Akar: ‘F-35’leri Kasım’da Bekliyoruz NATO’dan Koptuğumuz Yok'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "NATO’dan koptuğumuz yok. Biz NATO’ya karşı hangi sorumluluklarımız varsa bunları eksiksiz, aksaksız yerine getiriyoruz” dedi

Akar: ‘F-35’leri Kasım’da Bekliyoruz NATO’dan Koptuğumuz Yok'

Türkiye, Rusya’dan almak için anlaştığı ve Kasım ayında teslim edilmesini beklediği S-400 hava savunma sistemi nedeniyle ABD’nin F-35 uçaklarının tesliminde bir sorun çıkarmayacağı beklentisini sürdürüyor.

Ankara’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla birlikte Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) üyeleri ve muvazzaf subaylarla biraraya gelen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, F-35’lerin teslimiyle ilgili Malatya’daki 7. Ana Jet Üssü’nde hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Şubat ayının son günlerinde Washington’a yaptığı ziyarette muhataplarıyla S-400 ve F-35 konularını ayrıntılı olarak görüştüğünü belirten Milli Savunma Bakanı, Türkiye’nin F-35 projesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini Amerikalı yetkililerin kabul ettiklerinin altını çizdi.

Akar, “Hem finansal hem de diğer konulardaki taahhütlerimizi aksaksız, eksiksiz en iyi yerine getiren ülkelerden biri olduğumuzu söylediler. Paramızı, ortaklık payımızı ödemişiz, bu arada bize düşen bazı parçaların tasarlanması, bunları eksiksiz yapmaya devam ediyoruz. (ABD’den) Bir takım açıklamalar olmasına rağmen F-35 şu anda normal işliyor görünüyor. Bizim pilotlarımız, bakım personelimiz ABD’de eğitim almaya devam ediyor. Kasım’da bu uçakların Malatya’ya gelmesini bekliyoruz. Bununla ilgili Malatya’daki altyapı hazırlıklarımız tamamlandı” dedi.

Akar: “NATO’dan koptuğumuz yok”

Türkiye’nin etrafında bulunan ülkelerin havadan tehdidi altında olduğunu söylese de tehdit altında bulunduğu ülkelerin isimlerini paylaşmayan Milli Savunma Bakanı, Türkiye’nin hava savunması için belirlediği kriterleri Rusya’nın S-400 füzelerinin karşıladığı için böyle bir tercihte bulunduklarını dile getirdi.

Akar, “Bu konudaki kriterler nedir? Kriterlerimizin birincisi ‘yeteri kadar pazar olduk bundan sonra olmayacağız’ diyoruz. Herhangi bir silahı, aracı aldığımızda bunun teknolojisini, üretimini, bunun ihracını, modernizasyonunu istiyoruz. Belirlenen kriterlere en uygun cevabı veren Rusya ile anlaşma sağlandı ve imzalar atıldı ve bu gerçekleşti. Hala bu durumda iken ABD dahil NATO’daki müttefiklerimize hava savunma sistemleri tedariki için talep mektupları yazdık. ABD tarafından 17 ay sonra cevap verildi. Dolayısıyla bizim buradaki acil ihtiyacımız görmemezlikten gelinmemeli. Bizim NATO’dan koptuğumuz yok. Biz NATO’ya karşı hangi sorumluluklarımız varsa bunları eksiksiz, aksaksız yerine getiriyoruz.”

Prof. Güvenç: “S-400’ler Türkiye’ye geldiğinde kıyamet kopar”

Ancak Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Serhat Güvenç, Türkiye’nin S-400 tercihinin bir vadede stratejik bir tercih yapma aşaması haline gelebileceği kanaatinde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Prof. Güvenç, “Türkiye daha önce Çin füzesi almaya soyundu. Sonrasında bir takım gerekçelerle vazgeçti. Şimdi de S-400 alınıyor. Gerekçe olarak acil ihtiyaç olduğu söyleniyor. Bunlar çok gerçekçi görünmüyor. Bu siyasi ve stratejik bir tercih. ABD’li yetkililer de her geçen gün uyarı dozunu arttırıyor. Doğrudur Türkiye, F-35 konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi. ABD ‘haklıdır’ demiyorum. Ama S-400’lerin hem ABD’nin hem de NATO için yarattığı hoşnutsuzluğun yeterince kavranmadığı ya da kavranmadığı izlenimi verilmek istendiğini düşünüyorum. S-400’ler Türkiye’ye geldiğinde kıyamet kopacak” dedi.

Prof. Güvenç: “S-400’ler Türkiye ile NATO arasındaki işbirliği azaltır”

Almanya’nın dahi ilişkilerini iyi bir seviyede tutmak için özen gösterdiği Rusya ile Türkiye’nin ekonomik, ticari hatta siyasi ilişkilerini güçlü hale getirme çabasının anlaşılır olduğunu vurgulayan Prof. Güvenç, buna rağmen S-400 alımının büyük sıkıntılar doğuracağı kanaatinde.

“S-400 ısrarını iktidarın yerel seçimler öncesi bir manevrası olarak görmüyorum. ABD Başkanı Trump’ın Suriye’den çekileceklerini açıklamasının artık geçerliliğini yitirmesi ve ABD askerlerinin bölgede kalacağının anlaşılması Türkiye’yi Suriye bağlamında Rusya’ya daha da yaklaştırıyor. Unutmamak gerekir ki Rusya hala NATO’nun bir numaralı rakibi. Rus tanklarını alsanız S-400’ler kadar rahatsızlık yaratmazdı. 2011 yılında yapılan Lizbon Zirvesi’nde Balistik Sistem konusu Türkiye ile NATO arasında ciddi sorunlar yaratmış ve neredeyse Türkiye’yi İran mı NATO mu noktasına getirmişti. S-400 konusu da NATO mu Rusya mı seçimine getirebilir. Elbette NATO Türkiye’yi üyelikten çıkarmaz ama daha az işbirliği yapar. İstihbarat alışverişi ve hava savunma işbirliği azalır.”

Prof. Güney: “S-400 alımı Türkiye’nin NATO üyeliğini sorgulatmaz”

Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Nurşin Ateşoğlu Güney ise Türkiye’nin S-400 füze tedarik etmesinin NATO üyeliğini tartışmayacağı açmayacağı görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Prof. Güney, “NATO’dan yapılan açıklamaların ABD’ye göre daha makul olduğunu görebiliyoruz. NATO üyeleri daha çok teknik konuları dile getiriyor. Türkiye de S-400 yazılımının Türkiye tarafından yapılacağını bunun Rusya ile paylaşılmayacağını söylüyor. Ankara açıkça bu teknik sorunun bertaraf edileceği güvencesini veriyor. Bu nedenle NATO ile sorunlar çözüme daha yakın. Kaldı ki bazı NATO üyelerinde S-200 ve S-300 var. Eleştiriler retorik bir üst perdeden yükselebilir. Ama Türkiye’nin üyeliğini sorgulayacak bir noktaya geleceğini sanmıyorum. Batı basınında Türkiye karşıtı lobilerin kalemlerin bu yöndeki görüşlerini okuyoruz. Ama bunların amacı Türkiye’ye baskıyı arttırmak amacı taşıyan bir propagadadan başka bir şey değil” diyor.

Prof. Güney: “Türkiye, seçim döneminde tehditlere pabuç bırakmaz”

Ancak Prof. Güney, ABD’nin seçim sürecinde Türkiye üzerindeki baskıyı bilinçli olarak yansıttığını düşünüyor.

“ABD tarafı Türkiye’yi bilinçli olarak yıpratmaya çalışıyor ve teknik bir sorun olmaktan çıkararak tehditkar bir dille konuyu siyasileştiriyor. Seçim döneminde Türkiye’nin bu tehdide pabuç bırakması elbette söz konusu olamaz. Türkiye F-35’ler konusunda taahhütlerini yerine getirdi. Üretimde de rolü var ve ABD Türkiye’yi F-35 dışında bırakırsa bu durumun onlara da bir maliyeti olacak. Üstelik Türkiye kendi bölgesinde tehdit altında. Bölge ülkelerinin balistik füze menzili artıyor ve hava savunma açığı büyüyor. Patriot temininde sorunlar yaşadık. Suriye’de jetimiz düşürüldü, bize verilmiş olan Patriot çekildi. Dolayısıyla bölgedeki istikrarsızlık ve füze yayılmacılığı nedeniyle kendi milli kabiliyetini ve imkanlarını geliştirmesi gerekiyor. Bu arada Türkiye’nin S-400 alacağının neredeyse kesinleşmesinin ardından ABD Patriot teklifini güncelledi ama o da Türkiye’nin beklentisini karşılamamakla birlikte görüşmeler sürüyor. Yine de Patriot, S400’ün alternatifi değil.”

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler