"AK Parti bu verilere nasıl ulaşmıştır"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak: - "AK Parti, YSK'ye yaptığı itirazda yer alan hem kısıtlı hem de cezaevi seçmen kütükleriyle ilgili verilere nasıl ulaşmıştır? Bu verilerin bir kısmı Adalet, bir kısmı Sağlık Bakanlığına emanet edilmiş verilerdir ve vatandaşların rızası olmadan bu verileri almak mümkün değildir" - "Bunların gasbettiği mazbatayı, milletimiz 23 Haziran'da Ekrem İmamoğlu'na yeniden verecektir, hak yerini bulacaktır" - "(İstanbul seçimlerinin iptali) Aynı sandık, aynı zarf, aynı kurul. AK Parti temsilcilerini kim atamış oraya gelmiş? Niye herhangi bir zabıt tutmamışlar? Çalınan minare o kadar büyük ki ne kılıf biçmeye çalışsalar buna kumaş yetmez" - "(Samsun'daki 19 Mayıs töreni) Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanımız, bu ülkenin ana muhalefet partisinin lideridir. Burada sözünü ettiğimiz bir devlet törenidir. Milletimizin vergileriyle yapılan bir törendir. Eğer Genel Başkanımız bu törene davet edilmemiş olsaydı, garip olan bu olurdu"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "AK Parti, YSK'ye yaptığı itirazda yer alan hem kısıtlı hem de cezaevi seçmen kütükleriyle ilgili verilere nasıl ulaşmıştır? Bu verilerin bir kısmı Adalet, bir kısmı Sağlık Bakanlığına emanet edilmiş verilerdir ve vatandaşların rızası olmadan bu verileri almak mümkün değildir." dedi.

Öztrak, parti genel merkezinde Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ile düzenlediği basın toplantısında, 11 gündür YSK'nin İstanbul seçimleriyle ilgili gerekçeli kararını beklediklerini söyledi.

"Çalınan minare o kadar büyük ki ona kılıf dikmekte çok zorlanıyorlar" diyen Öztrak, "Ama minareyi çalarken yapılan yolsuzluklar, kanunsuzluklar da artık paçalardan akmaya başladı." ifadesini kullandı.

Öztrak, şöyle devam etti:

"6 Mayıs'ta YSK'nin sandık darbesi gerçekleştirilmeden hemen önce yaptığım basın toplantısında, devlet gücü kullanılarak kısıtlı seçmen listelerinin AK Parti'ye nasıl olup da verildiğini sormuştum. 6698 sayılı yasa açık, 'devlet kendisine emanet edilen özel nitelikli kişisel verileri vatandaşların rızası olmadan başka hiç kimseye veremez' diyor. Ancak AK Parti ile devlet kurumları arasında artık hiçbir sınır kalmamıştır. AK Parti, YSK'ye yaptığı itirazda yer alan hem kısıtlı hem de cezaevi seçmen kütükleriyle ilgili verilere nasıl ulaşmıştır? Bu verilerin bir kısmı Adalet, bir kısmı Sağlık Bakanlığına emanet edilmiş verilerdir ve vatandaşların rızası olmadan bu verileri almak mümkün değildir. Vatandaşların rızası olmadan bu verileri AK Parti'ye kim vermiştir? Bu soruyu Adalet Bakanı da Sağlık Bakanı da derhal cevaplamalıdır."

Öztrak, Kişisel Verilerin Korunması Kurulu'nun CHP üyesinin bu bilgilere nasıl ulaşıldığına dair şikayeti Kişisel Verileri Koruma Kurul Başkanlığına yaptığını ancak üzerinden bir hafta geçmesine rağmen bu konunun kurul gündemine alınmadığını söyledi.

- "Araştırma önergesi verdik"

Bugün şikayet dilekçelerini yenilediklerini dile getiren Öztrak, ayrıca TBMM'de de bir araştırma önergesi verdiklerini söyledi.

AK Parti'nin bir yetkilisinin "sandığa gitmeyen seçmeni bire bir iknaya çalışacağız" dediğini aktaran Öztrak, "Sandığa gitmeyen seçmeni nereden biliyorlar? YSK, bu bilgiyi kimseyle paylaşmıyor benim bildiğim kadarıyla. Biz istiyoruz alamıyoruz. Bu bilgiler YSK'nin, il ve ilçe kurullarının koruması altındadır ve bu veriler ancak buralardan elde edilir. Eğer AK Parti yetkilisi 'sandığa gitmeyenler üzerinde bire bir çalışacağız' diyorsa bu aynı zamanda AK Parti'de bu bilgiler var demektir. O zaman bu bilgileri YSK'den biz de istiyoruz." diye konuştu.

Ekonomideki yangının her geçen gün büyüdüğünü savunan Öztrak, bu arada dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor." şeklindeki sözlerinin gazetelere yansıdığını belirtti.

Yalanlanmayan bu sözlerin, iktidarın milleten nasıl koptuğunu bir kez daha açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Öztrak, "Siz orada oturuyorsanız, keyfi sürüyorsanız, milletin vergileri ile sürüyorsunuz. Dolayısıyla sizin millete dönüp, 'karnını doyuruyorsun yine de oy vermiyor' deme hakkınız yok. Milleti hakir görme hakkınız yok. Bugün milletin karnını doyuruyorsanız bunun parasını cebinizden ödemiyorsunuz." diye konuştu.

Ekonomi yönetimine ilişkin eleştirilerini sürdüren Faik Öztrak, 1 Nisan'dan bugüne kadar reel sektörün üstlendiği kur farkının 113 milyar Türk lirası, borsada şirketlerin kaybettiği değerin tutarının ise 55 milyar Türk lirası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"İkisini toplayın neredeyse 170 milyar Türk lirası zarar var. Bu zararı kim ediyor? İş adamı ediyor. İş adamını TÜSİAD temsil ediyor. Onunda Yüksek İstişare Kurulu Başkanı bağırıyor, 'tedbir alın yandık' diye. Siz demediniz mi 'ekonominin tek sorumlusu benim.' Bugün hazinenin en son yaptığı ihalenin faizi yüzde 26. Bu 2004 yılındaki faiz. Nereden nereye gidiyoruz. Bu şikayette bulunan vatandaşları tehdit etmeye kimsenin hakkı yoktur. Hele hele Cumhurbaşkanlığı makamına oturan AK Parti Genel Başkanının tehdit etme hakkı hiç yoktur. Bu iş adamları dertlerini herhalde Marko Paşa'ya anlatmayacak. Hem sorumluluğu talep edeceksiniz hem de sorumluluğunuzun gereğini yapmayacaksınız. Artık korku duvarları yıkılmıştır. Ülkede herkes konuşacaktır, herkes derdini söyleyecektir. Bu dertleri çözmenin yükümlülüğü de yönetimdedir. Üstesinden gelemiyorsa o zaman durumunu bir değerlendirecektir."

- FETÖ iddiaları

Aydın'da FETÖ'den yargılanan Erkan Karaaslan isimli sanığın, "Özlem Çerçioğlu ve Ekrem İmamoğlu hakkında beyanda bulunması için baskı yapıldığı"nı söylediği hatırlatılarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bu konudaki açıklamaları sorulan Faik Öztrak, "Atama İçişleri Bakanı, yine yavuz hırsız ev sahibini bastırır taktikleri ile topa girmiş." dedi.

Bu konuda daha önce açıklamalarda bulunduğunu ve sanığın, bazı bakanların bu suçlamalarda bulunması için yakınlarıyla görüştüğünü söylediğini de belirten Öztrak, şöyle devam etti:

"Bu bakanlar kim çıksınlar açıklasınlar dedik. Daha tık yok ama görüyorum ki alınanlar var, yarası olan gocunur. Kimse bu bakanlar, kim bu gazetecinin hapishaneye girmesi için izin verdiyse bu izinden kimlerin haberi varsa bunların açıklanması lazım. Bizim seçilmiş belediye başkanlarımıza bir kumpasın peşindeler. Hangi devlette yaşıyoruz? Yavuz hırsız ev sahibini bastırır taktikleri sökmez, yarası olan gocunur. Çıksın hangi bakanlarsa, 'bunlar biziz' diye açıklamayı yapsınlar. Biz diyoruz ki kendileri çıksın açıklasınlar. Şimdilik bunu söylüyoruz."

Soylu'nun terör elebaşının avukatlarıyla görüşmesine ilişkin, "Seçim öncesinde bu konuşuldu ve devlet dedi ki 'şimdi bu görüşmenin gerçekleşmesi uygundur." şeklindeki açıklaması da sorulan Öztrak, "Orada bir de seçim lafı geçiyor. 'Seçimden önce görüşmesi uygundur.' Burada söylenen laflar son derece tehlikeli laflar. Cezaevinde bir mahkumun avukatlarıyla görüşmesi hukuken olamıyor ama devlet 'seçim öncesinde böyle yapılırsa uygun görülür' deyip görüşmesine izin veriliyor. Demek ki avukatların mahkumla görüşmesi tamamen siyasi. Bu karar tamamen siyasi. Ben bu kararı ve bu söylenenlerin takdirini milletimize bırakıyorum. Milletimizin gözü önünde çok ilginç bir oyun oynanıyor. Evet bir beka sorunu varmış ama bu beka sorunu koltuklarının bekasıymış." yanıtını verdi.

Süleyman Soylu'nun, "Bir seçim iptal edilmesi gerekiyorsa Büyükçekmece seçimleri iptal edilmeliydi." şeklinde açıklamalarda bulunduğu belirtilerek, bu sözleri de sorulan Öztrak, "Büyükşehir iptal edilmemeliydi ama Büyükçekmece iptal edilmeliydi mi diyor? Bu atanmış İçişleri Bakanı, kendini mahkeme yerine, YSK yerine koyuyor, kendini başka yerlere koyuyor. Neden olacakmış? Kendi içişleri, mülkiye müfettişlerini oraya gönderdiği için mi? Hukuken baktığınızda ne büyükşehir belediye başkanlığının ne Büyükçekmece seçimlerinin iptali milletin vicdanına sığacak hususlar değildir. Bunların hepsi hukuka aykırıdır. Bunların gasbettiği mazbatayı milletimiz 23 Haziran'da Ekrem İmamoğlu'na yeniden verecektir, hak yerini bulacaktır."

Soylu'nun sayım döküm işlemleri yapılırken, sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sayımında yolsuzluk yapıldığını söylediği belirtilerek, değerlendirmesi sorulan Öztrak, "Bunu yapan kurullar, YSK tarafından daha doğrusu il, ilçe seçim kurulları tarafından YSK bilgisinde atanmış kurullar. Aynı sandık, aynı zarf, aynı kurul. AK Parti temsilcilerini kim atamış oraya gelmiş? Niye herhangi bir zabıt tutmamışlar? Çalınan minare o kadar büyük ki ne kılıf biçmeye çalışsalar buna kumaş yetmez." dedi.

Faik Öztrak, başka bir soru üzerine de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Samsun'da düzenlenecek 19 Mayıs resmi törenlerine katılmasının olağanüstü bir durum olmadığını bildirdi. Öztrak, "Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanımız, bu ülkenin ana muhalefet partisinin lideridir. Burada sözünü ettiğimiz bir devlet törenidir. Milletimizin vergileriyle yapılan bir törendir. Eğer Genel Başkanımız, bu törene davet edilmemiş olsaydı garip olan bu olurdu." açıklamasında bulundu.

- CHP'nin 19 Mayıs etkinlikleri

Yıldırım Kaya da CHP'nin 19 Mayıs etkinlikleri hakkında bilgi verdi.

19 Mayıs'ı coşkuyla kutlayacaklarını belirten Kaya, "Dün Mustafa Kemal Atatürk'ü Beşiktaş İskelesi'nden uğurladık. Pazar günü de Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ve partililerimizle Samsun'da karşılayacağız." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun Samsun'da düzenlenecek devlet törenlerine katılacağını bildiren Kaya, ayrıca Merkez Yönetim Kurulu'nun da Atakum ilçesinde toplanacağını söyledi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Kılıçdaroğlu'nun Atakum ve İlkadım belediyelerini ziyaret edeceğini duyuran Kaya, Kılıçdaroğlu'nun ayrıca gençlerle sohbet programı ve Yeryüzü İftar Sofrasına katılacağını bildirdi.

Yıldırım Kaya, Kılıçdaroğlu'nun akşam da Kıraç ve Niyazi Koyuncu konserini dinleyerek, Ankara'ya hareket edeceğini kaydetti. Kaya ayrıca, 24 Mayıs'ta, 1919 kişilik bir heyetle Anıtkabir'i ziyaret edeceklerini de bildirdi.