AKP Sözcüsü'nden ABD Yorumu: ''Ne Irkçılık Ne Şiddet''

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında, siyah Amerikalı George Floyd’un polis nezaretinde yaşamını yitirmesi sonrası başlayan protestoları da yorumladı

AKP Sözcüsü'nden ABD Yorumu: ''Ne Irkçılık Ne Şiddet''

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

Dünya gündeminin siyah Amerikalı George Floyd’un ABD'de polis nezaretinde yaşamını yitirmesi sonrası başlayan protestolara odaklandığını söyleyen Çelik, "Son zamanlarda özellikle ırkçı polis şiddetinin, yani bir insan suçlu olduğu için değil, sadece suçlu olsa bile ona siyahi ya da Hispanik olduğu için orantısız güç kullanılması, hukuk dışına çıkılması gibi bir tablo söz konusuydu. Floyd konusunda da kişi esasında etkisiz hale getirildiği halde şiddetle onun ölümüne yol açacak şekilde, defalarca 'nefes alamıyorum' diye bağırdığı halde ölene kadar ona bir baskı ve şiddet uygulanıyor. Tabii bu 'nefes alamıyorum' sloganı, ırkçılığın baskısı altında insanlık adına, insani bir hayat, eşitlik, adalet, özgürlük için nefes alamıyorum sloganına dönüştü ve bütün dünyada, Amerika'daki şiddete karşı bir infial oluşturdu" dedi.

"ABD halkının başlattığı gösterilerde dile getirilen eşitlik talebini, ırkçılığa karşı sergilenen protestoları, Amerikan demokrasisinin ve toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz" diyen Çelik, hem ırkçıların ve şiddet uygulayanların mahkum edilmesi hem de bu zihniyetle çok daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

"Amerika'da tehdit, içerideki ırkçılar tarafından yükseltiliyor"

"Batı dünyası, Batı ittifakı tehdidi dışarıdan bekliyordu. Daha çok Çin ve Rusya gibi ülkelerin altı çiziliyordu ama hem Avrupa'da, hem Amerika'da tehdit, içerideki ırkçılar tarafından yükseltiliyor. Her ülke kendisine dönük dış tehditlerle mücadele konusunda birtakım kurumsallaşmış yöntemlere sahip ama kendi demokratik dokusunu, demokratik toplum düzenini bozacak şekilde bir yapı ortaya çıktığı zaman, bu ırkçılık, orantısız polis gücüne dönüştüğü zaman bu tip durumlar ortaya çıkıyor" diye konuşan Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Floyd'un ailesine ve Amerikan halkına başsağlığı dileklerini ilettiğini dile getirdi.

Her protesto gösterisinde ve toplumsal olayda birtakım terör grupları, yağmacı gruplar ve şiddet gruplarının ortaya çıktığını vurgulayan Ömer Çelik, "Herhangi bir şekilde meşru protestoları şiddete, yağmaya dönüştürmeye çalışan, ABD'deki kamu düzenini yıkıcı bir etki ile karşı karşıya bırakmaya çalışan bütün bu gruplara karşıyız. Umarız ki bu şahısların hem bu eylemleri engellenir hem de bunların esasında kamu düzenini tehdit ettiği gibi bu eylemlerin barışçı doğasına verdikleri zararın da altının çizilmesi gerekir. Üstelik bunlar öldürülen George Floyd'un hatırasına da saygısızlıktır" ifadelerini kullandı.
Çelik, "Ne ırkçılık ne şiddet, ikisine de karşıyız. Bu ikisinden birini kimse tercih etmek zorunda değil" şeklinde konuştu.

"Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır"

Çelik’in gündeminde Türkiye’de camilere, kiliselere yönelik eylemler, Hrant Dink vakfına gönderilen mektup, kadınlara yönelik şiddet söylemleri de vardı. Bunların hepsini reddettiklerini söyleyen Çelik, "Emniyet teşkilatımız kiliseye yapılan saldırıyla Türkiye’deki kendilerine göre fay hatlarını tetikleme niyetinde olan bu kişileri kısa sürede yakalamıştır. Türkiye’de provokasyon mevsimi kapalıdır. Geçmişte çok yaptılar, bunların maşaları değişir ama arkasındaki zihniyet değişmez. Bunlara hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Camileri, kiliseleri, havraları hedef alan, özel kadınlara şiddet dilini kullananların karşısındayız. Türkiye’de herkes birinci sınıf vatandaştır. Türkiye kimsenin operasyon çekebileceği bir ülke değildir" dedi.

Çelik, Yunanistan'ın Ayasofya'da Fetih Suresi okunmasına tepkisi ile ilgili de "Başkentinde cami olmayan tek ülke Yunanistan’dır. Corona günlerinde Batı Trakya’da ezanı susturmaya çalışmışlardır. Türkiye UNESCO sözleşmesine saygılıdır. Ayasofya hem bizim hem dünyanın mirasıdır. Biz Fetih Suresi okuyoruz, onlar ‘meydan okuyorsunuz’ diyorlar. Biz halkımızla buluşmak için bu tarz organizasyonlar düzenleriz" şeklinde konuştu.

"Suriye’de rejim COVID-19'u insanların ölmesi için kullandı"

Libya’daki son durumu da değerlendiren Çelik, "General Halife Hafter’e bağlı kuvvetlerin eylemlerinin savaş suçu niteliğindedir" dedi. Çelik, Suriye’de ise rejim ihlallerinin İdlib’de ateşkesin korunmasını zorlaştırdığını, ancak bunu korumak adına çaba gösterdiklerini kaydetti. Çelik, "Rejim, Corona günlerinde, sağlık hizmetlerinin rejimin kontrolu dışındaki alanlara geçmesine izin vermedi. Rejimin COVID-19’u da insanların ölmesi için kullandığını görüyoruz’’ dedi.
Yaklaşık 70 günün ardından yüz yüze bir MYK toplantısı yaptıklarını da ifade eden Ömer Çelik, toplantıda fiziksel mesafeyi koruyacak tedbirleri aldıklarını, herkesin maskesini taktığını söyledi. Çelik, Corona salgını tedbirleri nedeniyle yapılamayan Kongre sürecinin nasıl ilerleyeceğinin ve teşkilat çalışmalarının ele alındığını belirtti.