HABER

Alerjik nezlenin kardeşleri

Alerjik nezlenin kardeşleri

Alerjik nezle ile çok sık olarak birlikte görülen hastalıklara alerjik
nezlenin kardeşleri diyoruz. İşte bu kardeşler.

**

ALERJİK GÖZ NEZLESİ**
Bu hastalığın tıp literatüründeki ismi alerjik konjunktivittir. Hemen
daima alerjik nezle ile birlikte görüldüğünden alerjik rinokonjunktivit ismi de çok sık kullanılır. Hastalığın, astımla birlikte olma ihtimali alerjik nezleye göre daha azdır.

Göz, lokal ve bütün vücudu ilgilendiren reaksiyonlarda sık tutulan bir yerdir. En çok ta dış ortamla temas halinde olan konjunktiva tabakası bu olaylarda yer alır.

Alerjik göz nezlesi, her hangi bir yaşta görülebilir; sürekli ve mevsimsel türleri vardır. Sürekli olan tipi küçük bebeklerde, mevsimsel olan tipi de 20-40 yaşları arasında daha fazla görülür. En ağır belirtilere polenlere alerjisi olanlarda rastlanır.

Başlıca belirtileri, gözlerde ve göz etrafında kaşıntı ve yanma, göz yaşarması, ışığa karşı hassasiyet, göz kapaklarında şişme, gözde yabancı cisim hissi...’ dir.

ASTIM
Alerjik nezle ve astım adeta ayrılmaz iki arkadaş, can-ciğer kuzu sarmasıdırlar.
Alerjik veya non-alerjik rinitli hastalarda astım gelişme riski, nezlesi
olmayanlara göre 15 kat daha fazladır. Risk, sürekli alerjik nezlesi olanlarda daha yüksektir.

Genel olarak, tüm astımlıların %75-80’ inde de alerjik nezle vardır.

SİNÜZİT VE POLİPLER
Sinüsler, burun etrafındaki iç yüzeyi burunu da döşeyen mukoza ile
kaplı boşluklardır; sinüzit de bu boşlukların iltihabıdır. Araştırmalara göre, rinitli hastaların %50-70 kadarında sinüzit ve sinüzitlilerin %55 kadarında rinit belirtileri bulunur. Sinüzit, özellikle sürekli alerjik nezleli ve non-alerjik nezleli hastalarda görülmektedir.

Akut veya kronik sinüzit, alerjik iltihap nedeniyle burun zarının şişmesi ve sinüslerin ağızlarını tıkayarak havalanmalarını bozması sonucu meydana gelmektedir.

Polipler, sinüsleri döşeyen mukozanın şişmesi ile oluşan ve burun boşluğuna taşarak nefes almayı bozan oluşumlardır. Sanıldığının aksine bunların alerjiyle ilişkileri çok azdır (%5).

Poliplere en çok, aspirin duyarlılığı olan hastalarda rastlanır. Bu hastaların %80 kadarında rinosinüzit belirtileri, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı vardır. %70 hasta koku alamamaktan şikayet eder. Polipler tekrarlama eğilimindedirler.

ORTA KULAK İLTİHABI (OTİTİS MEDİA)
Otitis media, daha ziyade 2 yaşından küçük çocuklarda rastlanan orta kulak mukozasının iltihaplı hastalığıdır.

Rinit de orta kulak iltihabı da çok sık rastlanan hastalıklardır ve aynı hastada aynı zamanda saptanabilirler.

Orta kulak iltihabı ve alerji arasındaki ilişki o kadar kesin değildir. Çeşitli araştırmalarda, orta kulak iltihabı olan çocuklarda solunum yolları alerjileri % 4-90 arasında bulunmuştur. Haklı olarak soruyorsanız hangi orana inanalım diye, yanıt yok !

EGZAMA
Egzama (atopik dermatit), her hangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de, daha ziyade bir bebeklik çağı hastalığıdır.

Araştırmalara göre, bebekliklerinde egzaması olanlarda ileri yaşlarda solunum sistemi alerjisi riski yüksektir (% 50-75). Bunun tersi, yani alerjik nezleli hastalarda egzama ortaya çıkma ihtimali daha düşüktür (%5-13).

BESİN ALLERJİSİ
Polenlere alerjisi olan hastalarda, çeşitli meyve ve sebze alerjileri sık görülür. Ben sadece küçük bir örnek vereceğim. Huş ağacı ve diğer ağaç polenlerine alerjisi olanlarda elma, havuç ve patatese alerjisi görülebilir.

ALLERJİK NEZLENİN HORLAMA İLE İLİŞKİSİ
Burun yerine ağız yoluyla solunum, daha çok geniz eti ve bademcik büyüklüğü ile ilgili bir sorun ise de, alerjik nezleye bağlı burun tıkanıklığı olanlar, geceleri ağızdan soluk alıp verirler ve horlayabilirler. Bu hastalarda ağız kuruması da sık rastlanılan bir şikayettir. Bazı hastalar yataklarının baş ucunda bir bardak su olmadan yatmazlar.

Ağızdan nefes alan ve horlayan hastalarda çeşitli uyku bozuklukları da görülür. Sabahları zor uyanırlar, uykularını tam alamadıkları için gün boyunca uyuklarlar, konsantre olamazlar...sinirli ve yorgundurlar...

DİKKAT...DİKKAT... DİKKAT... Bugüne kadar görmüş olduğum alerjik çocuklarda, dikkatimi çeken en önemli özelliklerden biri, bu çocukların özellikle geceleri baş, boyun ve saç diplerinin terlemesi idi. Bu çocuklarda gece uyku sırasında diş gıcırdatmaya da sık rastlanır.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi

ahmetrasimk@mynet.com

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön