HABER

Bağış:''Hedef AB'ye tam üyelik''

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye'nin ufku 360 derecedir, merkezi Ankara'dır, ama hedef AB'ye tam üyeliktir'' dedi.

İSTANBUL (A.A) – Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye'nin ufku 360 derecedir, merkezi Ankara'dır, ama hedef AB'ye tam üyeliktir'' dedi.

Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Konferans Salonunda düzenlenen ve Bağış'ın konuşmacı olarak katıldığı konferans öncesinde, aralarında farklı üniversitelerden öğrencilerin yer aldığı bir grup, protesto gösterisinde bulundu.

Slogan atan protestocu öğrenciler, polisler ve güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle konferans salonundan çıkarıldı.

Bağış, konferansta yaptığı konuşmada, sorumluluğunu üstlendiği Avrupa Birliği konusunun, sadece kendisinin, AK Parti'nin meselesi olmadığını, Türkiye AB'ye üye olduğu gün topyekun üye olacağını belirtti.

-AB SÜRECİ-

''Türkiye'nin ufku 360 derecedir, merkezi Ankara'dır, ama hedef AB'ye tam üyeliktir'' diyen Egemen Bağış, şöyle devam etti:

''AB'de zor bir yılı geride bıraktık; çünkü bir karmaşa ve belirsizlik vardı. Çek dönem başkanlığı, Türkiye'nin AB üyeliğine daha olumlu yaklaşıyor, ama içinde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle çok büyük bir performans ortaya koyamadı. Ona rağmen Türkiye, o kargaşa içinde bile 27 AB üyesi ülkeyi vergilendirme faslını açma konusunda ikna edebildi.''

-2009 İÇİN AB SÜRECİNİN YAVAŞLADIĞI İDDİALARINA KATILMIYORUM-

''AB sürecinin durakladığını, yavaşladığını duyuyoruz. Evet, 2007-2008 için bunlar belki söylenebilir. 'Neden?' diye sormak lazım'' diyen Bağış, şunları kaydetti:

''2007 yılında bu ülkeye 4 ayrı seçim yaşattılar. 2008'de Türkiye'deki her 2 seçmenden birinin oyunu almış olan bir iktidar partisine karşı 8 ay süren bir kapatma davası yaşandı. Bu zor dönemde bile 301 gibi, TRT Yasası gibi, Vakıflar Kanunu gibi muhalefetin oldukça direnç gösterdiği yasaların değiştiğine şahit olduk. Ama 2009 için bu yavaşladı iddialarına katılmıyorum.''

-HEYBELİADA'DAKİ RUHBAN OKULU-

Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun bundan 30-40 yıl önce mahkeme kararıyla kapatıldığını hatırlatan Bağış, ''Şu anda o okulu açmak için aradan geçen zaman içinde tüm Anayasal, yasal değişiklikler ve yönetmelikler yeterli mi değil mi, onu inceliyoruz. Ama biz bu incelemeleri yaparken Yunanistan'ın da kendi ülkesindeki Türk azınlığa nasıl davrandığına bakmak durumundayız'' diye konuştu.

Ruhban Okulu'nun bir ilahiyat fakültesi olarak açılmasıyla ilgili faklı fikirlerin tartışıldığını belirten Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu konunun en ateşli savunucusu Patrik Bartholomeos ile de görüştüğümde, onların da bir üniversite beklentisi olmadığını belirtti. Kendi toplumlarının dini vecibelerini yerine getirmesine öncülük yapacak din adamlarına ihtiyaç duyduklarını söylüyorlar. O kapsamda, geçmişte olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, bir meslek lisesi olarak açılması gerektiğini düşünüyorum.''

-''YENİ BİR İLETİŞİM STRATEJİSİ HAZIRLADIK''-

Bağış, ''Hem AB'yi Türkiye'de daha iyi anlatabilmek hem de Türkiye'yi AB üyesi ülkelerde daha iyi anlatabilmek için yeni bir iletişim stratejisi hazırladık'' dedi.

Bağış, şunları kaydetti:

''AB'yi 4 platformlu bir stratejiyle yönetmeye karar verdik. Birinci platformda, üzerinde engel olmayan 4-5 fasıl var. Bunların yerine getirilmesi gereken açılış kriterleri var. Bir yandan da açmış olduğumuz 12 fasıl var, bunların da yerine getirilmesi gereken kapanış kriterleri var. Bu fasıllarla ilgili çalışmaları bir platformda ele alıyoruz. İkinci platformda, reformlarımızı kendi önceliklerimize göre, Türkiye'nin çıkarları gerektirdiği ölçüde yerine getireceğiz. Üçüncü platform; siyasal reformlar. İdam cezasının kalkmasından tutun, TRT-Şeş'in yayınlarına kadar günlük hayatımızı etkileyen, belki de müzakere sürecinin amiral gemisi diyebileceğimiz çalışmaları sürdüreceğiz. Dördüncü platform ise iletişim. Gerek AB'nin ne olduğunu, bu ülkeye ne getirip ne götüreceğini kendi insanımıza daha iyi anlatmak, gerekse Türkiye'nin potansiyelini AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına daha iyi anlatmak için bir iletişim stratejisi.''

-SENDİKALARIN DURUMU-

Egemen Bağış, Türkiye'deki sendikaların Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB standartlarında olması için her türlü adımı atmaya hazır olduklarını söyledi.

Sendikaların da işçilerin haklarının korunması konusunda şeffaflaşmaya hazır olmaları gerektiğini ifade eden Bağış, ''Bugün Türkiye'de aylık maaşı 50 bin liranın üzerinde olan işçi sendikası önderleri var. Cumhurbaşkanı maaşının 5 katı maaş alan işçi önderleri varken, bana kimse işçilerin haklarını savundukları konusunda bir şeyde bulunmasın. Türkiye, AB üyesi olacaksa sadece devlet kurumlarıyla değil, her kesimle üye olacak'' dedi.

Geri Dön