“Anlaşmasız Brexit’e Hazırlanın”

İngiltere Başbakanı Boris Johnson Avrupa Birliği’nin (AB) yaklaşımında köklü bir değişikliğe gitmediği takdirde, ticaret anlaşması olmaksızın birlikten ayrılma zamanının geldiğini söyledi

“Anlaşmasız Brexit’e Hazırlanın”

İngiltere Başbakanı Boris Johnson Avrupa Birliği’nin (AB) yaklaşımında köklü bir değişikliğe gitmediği takdirde, ticaret anlaşması olmaksızın birlikten ayrılma zamanının geldiğini söyledi.

Avrupa Birliği ile geçiş sürecinin yıl sonunda sona ermesiyle fiili olarak başlayacak olan Brexit için geri sayım sürerken, ticaret müzakereleri birden fazla başlıkta tıkanmış durumda.

Olası bir anlaşmasız ayrılık, Corona virüsü salgınından aldığı ekonomik darbenin üzerine İngiltere, AB ve daha da ötesine hassas tedarik zincirlerini kaosa sürükleyebilir.

Avrupa Birliği zirvesinin ilk gününde Brexit süreci ve İngiltere-AB ilişkileri gündemdeydi. AB, Brexit ticaret müzakerelerinin girdiği çıkmaza ilişkin endişeleri dile getirmenin yanı sıra İngiltere’ye bazı kilit anlaşmazlık noktalarından vazgeçme çağrısı yaptı.

Boris Johnson, AB ile küresel serbest ticaret ilkelerine dayanan Avustralya tarzı bir ilişki içinde 1 Ocak tarihine hazırlanacakları kanısına vardığını söyledi. İngiltere Başbakanı, ülkesinin serbest bir ticaret ülkesi olarak yasalarını kontrol ederek güçlü bir şekilde başarılı olacağına güveninin tam olduğunu kaydetti.

Görüşmelerden kısa süre sonra açıklama yapan Boris Johnson’ın sözcüsü, AB’nin tutumunu değiştirmek istemediğini, bu nedenle de Başmüzakerecisi Michel Barnier’in gelecek hafta Londra’ya gelmesinin hiçbir anlamı olmadığını bildirdi.

"Avustralya çözümü"

Boris Johnson’ın aldığı riskler, AB’nin Londra’dan beklediği tavizler Brexit’i daha derin bir karmaşaya itebilir. Ancak Johnson AB’ye daha iyi bir anlaşma sunma kapısını açık bırakarak, temel yaklaşım değişikliği olmaması durumunda, büyük bir güvenle Avustralya çözümüne başvuracaklarını belirtti.

Avustralya anlaşması tanımı, İngiltere’nin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına göre ticaret yapması anlamına geliyor. Bu da ciddi fiyat artışlarına neden olabilir. Johnson’ın açıklamalarıyla Amerikan Doları karşısında değer kaybeden Sterlin, daha sonra toparlansa da sözcünün açıklamalarıyla tekrar düştü.

AB’nin yaklaşımında köklü değişiklikler olduğu takdirde dinlemeye hazır olduğunu söyleyen Boris Johnson, “Yasama özgürlüğümüzü ve balıkçılık faaliyetlerimizi kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Bu bağımsız bir ülke için kabul edilemez” dedi.

"Anlaşma ne pahasına olursa olsun şeklinde olmayacak"

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin bir anlaşma için çalışmaya devam ettiğini ancak bunun ne pahasına olursa olsun şeklinde olmadığını söyledi. Müzakerelerin yoğunlaşması için heyetin haftaya Londra’ya gideceğini hatırlattı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da AB üyesi 27 ülke liderinin Brexit konusunda görüş birliğine vardığını, Londra’ya gidecek heyetin müzakereleri iki hafta uzatmakla görevlendirildiğini kaydetti. Macron, İngiltere’nin anlaşmaya AB’den daha fazla ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.

İngiltere, 31 Ocak itibarıyla 27 üyeli Avrupa Birliği’nden ayrıldı. Üyelikten ayrılmayla başlayan geçiş süreci 31 Aralık’ta tamamlanacak. Bu tarih sonunda İngiltere Ortak Pazar ve Gümrük Birliği kurallarından da çıkmış olacak.

Başbakan Boris Johnson sık sık ticaret anlaşmasına varılmasını tercih ettiğini dile getiriyor. Ancak ülkesinin anlaşmasız bir çıkış senaryosunun da altından kalkabileceğini vurguluyor.

AB’nin Kanada tarzı kapsamlı bir ticaret anlaşmasına yanaşmadığını söyleyen Boris Johnson, 45 yıllık üyeliğinin ardından Kanada’ya sunulan anlaşmasının kendilerine önerilmemesini eleştirdi.

Avrupa Birliği’nin 18,9 trilyon dolar, İngiltere’nin ise 3 trilyon dolarlık ekonomileri arasındaki ayrılma süreci 5 yıldır çalkantılı bir süreçte ilerliyor. AB üyesi ülkeler, sorunlara rağmen son aylarda müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini ancak taviz gerektiğini vurguluyor.

Avrupa’nın en güçlü lideri Almanya Başbakanı Angela Merkel zirve sonrası yaptığı açıklamada bazı alanlarda ilerleme sağladıklarını, bazılarında hala sorunlar olduğunu, ancak gerekirse AB’nin de bazı tavizler vermesi gerekebileceğini belirtti.