AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan: (5) - "Belirlediğimiz güvenli bölge sınırları içinde halen teröristlerin bulunduğunu biliyoruz. Bizi 'Teröristleri buradan çıkardık, buralar teröristlerden arındırıldı.' laflarıyla aldatamazlar" - "Buralar teröristlerden arındırılmış değil. Ne Tel Rıfat'ta ne de Münbiç'te halen teröristler oralardan çıkarılmış değil. Aynı şekilde Rasulayn'ın doğusunda, güneyde yine teröristlerden bu bölgeler arındırılmış değil" - "Siz YPG/PKK'yı terör örgütü olarak raporlarınıza yazmayınca, bu eli kanlı katiller ibra mı oluyor? Elbette hayır. Kendi elinizle kurduğunuz, ipinin de halen siz de olduğunu artık itiraf ettiğiniz DEAŞ denen ucubeyle mücadele bahanesiyle katlettiğiniz yüzbinlerce masumun vebalinden kurtulamazsınız" - "Güvenli bölge sınırları ötesindeki teröristler de güvenlik güçlerimize yönelik saldırılar düzenliyor. Bu duruma seyirci kalmayacağız" - "Bizi yaptırımla korkutanlar, bizim için tek yaptırım merciinin Allah olduğunu bilmiyorlar galiba. Bize kendi isteklerini dikte etmeye çalışanlar, bizim sadece milletimizden emir alacağımızı da bilmiyorlar galiba"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, belirledikleri güvenli bölge sınırları içinde halen teröristlerin bulunduğunu belirterek, "Bizi 'Teröristleri buradan çıkardık, buralar teröristlerden arındırıldı.' laflarıyla aldatamazlar. Buralar teröristlerden arındırılmış değil. Ne Tel Rıfat'ta ne de Münbiç'te halen teröristler oralardan çıkarılmış değil. Aynı şekilde Rasulayn'ın doğusunda, güneyde yine teröristlerden bu bölgeler arındırılmış değil." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Fırat Kalkanı Harekatı'yla 3 binin üzerinde DEAŞ ve 600 YPG/PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlattı.

Terör örgütü DEAŞ'a karşı kazanılan bu muazzam başarı karşısında dahi samimiyetle Türkiye'nin yanında yer alan kimsenin neredeyse bulunmadığını söyleyen Erdoğan, "Çünkü bunlar kendileri zaten DEAŞ'la beraber hareket ediyorlar." ifadesini kullandı.

Daha sonra Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin bölgesinin YPG/PKK teröristlerinden temizlendiğine ve terör örgütü DEAŞ tehdidinden kurtarıldığına işaret eden Erdoğan, "Bu kez sessiz kalmadılar, oldukça ağır bir şekilde ülkemizi eleştirmeye kalktılar. Tabii önce söylenen laflara baktık, sonra söyleyenlere baktık ve hiçbirini kale almadık. Bu arada, hiç olmadık bahanelerle ülkemizi uluslararası alanda köşeye sıkıştırma çabaları kesintisiz sürdü. Amaçları, Türkiye'yi takatsiz bırakıp, güney sınırlarımız boyunca kurmaya çalıştıkları terör koridoruna razı etmekti. İşte bu da Irak sınırından Cerablus'un biraz daha batısına kadar orada bir koridor açmak. Çünkü bu koridor ülkemiz için tehdit oluşturacaktı. Buna fırsat vermedik." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, savunma sanayi alanında tam anlamıyla örtülü ambargoya maruz kaldığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarında kullandığı her türlü silahın, mühimmatın, teçhizatın tedarikini engellediler. Bir basit tabancanın bile bize satışını engellediler. Bunlar bizim için leblebi çekirdek. Biz bunu zaten üretiyoruz. Bunu benim Karadeniz'deki vatandaşım zaten yapıyor, üretiyor. Bunlar problem değil. Madem stratejik ortağız, bunlar nedir? Bunları niye yapıyorsunuz? Kimini kendimiz üreterek, kimini başka yerlerden temin ederek bu engelleri birer birer aştık. Mesela sınırlarımıza yapılan yoğun saldırılar sebebiyle acil ihtiyaç duyduğumuz hava savunma sistemlerini bize satmadıkları için gidip Rusya'dan S-400 aldık. Buna rağmen durmadılar. Projenin kurucu ortağı olduğumuz, üreticisi konumunda bulunduğumuz, parasının da bir kısmını ödediğimiz ki 1 milyar 400 milyon dolardır, F-35 savaş uçaklarımızı bize teslim etmek istemediler. Bunun üzerine biz de öncelikle kendi milli muharip savaş uçağımızın geliştirilmesi sürecini hızlandırdık. Aynı zamanda alternatif tedarik yollarını araştırıyoruz."

- "Kinlerini kusmaya başladılar"

Erdoğan, dünyada her şeyin alternatifi olduğuna işaret ederek, "Yeter ki paran olsun, verirsin alırsın." dedi.

Bu konuda da Türkiye'yi teslim alamayınca, asırlık hesapları gündeme getirip, kinlerini kusmaya başladıklarının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu gerçeği herkesin bilmesini istiyorum. Terör örgütlerine verilen her destek, bu yönde atılan her adım, sadece bizim mücadele azmimizi biliyor. Barış Pınarı Harekatı'mızı başlatmadan önce, ülkemize böyle bir adım atmaması konusunda ne büyük tehditler savrulduğunu hatırlıyorsunuz değil mi? 'Asarız, keseriz, vururuzdan başlayan bu tehditlere rağmen Barış Pınarı Harekatı'nı başlattık mı? Başlattık. Peki, bizi asan, kesen, vuran oldu mu? Olmadı. Niye? Çünkü bunlar mertçe mücadele etmeyi bilmezler. Bunların her işi sinsilik, iki yüzlülük, tuzak kurma, oyuna getirme üzerine kuruludur. Şimdi yine benzer çabalar içindeler. Her gün birileri çıkıyor ülkemizi tehdit ediyor.

Meclislerinde bizim için hiçbir hükmü olmayan kararlar alıyorlar. Gazetelerinde mürekkebinden kin ve kan damlayan yazılar yazıyorlar. Ekranlarda ağızlarını köpürterek analizler yapıyorlar. Arada bir de mektuplar yazıyorlar. Böyle yapınca Türkiye korkup geri mi çekiliyor? Siz YPG/PKK'yı terör örgütü olarak raporlarınıza yazmayınca, bu eli kanlı katiller ibra mı oluyor? Elbette hayır. Kendi elinizle kurduğunuz, ipinin de hala siz de olduğunu artık itiraf ettiğiniz DEAŞ denen ucubeyle mücadele bahanesiyle katlettiğiniz yüzbinlerce masumun vebalinden kurtulamazsanız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin terörle mücadele operasyonlarında tek bir sivilin bile burnu kanamazken, diğer ülkelerin operasyonlarında oluk oluk sivil kanı dökülüyor olmasını dünya kamuoyunun takdirine bıraktıklarını belirtti.

- "Bu bayrak inmez, bu ezan susmaz"

Türkiye'yi, haklı mücadelesi için eleştirenlerin, tehdit edenlerin, durmaya ve geri çekilmeye zorlayanların, teröristler karşısında böyle kararlı bir duruş sergilemediklerini ifade eden Erdoğan, "Çanakkale'de yedi düveli dize getirmiş, İstiklal Harbi'nde yedi düvele rağmen yeni devletini kurmuş, bunca yıldır terör örgütleri vasıtasıyla vurulan darbelere rağmen dimdik ayakta kalmış Türkiye, bunlara mı eyvallah edecek? Bizi yaptırımla korkutanlar, bizim için tek yaptırım merciinin Allah olduğunu bilmiyorlar galiba. Bize kendi isteklerini dikte etmeye çalışanlar, bizim sadece milletimizden emir alacağımızı da bilmiyorlar galiba. Türkiye'yi müstemlekeleriyle karıştıranlar, gerçeği görmek için bundan daha açık ne tür bir bilgi, belge, karar bekliyor olabilirler? İşte burada tekrar söylüyorum. Bu bayrak inmez. Bu ezan susmaz. Bu ülke bölünmez. Bu millet diz çökmez. Bu devlet, inşallah, ilelebet payidar kalır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sözleri partililerce ayakta alkışlandı.

- Terörle mücadelede kararlılık vurgusu

"Duymayan kulaklar duysun, görmeyen gözler görsün, nasırlaşmış yürekler bu gerçekleri artık anlasın." diyen Erdoğan, Türkiye'nin, Suriye ve Irak topraklarında tek bir terörist kalmayana kadar mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.

Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin evlerine gönüllü dönüşleri için gereken güvenliği, huzuru, altyapıyı kurana, gerekiyorsa bunun için yeni şehirler inşa edene kadar buradaki işlerinin bitmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Amerika ve Rusya ile vardığımız mutabakatlara bağlıyız. Bir şartla, muhataplarımızın da sözlerini yerine getirmeleri halinde bu geçerlidir. Her iki tarafta da belirlediğimiz güvenli bölge sınırları içinde halen teröristlerin bulunduğunu biliyoruz. Bizi 'Teröristleri buradan çıkardık, buralar teröristlerden arındırıldı.' laflarıyla aldatamazlar. Buralar teröristlerden arındırılmış değil. Ne Tel Rıfat'ta ne de Münbiç'te halen teröristler oralardan çıkarılmış değil. Aynı şekilde Rasulayn'ın doğusunda, güneyde yine teröristlerden bu bölgeler arındırılmış değil. Bir taraftan zaten 'Petrolü ben çok severim.' dediği zaman ne var orada? Petrolün yanında petrolü beraber üreteceği teröristler var. Oraları bu teröristler işletiyordu. Bütün geçim kaynakları orasıydı. Güvenli bölge sınırları ötesindeki teröristler de güvenlik güçlerimize yönelik saldırılar düzenliyor. Bu duruma seyirci kalmayacağız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız."

Rusya'dan alınan S-400'lerin, F-35 meselesi ve yaptırımlar başta olmak üzere diğer konularla ilişkilendirilmesinin akıl ve mantık işi olmadığını bildiren Erdoğan, "Bu konudaki ısrarları, ülkemize yönelik husumet dalgasının yeni bir bahanesi, yeni bir aracı olarak görüyoruz. Türkiye ile eşit şartlarda konuşmaya, müzakere etmeye, anlaşmaya hazır olan herkese ülkemizin kapıları da gönül kapılarımız da sonuna kadar açıktır. Ülkemizin ve milletimizin istiklaline, istikbaline, onuruna halel getirecek her türlü davranışı, her türlü teklifi, her türlü ifadeyi peşinen reddediyor, sahibine iade ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Bu arada AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na, KKTC Ulusal Birlik Partisi heyeti ve İspanya'da gerçekleştirilen Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda bayanlar kategorisinde birinci olarak altın madalya kazanan Sude Yaren Uzunçavdar ile çok sayıda partili katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde Uzunçavdar ile sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

(Bitti)