HABER

AK Parti MYK toplantısı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: (3) - "(PKK yandaşlarının Avrupa'daki Türklere saldırıları) Bütün ülkeleri, PKK terör örgütünün ve benzer terör örgütlerinin soydaşlarımızı, dindaşlarımızı, vatandaşlarımızı taciz etmesine karşı daha duyarlı olma konusunda uyarıyoruz" - "(İkinci yargı paketi) Bir defaya mahsus ceza indirimi yerine bir sistem değişikliğinden yanayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terör örgütü PKK yandaşlarının Avrupa'daki Türklere yönelik saldırılarına ilişkin, "Bütün ülkeleri, PKK terör örgütünün ve benzer terör örgütlerinin soydaşlarımızı, dindaşlarımızı, vatandaşlarımızı taciz etmesine karşı daha duyarlı olma konusunda uyarıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulunan ve gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Çelik, PKK yandaşlarının Avrupa'daki Türklere yönelik saldırılarını da değerlendirdi.

Çelik, "Bu terör örgütünün nasıl bir organizasyon içerisinde olduğu ve maalesef müttefiklerimizin bunlara karşı sessiz kaldığının bir göstergesi de Avrupa'da Türklere yapılan saldırılardır. Almanya'da Türklere yönelik olarak 17 saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırılarda 15 kardeşimiz yaralanmıştır. Belçika, İtalya, İsviçre ve Finlandiya'da saldırılar oldu. Bütün bu ülkeleri, PKK terör örgütünün ve benzer terör örgütlerinin soydaşlarımızı, dindaşlarımızı, vatandaşlarımızı taciz etmesine karşı daha duyarlı olma konusunda uyarıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliğine ait diplomatik plakalı bir aracın kundaklandığını dile getiren Çelik, bir cami ve lokalin de saldırıya uğradığını belirtti.

Çelik, Almanya'da Türk toplumunun buna benzer saldırılarla karşılaştığına dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Derhal Alman Dışişleri Bakanlığına gerekli bildirimlerde bulunduk. Bütün bu şiddet eylemlerini bir kere daha buradan açık bir şekilde kınıyoruz. Alman makamlarına da gerekli ve yeterli tedbirleri almadıkları için teessüflerimizi iletiyoruz. Bu konuda ciddi bir şekilde tedbir almalılar. Vatandaşlarımıza yönelik her türlü tacizi kökeninde istihbari olarak engelleyecek tedbirleri yürürlüğe koymalılar. Bu saldırılar, aynı zamanda Türkiye'nin nasıl bir terör yapılanmasıyla karşı karşıya olduğunu da net bir şekilde gösteriyor. Bir düğmeye basıldığı zaman Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı Barış Pınarı Harekatı bölgesinde saldıranlar, aynı şekilde Almanya'da bunların uzantıları vatandaşlarımıza saldırmaktadır."

Bu saldırılara karşı yeterince tedbir alınmamasını "ülkelerin zaafı" olarak nitelendiren Çelik, yalan ve manipülatif haberlerin de bu ülkelerin medyasında çıktığına işaret etti.

Ömer Çelik, ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter hesabından, silah tanıtımı sırasında kaydedilmiş güçlü patlamaların yer aldığı görüntüleri Barış Pınarı Harekatı sırasında kaydedilmiş gibi servis edilen videoyu, "yalan haber" notuyla paylaştığını hatırlattı.

Çelik, Barış Pınarı Harekatı başlamadan önce bazı Alman siyasetçilerin "gerilimin tırmanacağı" yönündeki açıklamalarına işaret ederek "Gerilim tırmanacaksa neden gerekli tedbirleri almıyorsunuz? Niçin vatandaşlarımız orada savunmasız bir şekilde kalabiliyorlar?" diye sordu.

- "Silahların toplanması meselesi ABD'nin sorumluluğundadır"

Suriye'de silahların toplanma sürecinin nasıl işlediğine yönelik bir soruya Çelik, ABD ile yapılan mutabakatı anımsatarak "YPG'lilere gönderilen ağır silahların toplanması meselesi ABD'nin sorumluluğundadır. Bütün silahların toplanması meselesi ABD'nin sorumluluğundadır. Bu son derece vahim bir durumdur. Şimdiye kadar bizim tespitlerimize göre 30 bin TIR ve 4 bin 500 kargo uçağı silah bu terör örgütüne bir NATO üyesi ülke, bir müttefikimiz tarafından gönderilmiştir." cevabını verdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli Savunma Bakanlığının bunu güçlü bir şekilde takip ettiğini bildiren Çelik, Brüksel'deki NATO Toplantısı'nda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın bu konuyu muhatabına ilettiğini, silahların toplanması konusundaki sorumluluklarını hatırlattığını aktardı.

Çelik, "Günlük olarak kendilerinden haber, bilgi beklediğimizi ifade ediyoruz. Bugün de bir bilgi alışverişi mekanizması toplantısı olacaktı." bilgisini verdi.

TSK'nin kendi imkanlarıyla terör örgütünün silahlarının imha edildiği ve ele geçirildiği bir süreç yaşandığını belirten Çelik, "Terör örgütüne ait 2 zırhlı araç ele geçirildi. Bir büyük top imha edildi. Külliyetli miktarda grad füzesi, doçka ve biksi mühimmatı ile çok sayıda mayın arama dedektörü ve şarjör gibi malzeme ve teçhizat ele geçirildi. Aynı zamanda PYD/YPG terör örgütünün tahkimatı olan pek çok yer Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından imha edilmiştir. Ama esas olan bunların, mevcut silahların ve ağır silahların ABD tarafından toplanması ve bunun bizim tarafımızdan da görülmesi, teyit edilmesidir. Bu süreçle ilgili günlük bilgi alışverişi devam ediyor." diye konuştu.

- "Nasıl bir davranış ortaya çıkacağını hep beraber göreceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump'ın mektubunun ve ekinin ABD ziyaretinde iadesinin olup olmayacağına yönelik bir soruyu Çelik, şöyle yanıtladı:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mıza karşı herhangi bir devlet başkanının saygı sınırlarını aşan herhangi bir mesajı kabul edilemez. Bizim için herhangi bir şekilde kayda değer bulunmaz. Ana muhalefet partisi bunu tebellüğ ediyor ama biz bunu tebellüğ etmiyoruz. Aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanı'mız, bir terör örgütünün liderinin ifadelerinin de mektuba ek yapılmasının doğru olmadığını belirtmiştir. Bütün bunları 13 Kasım'da muhatabıyla görüşeceğini ifade etmiştir. Nasıl bir davranış ortaya çıkacağını hep beraber göreceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanı'mızın hem kendisinin kişisel saygınlığı hem Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığı konusunda ne kadar güçlü bir duruşa, hassasiyete sahip olduğu çok net bir şekilde bilinir. Nitekim kendisine dönük olarak dünyanın her tarafından gelen Barış Pınarı Harekatı'nın yapılmamasıyla ilgili baskılar karşısında, dünyanın çeşitli yerlerinden yükselen 'tehditler' karşısında nasıl kararlı bir duruş sergilediği, herhangi bir şekilde duruşundan ve siyasetinden taviz vermediği Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını ve ilkelerimizi koruma konusunda güçlü bir yaklaşım sergilediği bilinmektedir. Kendilerinin 13'ünde ABD ziyaretinde nasıl bir şekilde davranacağını hep beraber göreceğiz. Bu kararlı duruşun ve ilkeli siyasetin bir devamı olarak bu duruş da kendisini gösterecektir."

- "Çarpıtmanın tipik bir örneği"

Çelik, Nevşehir Valiliğinin 29 Ekim yürüyüşüne izin vermediği iddialarına ilişkin soruya, yarın bütün illerde valiliklerin koordinasyonunda coşkuyla, çok güçlü kutlamalar yapılacağını, bu konuda çıkan haberlerin, twitlerin çarpıtmanın tipik bir örneği olduğunu söyledi.

Bu tip milli bayramlarda ortak duyguyu, birlikteliği yücelten tutumlar içerisinde olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, "Alternatif yürüyüşler, törenler tertip ederek bu ortak duyguyu, coşkuyu, bilinci zedelememek gerekir. Valilerimizin kendi illerindeki durumla ilgili olarak, alternatif birtakım kutlama yapmak isteyenlere izin verip vermemesi o ille ilgili değerlendirilecek bir şeydir. Cumhuriyet hepimizin ortak çatısıdır. Adlarımız, partilerimiz, kimliklerimiz farklı olabilir, hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Dolayısıyla bu duyguyu yarın milletçe 7'den 70'e kutlayacağız." ifadesini kullandı.

Çelik, 3600 ek gösterge meselesine yaklaşımlarının pozitif olduğunu, bu konuda çalışmaların sürdüğünü dile getirerek çalışmalar kapsamında, polisler, hemşireler, din görevlileri ve öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesiyle ilgili yapılacak düzenlemenin söz konusu olduğunu ifade etti.

- "Cezasızlık durumu toplumsal vicdanı olumsuz yönde etkileyecektir"

Çelik, MHP'nin geçen yıl hazırladığı af yasası teklifinin yeniden gündeme gelmesi ve bu teklifin ikinci yargı paketinde yer alıp almayacağıyla ilgili soruya, "Bu konuda çok büyük bir hassasiyet var. Çalışmaların sonuçlanmasını beklemek lazım. Çünkü vatandaşlarımız da bu konuyu çok soruyor. Esas olan şu, tabii ki karşılıklı çalışılıyor, tabii ki AK Parti kendi çalışmasında henüz son noktayı koymadı." yanıtını verdi.

"Bir defaya mahsus ceza indirimi yerine bir sistem değişikliğinden yanayız." diyen Çelik, şöyle konuştu:

" 'Bir defaya mahsus ceza indirimi verelim' demenin başka birtakım semptomları olduğunu geçmişteki birtakım örneklerden gördük. Bunun yerine sistem değişikliği en mantıklı, makul yoldur. Mevcut durumda bir yandan cezasızlık algısı gibi bir durum söz konusu olmamalıdır. Yani birileri suç işliyor ama herhangi cezayla karşı karşıya kalmıyor, cezasızlık durumu toplumsal vicdanı olumsuz yönde etkileyecektir, adalete de uygun değildir. Aynı zamanda da cezaevlerinde de ciddi kalabalıklaşma sorunu var. Dolayısıyla cezasızlık algısının ortaya çıkmamasıyla bu kalabalıklaşma sorununu belli bir denge içerisinde çözen bir yaklaşım ortaya çıkarmaya çalışıyoruz."

Çelik, AK Parti'nin bir kereliğine af indirimi değil de ceza sistemindeki sistem değişikliği konusunu dengeleyecek bir yaklaşım üretmeye çalıştığını dile getirerek toplumdaki cezasızlık algısının önlenmesi için suç işleyen ve hapis cezasına mahkum olan herkesin belli bir oranda cezaevinde kalmasını sağlayacak bir düzenleme üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Kalabalıklaşma durumunu gidermek için yeni infaz usulleri üzerinde çalışıldığını bildiren Çelik, "Arkadaşlarımız tarafından, geceleyin infaz, hafta sonu infaz ya da konutta infaz gibi usuller de değerlendiriliyor. Konutta infazda kadın ve yaşlılar lehine düzenlemeler yapılması için çalışmalar yapılıyor. Tabii kamuoyunun son derece hassas olduğu konu uyuşturucu, cinsel suçlar, terör ve terör örgütlü suçlarla tekrar tekrar suç işleyenlerin durumunun özellikle tartışılması gerektiğini değerlendiriyoruz. Bunlar üzerinde arkadaşlarımız 'bu dengeyi nasıl sağlarız?' diye bir çalışma yapıyor, son noktasını koymadık." diye konuştu.

Çelik, bu konuda çalışmaları tamamladıktan sonra Meclis'e sunacaklarını, sonucun o şekilde tecelli edeceğini söyledi.

Ömer Çelik, KKTC Başbakanı Ersin Tatar'ın Barış Pınarı Harekatı süresince güçlü destekler verdiğini, desteklerinden dolayı Tatar'a ve KKTC'ye teşekkürlerini sunduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

Geri Dön