girdiğini ilan etmeye hazırlanıyor. Bu adımın BM’de bir güven krizine yol açabileceği yorumları yapılıyor

ABD Uluslararası İran Yaptırımları Konusunda Israrlı

Amerika, itirazlara rağmen tek başına İran’a karşı tüm uluslararası yaptırımların yeniden devreye girdiğini ilan etmeye hazırlanıyor. Bu adımın BM’de bir güven krizine yol açabileceği yorumları yapılıyor.

ABD, Cumartesi günü, 2015 nükleer anlaşması kapsamında hafifletilen İran’a karşı BM yaptırımlarının tekrar yürürlüğe girdiğini açıklamaya hazırlanıyor. Aralarında ABD’nin müttefiklerinin de bulunduğu BM Güvenlik Konseyi’nin diğer üyeleri ise Trump yönetiminin bu tek taraflı adımına katılmıyor ve görmezden geleceklerini belirtiyor.

ABD’nin bu açıklamasıyla İran konusunda derin bir uluslararası kriz yaşanması ihtimali belirdi.

Şimdi gözler, Trump yönetiminin diğer ülkelerin tavrına nasıl bir yanıt vereceğine odaklanmış durumda. ABD daha önce İran’a karşı kapsamlı yaptırımları zaten uygulamaya sokmuştu. Ancak şimdi yeniden devreye girdiğini söylediği BM yaptırımlarını yerine getirmeyen ülkeleri de cezalandırabilir. ABD’nin tavrının toplu biçimde reddedilmesi, zaten BM’nin birçok örgüt ve sözleşmesinden çekilen Trump yönetiminin uluslararası camiadan daha da uzaklaşmasına neden olabilir.

Başkan Donald Trump, bir yandan seçim kampanyası çalışmalarını hızla sürdürürken, Salı günü BM Güvenlik Konseyi’nde yapacağı konuşmada İran konusuna da geniş yer ayırmayı planlıyor. Trump konuşmasında ayrıca İran’a karşı bölgedeki ittifakı daha da sağlamlaştırması beklenen İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’le ilişkilerini normalleştirme anlaşmalarına ve ABD’nin bu süreçte vermiş olduğu arabuluculuk çabalarına değinecek.

Bu arada Trump, İran’a deniz aşırı bölgelerdeki Amerikan personeline saldırması halinde ABD’nin buna “1000 misliyle” karşılık vereceği uyarısında bulundu. Trump, Twitter üzerinden bu uyarısını, İran’ın Kasım Süleymani’nin öldürülmesine misilleme olarak ABD’nin Güney Afrika Büyükelçisi’ne suikast düzenlemeyi planladığını iddia eden bir habere yanıt olarak yaptı.

15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’nin 14 üyesi ve 195 üyeli BM Genel Kurulu’nun da 5’i hariç tüm üyeleri, ABD’nin, iki yılı aşkın süre önce nükleer anlaşmadan çekildikten sonra yaptırımlar üzerinde bir adım atmaya yönelik hukuki yetkisini kaybettiğini savunuyor. ABD ise, anlaşmaya onay veren konsey kararının ABD’yi taraf olarak saydığından hareketle yaptırımların geri getirilmesi mekanizmasını (snapback) çalıştırma hakkı olduğunu belirtiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yaptırımların yeniden devreye sokulması için gelecek hafta BM’ye gideceğini, İran’a yaptırımların uygulanmasını sağlamak için ABD’nin gereken her şeyi yapacağını söylemişti.

Pompeo 20 Ağustos’ta da BM’ye, İran’ın nükleer anlaşmaya uymadığını gerekçe göstererek ABD’nin snapback mekanizmasını devreye sokarak yaptırımları geri getirme sürecini başlattığı yönünde Güvenlik Konseyi’ne resmi bildirimde bulunmuştu. Pompeo, ABD’nin bu adımla hukuki olarak soru işaretleri içeren ya da tartışmalı bir eylem içerisine girdiği yönündeki görüşleri reddetti.

Amerikalı bakan, Trump’ın müzakere edilmiş en kötü anlaşma diye nitelediği nükleer anlaşmada eski yönetimin “doğru yaptığı tek şeyin” yaptırımların geri getirilmesini sağlayan snapback mekanizması olduğunu söyledi.

Ancak İsrail ve Körfez Arap ülkeleri hariç hemen hemen hiçbir ülke bu konuda ABD’nin tarafında değil. Rusya ve Çin’in yanı sıra ABD müttefikleri İngiltere, Fransa ve Almanya da ABD’nin snapbacjk adımını “yasadışı” olarak görmede birleşmiş durumda.

Buna rağmen ABD’nin İran Özel Temsilcisi Elliott Abrams dün gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumartesi günü ABD’nin doğu yakası saatiyle 20’de tüm BM yaptırımlarının “geri geleceğini” açıkladı.

Abrams, “Tüm BM üyesi ülkelerden, üye ülke olmanın taşıdığı sorumlulukları yerine getirmeye ve bu yaptırımları desteklemeye yönelik yükümlülüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz.

BM’den diplomatlar, nükleer anlaşmanın tarafı üç Avrupa ülkesinin ABD’nin yaptırımların geri getirilmesi mekanizmasını devreye sokamayacağı yönündeki görüşlerini yeniden vurgulayan bir açıklama yayınlamasının muhtemel olduğunu söyledi.

BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin ambargonun uzatılması girişimini reddetmişti

ABD’nin geri getirmeye çalıştığı BM yaptırımları, uranyum zenginleştirme ve tüm füze aktivitelerinin yasaklanmasıyla 18 Ekim’de süresi dolacak olan silah ambargosunun süresiz uzatılmasını içeriyor. BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin ambargonun uzatılması girişimini reddetmiş, sadece bir ülke Dominik Cumhuriyeti ABD lehine oy kullanmıştı.

Pompeo açıklamasında, İran’ın “dünyanın en büyük terör destekçisi olmayı sürdürdüğünü” vurguladı ve bu ülkeyle silah ticaretine girilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Pompeo, ABD’nin yaptırımları geri getirme kararının “tüm ülkelerin halklarının yararına olduğunu” savundu.

Ancak ABD’nin bu adımına Güvenlik Konseyi içinde güçlü ve yaygın bir muhalefet var. Rusya’nın BM daimi temsilci yardımcısı Dimitri Polyansky, “Uluslararası yasalara göre, bir anlaşmadan çekilip sonra da hala düzenlemelerinden yararlanmaya devam etme hakkını öne süremezsiniz. Kuralları temel alan ama kuralların ABD tarafından tanımlandığı bir uluslararası düzende bu, ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiği sürece uygun gibi görünüyor” diye konuştu.

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de, Ağustos ayında daha yumuşak bir üslupla tepkisini dile getirerek, ABD’nin kararda yer alan yaptırımları geri getirme sürecini çalıştırmada taraf ülke olarak görülemeyeceğini belirtti.

ABD’den “İranlı siber tehdit grubuna” yaptırımlar

Bu arada ABD yönetimi, İranlı muhalifleri, gazetecileri ve uluslararası seyahat şirketlerini siber ortamda hedef aldıkları gerekçesiyle iki İran şirketiyle 45 kişiye yaptırımlar getirdi.

ABD Maliye Bakanlığı, şirketlerden birinin “Advanced Persistent Threat 39” (Gelişmiş Sürekli Tehdit 39) adlı bir İranlı siber tehdit grubu diğerinin de “Rana Intelligence Computing Company” (Rana İstihbarat Bilgisayar Şirketi) adlı bir paravan şirket olduğunu, bu ikisinin de İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı’nın sahipliği ve kontrolunda bulunduğunu belirtti.

Maliye Bakanı Steven Mnuchin, “İran rejimi, İstihbarat Bakanlığı’nı masum siviller ve şirketleri hedef almada ve dünya genelindeki istikrar bozucu politikalarını ilerletmede bir araç olarak kullanıyor. ABD, güvenliği tehlikeye atma ve uluslararası seyahat sektöründe hasar yaratmayı amaçlayan saldırgan siber kampanyalara karşı koymaya kararlıdır” açıklamasını yaptı.

Maliye Bakanlığı, 45 kişinin Rana’da yönetici, programcı ve siber korsanlık uzmanı olarak görev yaptığını ve uluslararası şirketler, kurumlar, havayolu şirketleri ve İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı’nca tehdit olarak görülen diğer hedeflere karşı siber saldırılara destek sağladıklarını kaydetti.