HABER

Asıl kusurlu maden sahibi

19 işçinin yaşamını yitirdiği kömür ocağındaki grizu faciasıyla ilgili 3 maden mühendisinden oluşan bilirkişi raporunda, tüyler ürperten gerçek ortaya çıktı.

Vücutları yanmış

Maden Mühendisleri Mehmet Taşkın, Melih Duygun ve İhsan Babür’den oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı 12 sayfalık rapor, kaza mahallini gösteren fotoğraf ve ölçeksiz kroki ekiyle 25 Aralık’ta tamamlanarak savcılığa teslim edildi. Giriş bölümünde maden ocağının bulunduğu mevkii ve patlama sonrası ocakta yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, kazada ölen işçilerin vücutlarında yanma izleri görüldüğü ve göçük açma sırasında çıkan malzemeler içinde havalandırmada kullanılan 12 santimetre çapındaki şeffaf vantüp parçalarının da eridiğinin tespit edildiği belirtildi.

Ocakla ilgili edinilen dosya ve diğer dokümanların incelenmesi sonucu kömürden çıkan metan gazının ocak havasına karıştığı ve sürekli grizulu hava ortamının oluştuğu vurgulanan raporda kazı anı şöyle anlatıldı: “Kaza, yemek mola saati olan 20.00- 20.30 saatlerinde tabanda oluşmuş grizunun elektrik panosundaki çalıştırıcı düğmeye basılması sonucu ark yapması sonucu oluşan kıvılcımın tesiri ile patlamasının meydana gelmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Havalandırma yok

Grizu patlamasının dinamit atımından kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.” Raporun ’Havalandırma Yönetimi, İş Sağlığı ve Güvenliği Sorunu’ başlıklı bölümünde ise ocakta grizu birikmesinin en önemli nedeni olan havalandırma sistemindeki çarpıklıklar gözler önüne serildi. Üfleyici vantilatörün anayolla irtibatlı olan kirli hava dönüş yolu nefesliğinin hemen yanında kurulmuş olmasının havalandırmada kısa devre olmasına yol açtığı bildirilen raporda, “Bu durum, çalışma sırasında kirlenmiş havanın tekrar ayak ortamına üfleniyor olmasına ve ortamdaki havanın sürekli kirlenmesine yol açmaktadır” denildi. Raporda, havalandırma vantüplerinin de maden standardı olan 40 santimetre çapındaki boru yerine tarımsal sulamada kullanılan 12 santimetrelik boruların kullanıldığı ifade edilerek, bu boruların temiz havanın basılmasında yetersiz kaldıkları anlatıldı.

Raporda ayrıca Bükkoy Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Ercan’ın üst işveren konumunda olduğu ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesi 5’inci bendi gereği alt işverenle birlikte asıl kusurlu olduğu ifade edildi.

Geri Dön