HABER

Alaaddin Keykubat kimdir? Sultan Alaaddin Keykubat ne zaman öldü?

Gösterime giren tarihi dizilerle birlikte izleyiciler Türk hükümdarlarını araştırmaya başlamışlardır. Alaaddin Keykubat da araştırılan hükümdarlar arasında yer alır. Alaaddin Keykubat’ın hayatına gelin birlikte göz atalım.

Alaaddin Keykubat kimdir? Sultan Alaaddin Keykubat ne zaman öldü?

Son dönemlerde dizilerde adı geçen Türk hükümdarların gücünden ve kazandıkları zaferlerden etkilenen izleyiciler onların hayat hikayelerini merak ederler. Anadolu Selçuklu Devleti sultanlarından Alaaddin Keykubat da bu hükümdarlardandır. Hüküm sürdüğü 1221 - 1237 yılları arasında hem idari ve askeri hem de mimari bakımdan Selçuklu sultanlarının en ünlüleri arasındadır.

Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı Alaaddin Keykubat Kimdir?

I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in oğlu olan Alaaddin Keykubat 1190 yılında dünyaya gelmiştir. Hüküm sürdüğü 1221 -1237 yılları arasında birbirinden mükemmel mimari eserler yaptırmıştır. Askeri ve idari yönden birçok başarı kazandığı bilinen Alaaddin Keykubat hakkında çeşitli kaynaklarda çok akıllı, siyasi zekası keskin, ahlaklı ve namuslu bir hükümdar olduğu yazar. Alaaddin Keykubat dönemi boyunca topraklarını genişlettiği, ülkesine prestij kazandırdığı ve pek çok güçlü hükümdarı kendisine tabi kıldığı için “Dünyanın sultanı” olarak anılmıştır.

Alaaddin Keykubat’ın Kazandığı Zaferler

Alaaddin Keykubat’ın kazandığı zaferler saymakla bitmez. En ünlü Selçuklu sultanları arasında gösterilen Alaaddin Keykubat tahta çıkana kadar ülkesinin sınırları oldukça dar bir bölge içinde kalır. Alaaddin Keykubat’ın tahta çıkmasıyla birlikte Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırları Aras boylarına ve Van Gölü’ne kadar genişlemiştir. Ülkesindeki tüccarlar Franklar ve Ermeniler’den şikayetçi olduğu için Ermeniler ve Haçlılar’a savaş açar. Keykubat bu savaşta Mut ve Silifke bölgesinin yanı sıra Anamur, Gülnar yöresi ve çevresindeki bazı kaleleri de fethederek bu bölgeyi ele geçirir. Alaaddin Keykubat Gürcü kraliçesi Rasudan’ın tahrikiyle Sivas yakınlarına kadar gelen Moğolları mağlup eder. Bunun yanı sıra Gürcü topraklarına girerek bazı kaleleri zapteder. Ardından barış yapılır. Yapılan barış antlaşmasına göre Gürcü Kraliçesi Rasudan’ın kızı ve Keykubat’ın oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev evlendirilir.

Alaaddin Keykubat ve Diğer Krallıklarla İlişkileri

Alaaddin Keykubat Ermeni krallığı topraklarına kadar ilerleyerek Ermeni toprakları içerisinde yer alan Çinçin kalesini ele geçirir. Ermeni kralı Hetum’un kendisine gönderdiği barış elçisini kabul eden Alaaddin Keykubat yapılan antlaşmaya göre fethedilen Gülnar, Anamur, Mut, Ermenek ve büyük olasılıkla Silifke bölgesini topraklarına katar. Bununla birlikte Ermeni kralı ile yaptığı antlaşmaya göre; kral kendisine her yıl 40.000 altın ödeyecek ve istediği zaman 500 çarkçı ile 1000 tane de atlı gönderecektir.

Alaaddin Keykubat Sayesinde Gelişen Türk Denizciliği

Keykubat, 1222 yılında Alaiye’yi fethetmesiyle birlikte Türk denizciliğinde yeni bir dönem açılır. Alaiye’ye bir tersane inşa ettirerek şehrin denizcilik alanında önemli bir yere kavuşmasını sağlar. Günümüzde Alaiye, Alanya Keykubat Üniversitesi olarak sultanın adını yaşatır. Alaaddin Keykubat zamanında Anadolu Selçuklu Devleti’nin hem Karadeniz hem de Akdeniz’de kıyıları vardır. Buna örnek olarak 1224 yılında Selçuklu donanmasının Suğdak şehrini fethetmesi gösterilebilir.

Alaaddin Keykubat’a Hangi Hükümdarlar Tabi Olmuştur?

Selçuklu hükümdarları arasında devletinin şanını yücelten ve en ünlü hükümdarlar arasında yer alan Alaaddin Keykubat’a pek çok hükümdar tabi olmuştur. Bu hükümdarlar arasında Trabzon Rum imparatoru, Mardin Artuklu meliki, Halep Eyyubi meliki ve Çukurova bölgesindeki Ermeni kralı yer alır. Hatta pek çok kaynakta İznik Rum Devleti’nin de Alaaddin Keykubat’a bağlı olduğu söylenir. Adına basılan para ve kitabelerde “es-sultanü’l-a’zam” olarak anılan Alaaddin Keykubat’ın hüküm sürdüğü yıllar Selçuklular’ın en güçlü olduğu dönemdir.

Alaaddin Keykubat ve Yaptırdığı Mimari Eserler

Alaaddin Keykubat mimar eserlere, alimlere ve sanatçılara çok önem vermesiyle de tanınır. Anadolu’nun dört bir yanında onun yaptırdığı eserler bulunur. Selçuklu sanatının en güzel örnekleri arasında Beyşehir Gölü üzerinde bulunan Kubadabad Külliyesi yer alır. Külliye, saray, misafirhane, kışla, cami ve diğer binalardan meydana gelir. Kayseri’de bulunan Keykubadiye Sarayı da Keykubat’ın yaptırdığı mimari eserlerden biridir. Konya’daki Sultan Hanı ise yabancı turistlerce en çok ziyaret edilen yerler arasındadır. Bunun yanı sıra Şerefşah, Alara Hanı ve Darüşşifa-i Alaiyye adlı bir hastane Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.

Alaaddin Keykubat’ın Evlilikleri

Alaaddin Keykubat’ın evlilikleri genellikle diğer ülkelerle olan ilişkileri düzenlemek ve dostlukları pekiştirmek adına yapılmış siyasi evliliklerdir. Tahta çıktığında ilk işi Eyyubiler ile bozuk olan ilişkilerini düzeltmek olur. Alaaddin Keykubat dostluğu pekiştirmek adına hükümdarların kızları veya kız kardeşleri ile evlenir. Alaaddin Keykubat eşleri arasında iki tane Eyyubi prensesi bulunur. Bu prenseslerden birisi Eyyubiler ile dostluğu pekiştirmek için evlendiği Eyyubi hükümdarı el-Melikü’l-Adil’in kızıdır. (1120/1121) Diğer Eyyubi prensesi ise Eyyubi hükümdarının kızıdır. Alaaddin Keykubat Eyyubiler ile ilişkilerini düzeltmek için 1126 ya da 1127 yılında Malatya’da yapılan bir düğünle Eyyubi hükümdarı el-Melikü’l-Eşref’in kız kardeşi Melike-i Adile ile evlenir. Alaaddin Keykubat’ın eşleri arasında Alaiye’de bulunan Kalonoros Kalesi hakimi Kyr Vart’ın kızı Hunat Hatun da yer alır.

Alaaddin Keykubat’ın Ölümü

“Alaaddin Keykubat nasıl öldü” sorusunun cevabı çelişkilerle doludur. Sultan Keykubat Eyyubiler’i güneydoğudan tamamen çıkarmak amacıyla tüm ordularını Kayseri’de toplar. Büyük oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev’i Erzincan meliki olarak bırakır. Eyyubi prensesi Melike-i Adile’den doğan oğlu İzzettin Kılıçarslan’ın veliahtlığını ilan eder. 31 Mayıs 1237 Ramazan bayramında elçilere verdiği ziyafette yediği av etiyle zehirlenerek ölür. Kimi tarihçilere göre oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından zehirlendiği iddia edilir. Bazı tarihçiler ise bunun doğru olmadığını, o günlerde Gıyaseddin Keyhüsrev’in Erzincan’da olduğunu ileri sürer. Alaaddin Keykubat’ın naaşı Konya’da Alaaddin tepesindedir.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön