HABER

Avrupa ödüllü müzeyi 270 bin kişi ziyaret etti

EDİRNE'de UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde bulunan ve 2004 yılında Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü'nün sahibi olan Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'ni, bir yılda 270 bin kişi ziyaret etti.

EDİRNE'de UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde bulunan ve 2004 yılında Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü'nün sahibi olan Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'ni, bir yılda 270 bin kişi ziyaret etti. Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Venezüella, Brezilya gibi ülkelerinde aralarında bulunduğu ülkelerden gelen ziyaretçilerle müzemizi yılda 270 bin kişi ziyaret etti. Ziyaretçilerimiz sadece burayı görmek için bile olsa Edirne'ye geliyor dedi.
Türkiye'nin İstanbul Antalya'dan sonra 3 milyon yabancı turistle en çok ziyaret ettiği üçüncü il olan Edirne'de bulunan, Sultan 2. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, ziyaretçilerin uğrak yerlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Sultan 2. Bayezid tarafından 1484-1488 yılları arasından Mimar Hayreddin'e Tunca Nehri kıyısına inşa ettirdiği, cami, medrese, imareti ve darüşşifadan oluşan müze, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne girip 2004 yılında Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü'nü kazandı. Trakya Üniversitesi bünyesinde bulunan külliye içinde sağlık müzesi Osmanlı'nın tıp biliminde ne denli ilerde olduğunu, sergilenen kitaplar ve araç gereçlerle günümüzde gözler önüne seriyor. Avrupa'da o dönemde akıl hastalarının 'içine şeytan girmiş' diye tanıyla yakılırken Bayezid Külliyesi içinde bulunan darüşşifaya(hastane) ruh hastaları su sesi, hoş kokularla tedavi ediliyordu. Külliyenin içinde o dönemde tıp eğitimi de verilirken diğer bölümde ise sübyan mektebi, ile kara sevdaya yakalanan aşıklar, akıl hastalarının tedavi edildiği bölümden oluşuyor. Maketlerle canlandırılan tedavi yöntemleri, 3 boyutlu filmlerle tarihi binada, o dönemi ziyaretçilerine adeta yaşatıyor.
'UNESCO İLE BİRLİKTE ZİYARETÇİ SAYISI YÜZDE 53 ARTTI'
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, müzenin 2016 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınmasıyla Balkanlar başta olmak üzere 30 ülkeden ziyaretçi sayısını artırdığını söyledi. Tabakoğlu, Üniversitemizin işlettiği 2'inci Bayezid Sağlık Müzemizin ziyaretçi sayısı her yıl artıyor. Bu yıl ziyaretçi sayısı geçen yıla göre 20 bin artarak, 270 bine ulaştı. Ziyaretçi sayımızda yüzde 53 artış yakaladık. Balkanlar başta olmak üzere Venezüella'dan, Brezilya'dan dünyanın 30 ülkesinden ziyaretçilerimiz oldu. Çünkü Avrupa müze ödüllüne sahibiz, UNUSCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmişiz. Bu sayede bir farkındalık oluşturarak ziyaretçilerimiz sadece burayı görmek için bile olsa Edirne'mize geliyorlar. Tüm misafirlerimizi rahatça gezdirebildiğimiz bir yer burası. Fatih Sultan Mehmet'in döneminde burada neler yaşanmış, nasıl bir medeniyet kurmuşuz, insana, bilime verdiğimiz değeri gösteren, çok nadide bir örnek. Aslında medeniyetimizi anlatan en önemli yerlerden biri. Avrupa en iyi müze ödülünü aldı. Bu kolay değil. Ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne girdi. Dışarıdan bakan bir ziyaretçi özellikle bunlara dikkat ediyor. 15'inci yüzyıl kaynaklarının kullanıldığı ve tamamen 15'inci yüzyılın yaşatıldığı bir müze burası. En büyük özelliği bu. Oranın kaynakları gösterilerek canlandırılma yapıldı ve siz 15'inci yüzyılda geziniyormuş gibi, burada geziniyorsunuz. Bizim en büyük üstünlüğümüz ve güzelliğimiz bu dedi.
'DÜNYANIN EN İYİ TIP UYGULAMALARININ YAPILDIĞI YER'
Osmanlı'ya 88 yıl başkentlik yapan Edirne'de, Sultan 2'inci Bayezid Külliyesi'nin dünyanın en iyi tıp merkezi olarak bilinen bir yer olduğunu vurgu yapan Tabakoğlu, şunları söyledi
Bizim şifahaneler önemli. Anadolu Selçuklularda başlayan belirli merkezler var, ama onlarla burayı karşılaştırıldığımızda Osmanlı şifahane ve hastane anlamında çok büyük atılım yapmış. Mimarisi son derece gelişmiş. Poliklinik ve yatan hasta hizmeti var. Aynı zamanda bir medrese var burada. Bu medresede de tıp eğitimi veriliyor. Burada zamanın en ileri kitapları okutulmuş, en değerli hekimler yetiştirilmiş aynı zamanda felsefe bilen dünyanın bütün tarihi bilgilerine hakim. Aynı zamanda tıp ilmini bilen kişiler yetişmiş. Dünyanın en iyi tıp uygulamalarının yapıldığı bir yer burası. O yüzden çok anlamlı. 1488 yılında akıl hastalarını su sesiyle tedavi edilirken, Ortaçağ'da insanlar içine şeytan girdi diye yakıldığı bir zaman yaşıyoruz. Burada insanların tedavisi için her türlü deneysel uygulamalar yapıldığı görülürken, orada vebadan, enfeksiyon hastalığından kırılan bir nesil görüyoruz. Çok ciddi bir fark var. Bu medeniyetin çok ileri olduğu bir dönemi gösteriyor. Ve zaten fetihlerinde olduğu dönem bu dönem. Balkanları ve İstanbul'u fetih ettiğimiz bir dönem, onun en güzel nişanesi burası. Burası aslında bir külliye, ortaya camiyi koymuşlar. Camii inancı gösteriyor hemen yanına imareti koymuşlar, günde 250 kişiye bedava yemek çıkıyor. Yan tarafına bir endüstri mumhaneyi koymuşlar.

Geri Dön