HABER

Ataşehir'de kaldırımda yürüyen kadının yumruklanması

İSMAİL ÇİMEN - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, kadına karşı şiddet olaylarında kadına değil, şiddet uygulayana odaklanılması gerektiğini belirterek, "Her ne sebeple olursa olsun kadına karşı şiddet asla kabul edilemez ve hiçbir şiddet türü diğerinden daha az değersiz addedilemez." dedi.

Benli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 29 Eylül'de Ataşehir Ferhatpaşa Mahallesi'nde kaldırımda yürüyen A.Ç. isimli kadına önce omuz atan sonra da yumruk atarak yere düşüren saldırganın güvenlik güçlerince kısa sürede yakalanarak adli makamlar huzuruna çıkarılmasından memnuniyet duyduğunu aktardı.

Saldırganın kınanması ve yakalanmasına yönelik sosyal medyada oluşan duyarlılığın önemli olduğuna işaret eden Benli, "Kadınlarımızın hangi maksatla olursa olsun darbedilmesi asla kabul edilemez. Yapılacak yargılama neticesi saldırgan gerekli cezayı alacaktır. Önemli olan toplumsal kınamanın da gerçekleşmesi ve bu durumun kabullenilemezliğinin herkes tarafından ortaya konmasıdır." ifadesini kullandı.

Benli, bireysel davranışların genele tesmil edilmesi ve şiddet gören kadınların kıyafetleri üzerinden açıklamalar yapılmasının konuyu bağlamından kopardığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Her ne sebeple olursa olsun kadına karşı şiddet asla kabul edilemez ve hiçbir şiddet türü diğerinden daha az değersiz addedilemez. Toplumun şiddet gören kadına değil, şiddet uygulayana odaklanması gerekmektedir. Bir psikopatın otobüste bir kadına saldırmasına 'şortlu olduğu için dayak yedi' denmesi, diğeri ‘başörtülü olduğu için yumruk atıldı' diyerek şiddetin görmezden gelinmesi, ayrıştırmaya yol açtığı gibi, birinin üzerine vurgu yapılarak diğerinin önemsiz kılınması da kabul edilemez. Nitekim şortlu, başörtülü tarzı etiketlemeler, hamile bir kadın parkta saldırıya uğradığında 'üzerimde pantolon vardı' şeklinde açıklama yapmak zorunda kalmasına sebebiyet vermektedir."

Fatma Benli, Ataşehir'deki saldırının diğer acı bir tarafının da saldırının, insana saygı duyması, hayatını insana adaması beklenilen bir alan olan tıp eğitimi alan kişi tarafından gerçekleşmesi olduğunu belirtti.

Topluma düşen görevin bu tarz saldırıların, kadına karşı şiddet olaylarının tekrarlanmasını engellemek için çaba göstermek olduğuna dikkati çeken Benli, şunları kaydetti:

"Kadına karşı şiddetle etkin mücadele, şiddete karşı hiçbir bahanenin kabul edilmemesi ve şiddetin cezasız kalmaması ile mümkündür. Bu noktada kadın sürekli erkeklerin tacizi ya da şiddeti altında bulunan bireyler olarak gösterilmemelidir. Bunun yerine 14 milyonluk bir şehirde kadına karşı şiddet vakası tespit edildiğinde güvenlik güçlerimizin çok kısa bir sürede saldırganı yakaladığı, adli mekanizmaların devrede olduğu gerçeğini gösterebilmektir."

Geri Dön