25.03.2019 12:40:12 | Son Güncelleme

"Han Şeyhun'daki saldırılara taşlar bile dayanamaz"

Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin, tüm uluslararası mutabakatları ihlal ederek "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"ne düzenlediği saldırıların tetiklediği göç sürüyor - Türkiye sınırındaki kamplara sığınan sivillerden Cemal Maruf: - "Esed rejiminin barbarca düzenlediği saldırılara değil insan, taşlar bile dayanamaz" - Han Şeyhunlu Hamid Ömer: - "Saldırılar her gün olmaya başladı. Bir gün 80 top ve roket, ertesi gün 100 saldırı ve her gün böyle devam etti. Aracı olan ailesini alıp çıktı. Aracı olmayan bombardıman altında kaldı" - Ebu Cihat: - "Kimsenin ev veya çadır alacak maddi gücü yok. Bazıları zeytin ağaçları altında yaşıyor. Biri tanıdığına gidiyor, onda barınıyor. Saldırılar sürerse bir gün gelecek bu kadar insan mecburen bu sınırı geçip Türkiye’ye kaçacak, oradan diğer ülkelere gidecek"

İDLİB (AA) - EŞREF MUSA / BURAK KARACAOĞLU - Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin, tüm uluslararası mutabakatları ihlal ederek "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"ne düzenlediği taş üstünde taş bırakmayan saldırılar neticesinde evlerini terk etmek zorunda kalan siviller, kalacak yerden yiyeceğe temel ihtiyaçlardan yoksun yaşıyor.

Rejim güçleri, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi" sınırları içerisindeki yerleşimlere yoğun hava ve kara saldırıları düzenlemeye devam ediyor.

Şubat başından bu yana yoğunlaşan saldırılar neticesinde, özellikle Han Şeyhun ilçesi, Cercenaz,Tuh ve Temeniya beldelerinden yaklaşık 123 bin sivil, son 5 ayda ise 200 binden fazla sivil, Türkiye sınırına göç etmek zorunda kaldı.

Ancak barınacak yer bulamayan siviller, ya boş arazilerde ya da 4-5 aile bir arada çadırlarda kalıyor. Gıda ve temiz suya erişimleri de olmayan siviller, sivil toplum kuruluşlarından destek bekliyor.

Han Şeyhunlu Hamid Ömer AA muhabirine yaptığı açıklamada rejim güçlerinin bölgeye her gün onlarca saldırı düzenlediğini bu yüzden evini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

Ömer, "Saldırılar her gün olmaya başladı. Bir gün 80 top ve roket, ertesi gün 100 saldırı ve her gün böyle devam etti. Aracı olan, ailesini alıp çıktı. Aracı olmayan, bombardıman altında kaldı." dedi.

Türkiye sınırının daha güvenli olduğunu duyması üzerine buraya yöneldiklerini ifade eden Ömer, "Çocuklarımı aldım ve geldim. Kış, çamur ve yağmur daha ne diyeceğim. Akrabalarımın kurduğu çadırın mutfağında kalıyoruz. Onlar ailemi yediriyor, içiriyor. Bir çadırın fiyatı 25 bin Suriye Lirası (259 TL). Bende yok o para." şeklinde konuştu.

- "Bazıları zeytin ağaçları altında yaşıyor"

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Bir diğer Han Şeyhunlu Ebu Cihat da "Biz buraya geldiğimizde yalnızca üzerimizdeki elbiselerle geldik. Yiyeceğimiz, içeceğimiz yok. Kimse kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi sormadı." ifadelerini kullandı.

Ebu Cihat kısıtlı imkanlarla başını sokacak bir çadır kurmaya çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:

"Kimse bize bir çadır temin etmedi. Kimsenin ev veya çadır alacak maddi gücü yok. Bazıları zeytin ağaçları altında yaşıyor. Biri tanıdığına gidiyor, onda barınıyor. Saldırılar sürerse bir gün gelecek bu kadar insan mecburen bu sınırı geçip Türkiye’ye kaçacak, oradan diğer ülkelere gidecek."

- "Birbirimizin üzerinde uyuyoruz"

Cemal Maruf da "Esed rejiminin barbarca düzenlediği saldırılara değil insan, taşlar bile dayanamaz." dedi.

Esed rejiminin düzenlediği saldırıları, İsrail'in Arap ülkelerine bile yapmadığını söyleyen Maruf, "Hava saldırılar komşumun evini hedef aldı. Çocuklarının enkaz altından çıkarıldığını görünce ben de çocuklarımı düşündüm. İlçeden çıkmaya karar verdim." diye konuştu.

Dört ailenin bir çadırda barındığını dile getiren Maruf, şunları kaydetti:

"Birbirimizin üzerinde uyuyoruz. Burada iş yok. Zaten kış mevsiminde iş az olur. Parası olmayanlar, yerleşimlerde, bombardıman altında kaldı. Sivil Savunma ekipleri, geçenlerde yaşlı bir çifti kamplara getirdi. Çok aile çıkmak istiyor ama maddi imkansızlık engel oluyor."

Anahtar Kelimeler:
Yorumları Gör