HABER

Babacan'dan Erdoğan'a Sert Eleştiriler

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, geçmişte yönetim ekibinde yer aldığı AKP hükümetini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi. Babacan, “Hukukun üstünlüğü yerine bir insanın keyfi kararlarının üstünlüğüne biat ediliyor. İnsan hak ve özgürlükleri çiğneniyor” dedi

Babacan'dan Erdoğan'a Sert Eleştiriler

Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan, kurucusu olduğu Demokrasi ve Atılım Partisi’nin 1. Olağan Büyük Kongresi’nde ayrıldığı AKP’yi sert sözlerle hedef alarak, kendi siyasi hareketini “Türkiye’nin çözüm umudu, devası” olarak tanıttı. Babacan, ekonomik sıkıntılar, yoksulluk, yargıya güvensizlik, insan hak ve özgürlüklerinde gerileme yaşandığı eleştirileriyle Türkiye’nin kötü yönetildiğini söyledi. Babacan, Dışişleri Bakanlığı döneminde Türkiye’nin son derece itibarlı bir ülke olduğunu ancak, şimdi “şahsileşmiş dış politika ile Türkiye’nin itibarının kalmadığı” görüşünü dile getirdi.

DEVA Partisi’nin 9 Mart’ta kurulmasının ardından yasal mevzuat uyarınca seçimlere katılabilme yeterliliğini sağlayabilmek için yerelde teşkilatlanma şartını sağlaması üzerine bugün düzenlenen kongresinde, “kadro hareketi” mesajı ön plana çıktı. Bu çerçevede, diğer siyasi parti kongrelerinden farklı olarak salonda ve dışarıda genel başkan resmine yer verilmemesi dikkat çekti.

“Kadro hareketiyiz” diyen Babacan blok listeyle genel başkan seçildi

Kongre salonunda resmine yer verilmeyen Ali Babacan, hem iktidar partisini “şahsileşmiş şekilde ülke yönetmekle” suçlarken hem de konuşmasında sıklıkla çoğunluğu AKP içerisinden ayrılanlarca kurulmuş olan DEVA Partisi için “kadro hareketi” tanımında bulundu.

Kongrede “Türkiye’nin umudu Ali Babacan” sloganlarıyla karşılanan Babacan, “Biz hep beraber bu ülkenin umuduyuz” diyerek konuşmasının başlangıcında da “kadro hareketi” mesajını verdi.

Babacan, eşi Zeynep Babacan’la birlikte katıldığı kongrede, DEVA Partisi’nin tüzüğü uyarınca “1. Olağan Büyük Kongre olması nedeniyle blok liste ile yapılan seçimler” sonucunda yeniden genel başkanlığa seçildi.

DEVA Partisi’nin 600 delegesinden Corona virüsü salgını nedeniyle kongreye katılamayanlar da olduğu için 523 delege, blok listeyle yapılan genel başkanlık, Genel Merkez Yönetimi Kurulu (GMYK) ile Genel Merkez Disiplin Kurulu (GMDK) seçimi için oy kullandı. Geçersiz oylar dışında Ali Babacan ve parti yönetimi, 515 delege oyuyla seçildi.

DEVA Partisi’nin gelecek kongrelerinde, parti tüzüğü uyarınca Genel Başkan’ın yüzde 50’sini belirleyeceği, diğer yüzde 50’yi ise delege tercihine bırakacak şekilde seçimler yapılacağı da belirtildi.

“Ezilenler iktidar gücünü ele alınca ezmeye başladı”

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, kongre konuşmasına “Biz hep beraber bu ülkenin umuduyuz. Bu ülkeye çözüm olmak için ele ele yola çıktık. Bugün burada ülkenin tüm sorunlarını çözecek güçlü bir kadroyla beraberiz” sözleriyle başladı. Hemen ardından Babacan’ın, “Milli Görüş” çizgisinden yola çıkmış siyasetçilerce sıkça vurgulandığı üzere Necmettin Erbakan’ın başbakan olduğu dönemde 28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu’nun aldığı kararları işaret ederek “28 Şubat zulmü” söylemi dikkat çekti. Babacan’ın, kız kardeşinin başörtülü olduğu için 28 Şubat döneminde sıkıntılar yaşadığını anlattığı sırada sesi titredi, konuşması durakladı ve gözleri ıslandı. Babacan, “Ülkemiz karanlık günlerden geçti, çok acılar çekti. Her dönemde faklı kimliklerin ezildiğine tanıklık ettik. Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmedi. Benim siyasete girdiğim 1990’lı dönemlerde böyle acıların yaşandığı dönemdi, asker vesayeti vardı. Mafyalarının, çetelerin sokakta cirit attığı, herkesin baskı gördüğü günlerdi o günler. 28 Şubat’ın ağır ikliminde benim kız kardeşim ODTÜ’de okurken başındaki örtü yüzünden 3 defa okuldan uzaklaştırma yazısı aldı. Tutanağa ‘ders araç gereçlerine zarar vermek’ yazıldı. Gerçek sebebi bu değildi tabi ki. Ben bunlara tepki olarak siyasete girdim. Bir daha kimse bu yasağı getirmeye cüret edemez” diye konuştu. Babacan’ın konuşması başındaki bu siyasete isyan ederek girdiğini anlattığı bu bölüm ayakta alkışlandı.

Siyasete AKP üyesi olarak başlayan ve geçen yıl 8 Temmuz günü bu partiden istifa ederek DEVA Partisi’nin oluşumuna öncülük eden Babacan, Erdoğan ve AKP iktidarı için “Siyasete girdiğim günden bu yana 20 yıl geçti. Şimdi de ezilenler iktidar gücünü ele alınca başkalarını ezmeye başladı. Ezilmeyi iyi bilenler başkalarını ezmezler. 2001’den bu güne insanlar hala aç. Yoksulluk ve gelir adaletsizliği hızla yaygınlaşıyor. Esnaf kepenk kapatmak zorunda kalıyor, emekli maaşları gün be gün eriyor. Memura, işçiye sefalet ücreti reva görüldü. Biz merkez bankası kasasını milletin alın teriyle doldurduk, bugün çarçur ettiler. Taraflı Cumhurbaşkanı, akraba, damat bitirdiler ülkeyi. Şu an beka dedikleri bir kişinin şahsi bekasına dönmüş durumda. Bunlar bu ülkenin kurumlarına olan güveni yerle bir ettiler” dedi.

Türkiye’nin eğitim ve sağlık alanlarında ciddi sorunları bulunduğunu işaret eden Babacan’ın, “Okul ve hastane deyince inşaat anlıyorlar kafa başka yerlerde kafa rantta” eleştirisi de dikkat çekti.

Türkiye’de “insanlar aç, yoksulluk ve gelir adaletsizliği derinden hissediliyor. Kötü yönetim eliyle yoksullar ordusu oluşturuluyor” diyen Babacan, halkın sosyal yardımlara muhtaç hale getirilirken, o yardımlardan yararlanabilmek için AKP üyeliği şartının arandığını söyledi.

“Oldu olacak siyasi partilere de kayyım atayın”

Ali Babacan, 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinin hemen sonrasında HDP’nin kazandığı 65 belediyeden 4 ilçe ve 2 belde belediyesi hariç 59’una kayyım atanmasına da göndermede bulundu. Babacan, en son sivil toplum kuruluşlarına da İçişleri Bakanlığı’nın yargı kararı olmaksızın kayyım atamasına olanak tanıyan yasa çıkartıldığına işaret ederek, “Belediyelere tek tek kayyım atadılar. Şimdi de STK’lara kayyım atıyorlar. Oldu olacak siyasi partilere bile kayyım atayın! Bu ülke kayyım atanarak yönetilmez” tepkisini gösterdi.

Babacan, devamında, “Hukukun üstünlüğü yerine bir insanın keyfi kararlarının üstünlüğüne biat ediliyor. İnsan hak ve özgürlükleri çiğneniyor. Belediyelere teker teker kayyım atanıyor, halkın iradesi yok sayılıyor. Sivil toplum kuruluşlarına baskı kuruluyor. Koskoca devlet, hukuka sadakat yerine, tek bir kişiye sadakat ile yönetiliyor. Rant uğruna çevre ve şehir katliamları yapılıyor. Ülkenin doğal kaynakları yok ediliyor. Şahsileştirilmiş kararlarla dış politika yönetiliyor, ülkemizin dünyadaki itibarı yerlerde sürünüyor. 84 milyonluk bu büyük ülke tek bir kişi ve dar bir karar mercii tarafından yönetiliyor. Bütün bu dertlerin, bu ülkenin devası olmak bizim boynumuzun borcudur artık” diye konuştu.

Diğer siyasi parti liderlerine de eleştiri

Bugüne kadar DEVA Partisi’nin teşkilatlanmasında 41 ilde insanlarla dertleştiğini anlatan Babacan, uçağı binmekten hoşlanmadığı kamuoyunca bilinmekte olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle diğer liderleri isim vermeksizin üstü kapalı eleştirdi. Babacan, “Böyle Türkiye’nin bir doğusuna, bir batısına gidip de böyle sokaklarda rahat rahat dolaşabilen bir başka siyasi partinin genel başkanı yok. Kimi zaten uçağa binmiyor, kimisi ‘Bu şehirde sıkıntı olur mu’ diyor. Biz her yere gidiyoruz Allah utandırmasın” ifadesini kullandı.

Bu arada gençlik kolları üyelerince salonda “Türkiye’nin devası Ali Babacan” sloganı atılınca Babacan, “DEVA Partisi bir kadro hareketidir. Bir kişi tek başına bir hiçtir. Ancak sizin gibi liyakatli kadrolar deva olabilir. Gençler de yarınımız değil bugünümüz ve biz gençlerle yürüyoruz” yanıtını verdi. Bunun üzerine gençler, “Deva gençlik burada” slogan attı.

“İnsanlık onuruna yakışan demokrasi hikayesi” iddiası

Babacan, demokratik yönetimler dünyada değer kaybederken “insanlık onuruna yakışan demokrasi hikayesi” yazmak üzere DEVA Partisi olarak görev yapacaklarını söyledi. Şair Mehmet Akif Ersoy’un dizelerine atıfta bulunan Babacan, idam edilmiş olan Demokrat Parti Genel Başkanı Adnan Menderes’i anımsatarak, “Uğruna bir başbakanın şehit olduğu demokrasiyi ayağa kaldıracağız” dedi. Bunun için de “Türkiye konuşacak, herkes kazanacak” sloganını benimsediklerini söyledi.

Babacan, DEVA Partisi’nin gelecek hedeflerini anlatırken ise adını anmadı ancak Şair Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” şiirine göndermede bulunarak, “Hani şair diyor ya, ‘göğe bakalım’ Hepimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım dostlarım. Ben göğe bakınca, yarınlara bakınca ne görüyorum, biliyor musunuz? Huzur ve kardeşlik içinde birarada yaşayan bir ülke görüyorum. Hep birlikte kazanan bir Türkiye görüyorum. Gün, Türkiye’ye umut olmanın günüdür” dedi.

DEVA Partisi’nin 81 il teşkilatlanmasına da mesaj verdiği gözlemlenen Babacan, “Yerelin sorununu siyasetin merkezine taşıyacaksınız. Mahalle mahalle, köy köy dolaşmaya, vatandaşın derdine çare olmaya devam edeceksiniz. Söz mü arkadaşlar” diye sordu. Salondan “Söz” yanıtı verilmesi üzerine Babacan, konuşmasını, ‘Türkiye, bütün hedeflerine ulaşabilecek güçlü bir ülkedir. Demokrasi, 12 Eylül sonrası yapılan ilk seçimde sivil siyasetin hasretidir. Bundan sonra hepimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım. O zaman bu salondaki heyecanı tüm Türkiye’ye yayma zamanı. Şimdi Türkiye için demokrasi ve atılım zamanı” diye bitirdi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön