HABER

Abdüllatif Şener'den Meral Akşener iddiasına yanıt

MHP'den ihraç edilen Meral Akşener'in parti kurduğu takdirde, kurucu üyeler arasında AK Parti'den istifa eden eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in de yer alacağı öne sürülmüştü. Bu iddiaya Abdüllatif Şener'den yanıt geldi. Şener, "Meral Akşener'in nasıl bir plan içerisinde olduğu, ne düşündüğü hakkında bir bilgim yok. Bir parti kurma girişimi varsa da benim bilgim yok, bana gelen bir teklif de yok" dedi.

Abdüllatif Şener'den Meral Akşener iddiasına yanıt

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti'ye tekrar üye olurken yaptığı konuşmada 'Bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse görülmemiştir' dedi. Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener "Başarının, iflah olmanın, hakkın hakikatin ölçüsü güç ve koltuklar olsaydı dünyanın en iflah olan insanları firavunlar olurdu" açıklamasını yaptı. Erdoğan'ın sözlerini ve referandum sonrası Türkiye gündemini RS FM'de Yavuz Oğhan'dan Bi De Bunu Dinle'de değerlendiren Şener, şu açıklamaları yaptı:

"Siyaset yapan herkes kendi pozisyonunu güçlendirmek için, kendi durduğu yerde ne söylenmesi gerekiyorsa onu söylemeye çalışır. Cumhurbaşkanı'nın değerlendirmesi, kendisine özgü bir değerlendirmedir. İflah olmak ne demektir? İflah olmak, başbakan, milletvekili, bakan ya da cumhurbaşkanı olmak mıdır? İflah olmak birilerine göre makam, mevki sahibi olmak ve bununda ötesinde mevkii kullanarak, haram veya helal bol para sahibi olmak olarak değerlendirilebilir. Bulunduğu konuma gere topluma faydalı olan insanlar, iflah olan ve başarılı insanlardır. Ama konumu, makamı, unvanı, serveti yükseldiği halde ülkesine zarar veren insanlar, başarısız ve iflah olmayan insanlardır. Türkiye'de ortam o kadar felakete doğru gidiyor ki, şu anda ortaya çıkan bu tablodan dolayı sorumlu hissetmesi gereken devlet büyükleri, başarısız gözüküyorlar. Nedir o başarısızlık? En basiti ekonomi. Türk lirası değer kaybetmiştir. Son 9 yıldır kişi başına düşen milli geliri düşüren, insanları yoksullaştıran, bir siyasi iktidar ve iktidarın tepesinde bulunan kişiler başarısızdırlar. Başarısız olmaksa, iflah olmamayı gerektirir."

'ERDOĞAN'IN 'BİZİM KARDEŞLİĞİMİZ MEZARA KADAR' CÜMLESİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR'

Şener, şöyle devam etti: "Hayatımın en önemli dönemini Adalet ve Kalkınma Partisi'nin var olması için harcadım. Ancak dava dediğiniz şey kurumsal bir yapı değildir. İçinde bulunduğunuz kurumsal yapıda eğer sizin dava dediğiniz temel ilkelere aykırı şeyler varsa orada durmak davaya ihanet olur, oradan ayrılmak değil. Benim dışımda partinin kurucuları arasında yer alan, partinin var oluşunu sağlayan isimlerin hemen hemen hiçbiri şu anda Adalet ve Kalkınma Partisi'nde değildir. Ayrılmak ve bırakmak istemedikleri halde Sayın Erdoğan tarafından partiden dışlanmışlardır, diskalifiye edilmişlerdir. Dolayısıyla böyle bir tablo ortadayken, Erdoğan'ın 'Bizim kardeşliğimiz geçici bir kardeşlik değildir. Uzun süre beraber yol almak gerekir. Mezara kadar gidilir' gibi sözleri yaptıklarını değil, yapmadıklarını bastırmaya yöneliktir."

'BU MU BAŞARI, BU MU İFLAH OLMAK?'

Kendisinin MHP'den ihraç edilen Meral Akşener'le yeni bir oluşum içerisinde olabileceği iddialarına da yanıt veren ve çözümün yeni parti kurma olmadığını dile getiren Şener şu değerlendirmeyi yaptı:

"Meral Akşener'in nasıl bir plan içerisinde olduğu, ne düşündüğü hakkında bir bilgim yok. Bir parti kurma girişimi varsa da benim bilgim yok, bana gelen bir teklif de yok. Gelişmeler tamamen benim dışımda, benim de basından okuduğum bilgilerdir. Kişisel değerlendirme yapacak olursam, 'Bu anayasa değişikliği henüz hukuken geçerli değil' diyenler var ona da saygı duymak lazım ama iç hukuk süreçleri bitmiştir. Bu anayasaya değişikliğinin gerçekleştiğini varsayarsanız, Türkiye'nin rejimi artık demokratik bir rejim değildir. Partilerin konumu değişmiştir. Hiçbir şey değişmemiş gibi parti kurma girişimlerinin siyasi olarak ortaya çıkarabileceği fiili bir çözüm yoktur. Olay artık şudur. Cumhurbaşkanı genel idarenin başıdır. Yargıya, parlamentoya hükmedendir. Hem de iktidar partisinin genel başkanıdır. Böyle bir siyasi yapı içerisinde bir devlet partisi ortaya çıkacak demektir.

'TEK ÇARE VE YAPACAKLARI TEK ŞEY BU'

Diğer partiler bir seçim ilerisini sürdüremezler. Sadece devlet partisi ortaya çıkmayacak, bu devlet partisi zamanla Türkiye'yi bir parti devletine dönüştürecektir. Önümüzdeki tablo buyken, Türkiye'de hiçbir şey olmamış, partilerin konumları değişmemiş gibi yeni kurulacak bir parti merkezli Türkiye'yi dönüştürmeye yönelik hesaplar, planlar bence gerçekçi gözükmüyor. Bütün güç Cumhurbaşkanlığı'ndadır. Gerçekçi olan şu an var olan partilerin bir şansları var, o şans da 2019'da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimidir. Bu cumhurbaşkanlığı seçiminde başarıyı yakalamaları lazım. 2019'a kadar partiler örgütlerini tekrardan gözden geçirip, toplumun en kılcal damarına nüfus eden bir örgütlenme kurmaları lazım. Tek çare ve yapacakları tek şey bu."

Geri Dön