HABER

Astronot olmanın sırlarını anlattı

ESA’da görevli Alman astronot Thomas Reiter, DW Türkçe’ye verdiği röportajda astronot olmak için gerekli koşulları anlattı.

Astronot olmanın sırlarını anlattı

Reiter, uzayda hissettiklerini ve gördüklerini de dile getirdi.DW Türkçe: Astronot olmak için gereken ana koşullar nelerdir? Astronot olmak isteyen biri nereye başvuruda bulunabilir?

Thomas Reiter: Öncelikle çok iyi bilimsel eğitim almış olmanız gerek. Matematik, informatik ve fizikle aranız iyi olmalı. Mühendislik ya da fizik eğitimi almış olmanız gerekiyor. Bir meslekte biraz tecrübeniz olmalı. Hiç bir astronot doğrudan üniversiteden alınmıyor. Bir meslekte tecrübeli olmalısınız. Sporda iyi olmalısınız. Çünkü fiziksel antrenman uzayda eğitimin bir parçası. İngilizce gibi en azından bir yabancı dil bilmeniz gerek. Bir ya da iki daha fazla dil biliyorsanız daha da iyi. Ve en önemlisi mükemmel bir takım oyuncusu olmalısınız.Bu, yalnız insanlar için bir iş değil çünkü büyük ekiplerde çalışmanız gerekiyor. Bunlar ana koşullar. Ve nereye başvurulabilir? Şu anda söylemek zor. ESA, tarihinde 3 alım yaptı. Sonuncusu 2008’deydi. 2008 ve 2009’da başladı. 6 kişi aday gösterildi. Belki bir sonraki astronot alımı bu on yılın sonunda ya da sonraki on yılın başında olabilir. Yani biraz daha zaman var.

DW Türkçe: Daha önce uzayda bulundunuz. Bizler burada yaşamlarımızı sürdürürken, birbirimizle kavgalar ederken, orada oturup yukarıdan Dünya'yı izlemek nasıl bir duyguydu? Uzayda bulunmamış insanlar için uzayı anlatabilir misiniz?

Thomas Reiter: Olağanüstü bir deneyim. Yukarıdan kıtalara bakabiliyorsunuz. Çok ince hassas bir tabaka olarak atmosferimizi görebiliyorsunuz. İnanılmaz güzel ve yüzeyde birbirimizle geçinmek neden bu kadar zor diye merak ediyorsunuz. Uzaydan her şey inanılmaz güzel görünüyor. Diğer tarafa bakarsanız da, yani Dünya'ya değil yörüngenin gece kısmında olduğunuzda yıldızlı geceye bakarsanız da çok büyüleyici. Yıldızlar çok belirgin ve parlak. Burada güzel bir günde, gece gökyüzüne baktığınızda olduğu gibi titreşmiyorlar. Burada hep titreşir ama uzayda, orada atmosfer yok, o yüzden tamamen parlak.

DW Türkçe: İnsanlığın bir gün Mars'a yerleşmesi fikrine nasıl bakıyorsunuz? Sizce bu mümkün mü?

Thomas Reiter: Umarım bu an gelecek. Ama yakın gelecekte değil. İnsanlar komşu gezegene gidene kadar en az 20-30 yıl geçecektir. Ancak bu kendi gezegenimizi sömürüp sonra bir başka gezegene geçmek anlamına gelmiyor. Doğamızı, kendi gezegenimizi de gelecekte içinde bulunmak ve yaşamak için güzel bir yer olarak korumalıyız ve bu güzel gezegenden daha sonra uzak dünyalara yolculuk yapabiliriz.

DW Türkçe: Yakın gelecekte uzay turizmi sadece parası olan insanlar için değil ama tüm insanlar için mümkün olabilir mi?

Thomas Reiter: Umarım öyle olur çünkü bu bahsettiğim (uzaydaki) izlenimler o kadar değerli ki umarım mümkün olduğu kadar çok insan bunu tecrübe edebilir. Tabii ki bugün bu mümkün değil çünkü teknolojik olarak insanları uzaya götürmek için çok fazla şey gerekiyor. Ama teknoloji geliştikçe fiyatlar da düşebilir. Tabii ki sürdürülebilirliği de düşünmeliyiz. Tüm yakıtı kullanırsak bu atmosferi de kirletebilir. Umarım mümkün olduğu kadar çok insanın bu manzarayı görebileceği bir ana geliriz ve bunun bizim Dünya'daki ilişkilerimize de yardım edeceği konusunda eminim.

DW Türkçe: Son olarak uzay yarışında Almanya'nın rolü nedir?

Thomas Reiter: Almanya'da uzay konusunda araştırma yapan çok sayıda enstitü var ve Almanya, Avrupa Uzay Ajansı'nın ana destekçilerinden biri. Avrupa Uzay Ajansı'nın güzelliği ise tek başına hiçbir üye ülkenin yapamayacağı misyonları yapabiliyor olmamız. Ve bu alanda Almanya çok önemli ve güçlü bir şekilde katkıda bulunuyor.

Thomas Reiter, 1992 ve 2007 yılları arasında Avrupa Uzay Ajansı'nda (ESA) astronot olarak görev aldı. Uzaya yolculuk eden sekizinci Alman oldu. Çok sayıda uzay misyonuna katılan Reiter, 2006 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) uzun süreli kalan ilk Avrupalı astronottu. Reiter şu anda, ESA'nın uluslararası ajanslar koordinatörü ve genel direktör danışmanı olarak görev yapıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Başak Sezen

Geri Dön