HABER

AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan: (8) - "Bizim sistemimiz belediyelere mali alanda çok geniş hareket alanı sağlıyor. Bu imkanı doğru kullanan belediye başkanı ismini şehrinin tarihine altın harflerle yazdırır. Çarçur eden ise nefretle anılmaya mahkum olur. Mali imkandan sadece merkezi yönetimden gelen parayı anlayan belediye başkanı zaten baştan kaybetmiş demektir" - "Belediye başkanlarımızın her biri günün 24 saati, haftanın 7 günü çalıştığını bilecek, düzenini ona göre kuracaktır. Herhalde akşamları yatarken telefonunuzu da kapamazsınız. Telefon 24 saat açık olmalı" - "Vatandaşının elini sıkmaktan kaçınan, çekinenden belediye başkanı olmaz. Bunu da söylüyorum. Bu tür şikayetler bize çok geliyor. Vatandaşına tepeden bakan, vatandaşının elini sıkmayan, görünce sağa sola sapan, böyle belediye başkanı olmaz. Halktan biri olacaksınız, halkınızla bütünleşeceksiniz, hiçbir zaman küçümsemeyeceksiniz, tepeden bakmayacaksınız"

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim sistemimiz belediyelere mali alanda çok geniş hareket alanı sağlıyor. Bu imkanı doğru kullanan belediye başkanı ismini şehrinin tarihine altın harflerle yazdırır. Çarçur eden ise nefretle anılmaya mahkum olur. Mali imkandan sadece merkezi yönetimden gelen parayı anlayan belediye başkanı zaten baştan kaybetmiş demektir." dedi.

Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısının açılışında konuştu.

İçeride ve dışarıda ciddi tehditlerin, aynı zamanda da fırsatların yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Erdoğan, özellikle Cumhurbaşkanlığında kabine ve bürokratlarla birlikte ülkenin meselelerinin çözümü için mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlere düşen görev de şehirlerimizde yepyeni bir dönemin kapılarını aralamaktır. Hep söylediğimiz gibi belediyecilik AK Parti'nin uzmanlık alanıdır." diye konuştu.

Bununla birlikte artık milletin belediyelerden beklediği hizmetlerin mahiyetinin değiştiğini, çıtanın yükseldiğini belirten Erdoğan, "1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını devraldığımızda, '3Ç' dediğimiz çöp, çukur ve çamurla işe başlamıştık, ardıdan '3Y' dediğimiz yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadeleyi yürüttük. Bu seçimde kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine kurmuş olmamız rastgele bir tercih değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Artık belediye çalışmalarında altyapı ve temizlik gibi klasik işlerin yanında kadınlara, gençlere, çocuklara, yaşlılara, engellilere, öğrencilere ve diğer kesimlere yönelik özel projelerin de önemli hale geldiğine işaret eden Erdoğan, beklentilerdeki değişimin, belediye başkanı profilinin de değişmesine yol açtığını vurguladı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vatandaşının elini sıkmaktan kaçınan, çekinenden belediye başkanı olmaz. Bunu da söylüyorum. Bu tür şikayetler bize çok geliyor. Vatandaşına tepeden bakan, vatandaşının elini sıkmayan, görünce sağa sola sapan böyle belediye başkanı olmaz. Halktan biri olacaksınız, halkınızla bütünleşeceksiniz, hiçbir zaman küçümsemeyeceksiniz, tepeden bakmayacaksınız. Gurur, kibir bu tür şeyler olmayacak. Buradaki hassasiyeti sizlerden özellikle rica ediyorum. Bütün teknik konular bir tarafa ama şehir halkıyla kurduğunuz iletişimin başarısı belirleyici olacaktır, bunu biliniz. O tebessüm, o el sıkma, tokalaşma bunlar çok önemli. Bunlara dikkat edeceğiz, çayını içeceğiz, davet edeceksin çay içireceksin, ailece gerekirse bunları yapacaksınız, bunlar önemli."

31 Mart seçimleri için yayınladıkları manifestoda yeni dönemde AK Parti belediyelerinin şehirleri nasıl yöneteceğinin temel parametrelerini paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan, "Bugün gerek Çevre ve Şehircilik, gerek İçişleri bakanlarımızın yapacakları sunumlarda bu manifestonun şerhi mahiyetinde hususlar yer alıyor. Mahalli idarelerdeki 25 yıllık, merkezi yönetimdeki 17 yıllık tecrübemizi geleceğe taşımak için her birimize çok önemli görevler düşüyor. Kendimizi sürekli güncellemez, geliştirmez, ileriye götürmezsek kaybetmeye mahkum oluruz. Unutmayın 'ağaç isteyen tohum eker' derler. Biz de gelecekte daha iyisini istiyorsak şimdiden tohumları toprakla buluşturmalıyız." ifadelerini kullandı.

Planlı belediyecilik olmadan başarı olmayacağını vurgulayan Erdoğan, "Dolayısıyla olmazsa olmazımız planlı belediyeciliktir. Yıllık ve 5 yıllık planı olmayan belediye başkanı tıpkı rotası olmayan gemi gibi rastgele savrulmaya mahkumdur. Her günün işi elbette acildir ama asıl olan kendi önem ve önceliğinizden kopmamanızdır. Böyle bir planınız yoksa gündelik karmaşa içinde aylarınız, yıllarınız geçip gider. Döneminiz bitip geriye baktığınızda da kalıcı hiçbir şeyin olmadığını görürsünüz. Yaptığınız işleri belli periyotlarla raporlamak suretiyle gözden geçirmez, muhakeme ve muhasebeye tabi tutmazsanız nereden nereye gittiğinizi göremezsiniz." dedi.

- "Mali disiplin belediyecilik anlayışımızın bir diğer ilkesi"

Mali disiplinin belediyecilik anlayışlarının bir diğer ilkesi olduğunu belirten Erdoğan, "Bizim sistemimiz belediyelere mali alanda çok geniş hareket alanı sağlıyor. Bu imkanı doğru kullanan belediye başkanı ismini şehrinin tarihine altın harflerle yazdırır. Çarçur eden ise nefretle anılmaya mahkum olur. Mali imkandan sadece merkezi yönetimden gelen parayı anlayan belediye başkanı zaten baştan kaybetmiş demektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, personel sayısını şişiren bir kadrolaşmaya giden belediyelerin de kaybedeceğini dile getirirken, "Benim belediye başkanlığım döneminde personel harcamaları bütçenin yüzde 30'uydu ama öyle durumlar oldu ki bu birçok belediyede yüzde 100'lere vardı. Arkadaşlar böyle belediyecilik olmaz. Bunu yaptığınız zaman bir defa siz belediye olarak hangi yatırımı yapacaksınız? Onun için de bu konuda yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımızın riyasetinde yapılacak çalışmalarla bu işi bilimsel bir zemine oturtacağız. Çünkü bizim gözümüzde bulunduğu makamı hak eden başkan, kaynak üretme becerisini gösterebilen başkandır." değerlendirmesinde bulundu.

İstikrar ve güvenin önemine işaret eden Erdoğan, "Bunu başaramadığımız zaman kaybederiz. Şimdi 'yeşil şehirler, huzurlu nesiller' diyoruz. Şehirlerimiz yeteri kadar betona boğuldu. Bundan sonra hem yatay mimari yoluyla hem park, bahçe, yeşil alan gibi çalışmalarla şehirlerimizin rengini yeşile dönüştürmeliyiz. Şehirlerimizin güzeliğine güzellik katan millet bahçelerini yaygınlaştıracağız. Çok büyük bir ihtiyaca cevap veren millet kıraathanelerinin sayısını daha da artıracağız. Niye? Gençliğimizi bu millet kıraathanelerinde meşgul edelim, bunlar sağa sola savrulup oralarda tinerci olmasınlar. Sağa sola savrulup oralarda değerlerimizden kopmasınlar. Bu millet kıraathaneleriyle onlara orada ikram edeceğimiz çay, simit, pasta vesaire, bir çorba, bunlarla siz kendinize bağlamış olacaksınız." diye konuştu. Erdoğan, artık kişiye özel düzenleme anlamına gelen parsel bazlı değil ada bazlı imar anlayışının her yerde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Belediyeciliğin mesaiyle sınırlı iş olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sabah 8 veya 9, akşam 5, olmaz böyle şey. Geldik, işimiz bitene kadar belediyede duracağız, çalışacağız. Personel mecbur tutamayız ama bileceğiz ki bizim personelimizin içinde de başkan gibi bu işe aşık olanlar muhakkak vardır, olacaktır. Belediye başkanlarımızın her biri günün 24 saati, haftanın 7 günü çalıştığını bilecek, düzenini ona göre kuracaktır. Herhalde akşamları yatarken telefonunuzu da kapamazsınız. Telefon 24 saat açık olmalı. Bunu söylerken ben 'bal, bal' diyerek ağız tatlıyanlardan olmadım. Telefonumu devamlı 24 saat açık tutan birisiyim. Siz de telefonlarınızı 24 saat açık tutacaksınız. Kapısı daima açık olmayan, kendini şehir halkından uzak tutan, ekibini doğru şekilde kurup denetlemeyen bir başkan AK Parti'nin belediye başkanı olamaz. Yönettiği şehrin tüm kesimlerine ulaşamayan, tüm kesimleri karar alma süreçlerine dahil edemeyen belediye başkanı mutlaka hata yapar. Bunun için sivil toplumdan akademiye, farklı yaş, meslek ve eğitim gruplarına kadar her kesimle doğru iletişim kanalları kurmanız gerekiyor."

(Sürecek)

Geri Dön