HABER

Avukat Atalay: Gezi davası AKP ile Gülencilerin son marifeti

Gezi davasının ilk duruşmasının ikinci gününde, ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanan avukat Can Atalay da savunmasını yaptı.

Atalay, dava "AKP ile Fethullahçı çetenin son marifetidir" dedi.Silivri Cezaevi Kampüsü'nda görülen Gezi davası devam ediyor. Davanın tutuklu sanıkları iş insanı Osman Kavala ve sivil toplum alanında çalışan Yiğit Aksakoğlu ile birlikte tutuksuz yedi sanık da duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşmaya avukat Can Atalay'ın savunmasıyla başlandı.

İddianamenin esas olarak, "Türkiye'nin en onurlu mücadelesini karalama çabası olduğunu" söyleyen Atalay, soruşturmanın Gülen Cemaati'ne mensup polis ve savcılarca hazırlandığını işaret etti. Atalay, "Bu iddianame, AKP ile Fethullahçı çetenin son marifetidir" şeklinde konuştu.

Haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildiğini hatırlatan Atalay, Gezi Parkı eylemleri sırasında Türkiye'nin dört bir yanında kırılan camların faturasının da kendilerine kesildiğini savundu.

"İnşaat hukuksuzluğunu konuşmayacak mıyız?"

2013'teki protestoların başlama nedeni olan Gezi Parkı'ndaki inşaatın hukuksuz olduğunu da sözlerine ekleyen Atalay, talimatın dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildiğini belirterek "Bu hukuksuzluğu konuşmayacak mıyız sayın yargıçlar" sorusunu yöneltti.

İddianame hazırlandığında, Gezi Parkı eylemlerinden sonra başlatılan soruşturma kapsamında Gülen Cemaati mensubu polis ve savcılar tarafından hukuksuz dinlemeler yapıldığı ortaya çıkmış, bu durum tartışmalara neden olmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise tartışmalara "O dönemde elde edilen deliller yeniden kıymetlendirilmiştir" yanıtını vermişti.

Savunmasının bir bölümünde Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) kitapçığını havaya kaldıran Atalay, "Bu kitapçıkta 'yeniden kıymetlendirme' ile ilgili tek bir satır bulunmamaktadır" dedi. Atalay ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın delilleri yeniden kıymetlendirme hakkı ve yetkisinin de bulunmadığını savundu.

Atalay: Gezi, demokrasinin yeniden kurulması için itiraz hareketidir

Atalay savunmasında, Gezi Parkı protestolarının ne anlama geldiğine dair kısa bir anlatımda da bulundu. Atalay şöyle konuştu: "Gezi, demokrasinin yeniden kurulması için bir itiraz hareketidir. Taksim ise yalnızca İstanbul'un değil, Türkiye'nin meydanıdır. İnsanlar burada sevincini de kutlardı, üzüntüsünü de gösterirdi, itirazını dile getirirdi. 1 Mayıs da burada kutlanırdı, polis günü de. Artık yalnızca polis günü kutlanmasına izin veriliyor. 31 Mayıs'taki şiddetli polis saldırılarından sonra iş bizden çıktı. Her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı o günden sonra kendi itirazını da alıp Gezi'ye geldi. Milyonlar burada buluştu.”

Hayatında yediği en güzel börekleri Gezi Parkı protestoları sırasında yediğini belirten Atalay, "Bana kimse orada yediğim börekleri Kavala'nın finanse ettiğini söyleyemez. Gezi'yi finanse etmek kimsenin haddi değildir" dedi. Atalay'ın börek örneği mahkeme heyeti dahil salondaki tüm izleyicilerin gülüşmesine neden oldu.

Kahraman: 10 milyon insana ne para yeter ne organizasyon

Atalay'ın ardından duruşma, şehir planlamacı Tayfun Kahraman'ın savunmasıyla devam etti. "10 milyon insana ne para yeter ne de organizasyon" diyen Kahraman, iddianamenin başarısız bir senaryo olduğunu savundu. Mahkeme heyetine seslenen Kahraman, "Kusura bakmayın ama hiçbir senarist böyle bir protesto yazamaz" dedi.

Taksim Dayanışması tarafından yapılan açıklamaların demokratik hak talebi olduğunu belirten Kahraman, toplumsal sağ duyuya sahip olduğunu da söyledi. Kahraman, bu talepler nedeniyle darbeye teşebbüs suçlaması getirmenin de akıl dışı olduğunu belirtti. Kahraman "Gezi'den korkmayın. Gezi halktır" diyerek sözlerine son verdi.

Kahraman'ın ardından Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ile Mine Özerden de savunma yaptı. Kavala ile uzun süre birlikte çalıştığını anlatan Özerden, uzun süredir tutuklu bulunmasının Türkiye ve sivil toplumculuk açısından üzücü olduğunu söyledi.

Duruşmaya devam ediliyor.

Tunca Öğreten

©Deutsche Welle Türkçe

Geri Dön