Bakan Yazıcı: "İddianame mesnetsiz ifadeler içeriyor"

BURSA (İHA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Adurrahman Yalçınkaya'nın hazırladığı iddianamenin mesnetsiz ifadeler içerdiğini belirterek, "Türkiye Kuzey Irak'ta terör örgütüne yönelik çok önemli önce hava saldırısı, ardından kara operasyonunu icra ederken, birileri oturmuş bu faaliyetlerin arkasında siyasi irade olarak duranlar hakkında iddianame hazırlıyormuş, bu üzüntü vericidir. Bunu milletimiz takdir edecektir" dedi. Yazıcı, iddianamede siyasi yasak istenilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de konuya dahil edilmesini 'aymazlık' olarak değerlendirdi.

Vakıfbank Güneş Sigorta Bayan Voleybol takımının Avrupa Challenge Kupası'ndaki final maçını izlemek için Bursa'ya gelen Bakan Yazıcı, partisine açılan kapatma davasını yorumladı. İddianamenin gayet mesnetsiz, kurguya dayalı olduğunu söyleyen Yazıcı, "Türkiye büyük bir ülke, gelişimini hızlandırmış bir ülke. Demokrasi çıtasını yükseltmiş bir ülke. Türkiye, son 4-5 yıldır güvenli istikrara kavuşmuştur. Bunda milletimizin tercihlerinin katkısı var. Ama milletten yetkiyi almış iktidarın yaptığı uygulamalarla milletin gündemiyle kendisini birleştirmesi, çıtanın yükseltilmesinde önemli katkı sağlamıştır. Böyle zamanda elbetteki hukuk devletiyiz, bir takım işlemler yapıldı, yapılacaktır. Yasama, yürütme ve yargı var. Yaptığınız eylemler kurguladığınız faaliyetlerin, yaptığınız işlemleri oturttuğunuz zeminin hukuk normlarına uygun düşmesi gerekir. İddianameyi çok fazla derinlemesine irdelemek istemiyorum. Gazetelerde yer alan iddianamelerde 'bu da böyle olur mu' denilebilecek somut hiçbir şey yok. Türkiye, güvenlik açısından çok önemli mesafeler katemiştir. Özellikle teröre yönelik çok önemli icraatları gerçekleştirdik, devam ediyor. Şu noktada üzülüyorum; Kuzey Irak'ta terör örgütüne yönelik önce hava saldırısı, ardından kara operasyonu icra ederken, birileri oturmuş, bu faaliyetlerin arkasında siyasi irade olarak duranlarla ilgili demek ki iddianame hazırlıyormuş. İşte bu bize üzüntü veriyor. Bunu milletimiz takdir edecektir" diye konuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hazırladığı iddianamede kendisine yönelik yapılan değerlendirmeleri de eleştiren Yazıcı, kendisinin sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) verdiği bir kararı hukukçu kimliğiyle değerlendirdiğini söyledi. Yazıcı, "İddianamede benimle ilgili konuda şunu söylemek istiyorum; AİHM'nin vermiş olduğu bir kararla ilgili olarak ben hukukçu kimliğimle 'Parlamenter demokrasilerde heyetler ayrılığı vardır. Yasama, yürütme, yargı vardır.

Parlamenter demokrasilerde kural koyma yetki ve görevi yasama organına aittir. Mahkemeler somut olayı yargılar, o olaya ilişkin hüküm teşhis eder. Dolayısıyla konunun öznesi kimse karar onla ilgilidir. AİHM dahil hiçbir mahkemenin kural koyma yetkisi yoktur, çünkü parlamenter demokrasinin gereği budur' demişim. Bunu dediğim için bu iddianameyi düzenleyen savcının mantığına göre laikliğe aykırı eylemde bulunmuşum. Bunu dediğim için parti kapatmasına neden olan olaylardan birini icra etmişim. Bunu sizin takdirinize bırakıyorum" dedi.

Kapatma davasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için siyaset yapma yasağının istenmesine de tepki gösteren Yazıcı, "Cumhurbaşkanını buraya katmasını çok büyük aymazlık olarak görüyorum. Böyle bir şey olamaz. Türkiye bunları aşacaktır. Yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'nin çözülmesi gereken çok sorunu var. Parlamenterler olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz, programlarımızda herhangi bir değişiklik de yok. Milletin verdiği yetkiyi millete hizmet için kullanacağız. Huzur ortamını kimsenin bozma hakkı yoktur. Böylesi zamanlarda gereksiz işlemler yapanların elbetteki muhasebe yapmaları gerekir, Türkiye'nin artık bunu sorgulaması gerekir" şeklinde konuştu.