Altı yıl geçti: "Soma’da değişen bir şey yok"

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği patlamanın üzerinden altı yıl geçti.

Altı yıl geçti: "Soma’da değişen bir şey yok"

Faciadan şans eseri kurtulan Sami Yavuz, ilçede her şeyin eskisi gibi olduğunu söylüyor."Kendimi çok zor toparladım."

Ahmet Mutluer, 13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği, 162’sinin ise yaralandığı maden faciasından sağ kurtulabilmiş işçilerden biri. Yaşadığı travmayı ağır atlatan 33 yaşındaki eski maden işçisi Mutluer, her yıl Mayıs ayı yaklaştığında o günleri yeniden yaşıyor.

İki çocuk babası Mutluer, "Birkaç hafta kendime gelemiyorum. Çalışarak atlatmaya çalışıyorum" diyor. Şimdiyse madende işçi olarak değil, bir okulda idari personel olarak çalışıyor.

Mutluer, sağ kurtulduktan sonra yedi ay psikolojik tedavi görmüş. Aslında yeraltına tekrar girmeyi hiç istememiş, ama ekmek parası nedeniyle madende işe yeniden başvurmuş. O dönem maden işletmeleri, iş başvurusunda bulunanlardan kullandıkları ilaçları gösteren bir rapor istiyormuş.

Ahmet Mutluer'in başvurusu devam eden tedavisi nedeniyle aldığı ilaçlar gerekçe gösterilerek reddedilmiş. Zaten çocukları da madene girmesini istememiş. Bir süre geçici işlerde çalıştıktan sonra şu an görevli olduğu okulda iş bulmuş. Mutluer, “Zor geçiniyoruz ama öyle böyle gidiyor. Akmasa da damlıyor” diyor.

"Ölen öldüğüyle kaldı"

Sami Yavuz ise "Nasılsınız?" sorusunu, "İyiyim” diye yanıtladıktan sonra, "Yani idare eder" diye ekliyor. Soma faciası yaşandığı sırada 46 yaşında olan Sami Yavuz da patlamaya tanık olan maden işçilerinden biri. Faciaya kadar 10 yıl yeraltında çalışan Yavuz'un hayatı 15 dakika ile kurtulmuş. Patlama meydana gelmeden, kısa süre önce tesadüfen yeryüzüne çıkmış. O gün yaşadığı travmayı atlatması onun için de kolay olmamış.

Facianın yaşandığı gün yangın çıktığını duyduğunda ise önce inanamış. "Eve gitmiştim, geri geldim. Döndüğümde çok kalabalıktı, her yer insandı" diye hatırlıyor. Sonrası kurtarma ekipleri ve yeraltından art arda çıkarılan cesetler: "Ölen öldüğüyle kaldı, değişen bir şey yok."

İki çocuk babası Sami Yavuz, patlamadan sonra işten çıkarılmış. Mayıs 2014’ten beri işsiz. Geçen sene Temmuz'da emekli olmuş, ancak halen tazminatını alabilmiş değil. Geçinmek onun için kolay değil:

"İki bin lira emeklilik maaşı ile ne olur ki? O günden beri boyaya gidiyoruz, günlük işlere gidiyoruz. Artık ne iş varsa."

"Madendeki arkadaşlar ‘Bıraktığın gibi’ diyor"

Soma, iş imkânlarının kısıtlı olduğu bir ilçe. Patlamadan sonra maden için yaş kotası konduğunu, 36 yaş ve üstünün madene alınmadığını söylüyor.

Yavuz, "Burada sadece maden var, başka bir şey yok ki… Ondan herkes kendini madene vurmuştu ama maden işi bitti artık burada" diyor. Yavuz'a göre madenin bitme sebeplerinden biri, iş güvenliği önlemlerinde Mayıs 2014’ten bu yana pek bir değişikliğin olmaması.

Zira Soma'da maden ocaklarında meydana gelen kazalar da onları endişenlendirmeye devam ediyor. Soma'da kısa bir süre önce, geçen ay İmbat Madencilik tarafından işletilen bir kömür ocağında meydana gelen göçükte üç maden işçisi daha hayatını kaybetti.

Yavuz, "Patlamadan sonra bir yıl güvenliği sıkı tuttular. Şimdi halen madende çalışan arkadaşlarla konuşuyorum. ‘Aynı bıraktığın gibi’ diyorlar" diye anlatıyor.

Bilirkişi raporu ne diyordu?

301 işçinin ölümünden sonra açılan davada dosyaya giren bilirkişi raporları, yangının aşırı üretime ve alınmayan güvenlik tedbirlerine bağlı olarak meydana geldiğini, madencilere acil durumlarda tahliye ilgili tatbikat yaptırılmadığını, madendeki ısınma ve oksidasyon artışlarının olması gereği gibi ölçülmediğini ortaya koymuştu.

Söz konusu raporda, "Yani özetle iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli ve bilinçli bir politika yürütüldüğünü söylemek mümkün değil" ifadeleri yer almıştı.

Soma davası nasın sonuçlandı?

Soma faciası ile ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davadan 11 Temmuz 2018'de çıkan kararda ise 51 sanıktan 37’si beraat etmişti. Beraat edenlerden biri, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş'nin faciadan altı ay öncesine kadar yönetim kurulu başkanı olan Alp Gürkan'dı.

Aynı davada yargılanan oğlu Can Gürkan'a 15 yıl, şirketin genel müdürü Ramazan Doğru ile teknik müdür İsmail Adalı’ya 22 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Şirkete yönelik ihmal suçlamalarını kabul etmeyen Can Gürkan ve avukatları, davada faciayı "Gülen cemaati tarafından düzenlenen bir sabotaj" olarak nitelemişti. Can Gürkan, Nisan 2019'da tahliye edildi.

Öte yandan davayı başından beri yürüten mahkeme başkanı ve kıdemli üye yargıcın dosya karar aşamasına geldiğinde görevden alınması, kamuoyunun tepkisini çekmişti. Patlamada sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri ise Çalışma Bakanlığı’nın soruşturma izni vermemesi nedeniyle henüz yargılanamadı.

"Yeni düzenleme kısmi af, kabul edilemez"

Pandemi nedeniyle geçen ay Meclis'ten geçen infaz paketi ile Soma davasında halen tutuklu olanların da cezalarında indirim gerçekleşti. Yeni düzenlemeyle, davada en yüksek cezaları alan müdürler Ramazan Doğru ve İsmail Adalı, 2022 yılında serbest kalacak. Diğer tutuklular da aşama aşama tahliye olacak.

Somalı işçi ailelerinin avukatlarından Can Atalay ise "Soma, Aladağ, Çorlu gibi davalardaki sanıkların pandemi gerekçe gösterilerek getirilen bu kısmi af kapsamına alınması kabul edilemez" değerlendirmesini yaptı. Avukat Atalay, yargılama devam ederken siyasi iktidarın müdahalesi ile savcılık tarafından talep edilen cezaların düşürüldüğünü savunuyor. Atalay, mahkeme başkanı ile üye yargıcın görevden alınmasını da aynı müdahalenin parçası olarak görüyor.

Soma davası, şu an Yargıtay’da. Atalay, mağdur ailelerin buradan çıkacak karara göre hukuk mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Burcu Karakaş

© Deutsche Welle Türkçe