HABER

Bakan'dan kayıp çocuklarla ilgili uyarı

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, kayıp çocuklar ile ilgili yaptığı açıklamada, ailelerin çocuklarına daha fazla zaman ayırmasını istedi.

Aile Çalıştayı'na katılmak üzere Nevşehir'de bulunan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Nevşehir Valisi Osman Aydın'ı makamında ziyaret etti.

Ziyarette Vali Aydın'dan ilin sorunlarına ilişkin bilgi alan Kavaf'a Avanos toprağından yapılmış amfora hediye edildi.

Daha sonra AK Parti Nevşehir İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Kavaf, burada İl Başkanı Ersan Erkut ve partililer tarafından karşılandı. Kavaf'a burada ziyaretin anısına AK Parti İl Başkanı Erkut tarafından plaket takdim edildi. Ziyarette gazetecilerin sorularını cevaplandıran Kavaf, son günlerde artan çocuk kaçırma olaylarına ilişkin olarak ailelere büyük sorumluluklar düştüğünü belirterek, ailelerin çocukları ile daha fazla zaman geçirmesi gerektiğini belirtti. Kavaf, "İnsan ticareti, tüm dünyanın mücadele

ettiği bir konu. Bizler de bu yönde mücadele ediyoruz. Ailelerin çocukları ile daha yakından ilgilenmelerini, çocukları ile birlikte dolu dolu daha fazla zaman geçirmelerini öneriyoruz. Tabii ki çocuklarını da yakından takip etmelerinde fayda var" dedi.

Sokak çocuklarının rehabilitasyonuna yönelik bir dizi çalışmanın yapıldığını dile getiren Kavaf, "Sokakta çalışmaya itilen veya sokağa itilen çocukları kolluk kuvvetlerimiz toparlıyor ve rehabilitasyon merkezlerinde biz bu çocukları okula ve ailelerine döndürüyoruz. Bunun yanı sıra meslek edindirme kurslarına gönderdiğimiz ve bir meslek sahibi yapmaya çalıştığımız çocuklarımız da var. Türkiye genelinde 25 rehabilitasyon merkezimiz var. Geçtiğimiz hafta İstanbul'da suça itilen çocukların meslek sahip olmalarına yönelik bir program gerçekleştirildi ve bu meslek kurslarına devam eden çocuklarımız ayda 350 TL ücret aldı. Bu tür çalışmalarımız devam edecek" dedi.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, yaşadığı şiddet nedeniyle kadın konuk evlerinde barınmak zorunda kalan kadınlara yönelik AB ile ortaklaşa yürüttükleri bir proje ile kadınların çocukları ile birlikte kalabilecekleri stüdyo konutlar yapacaklarını belirterek, "Türkiye genelinde 52 kadın konuk evi var. Gidecek hiçbir yeri olmayan kadınlarımızın sokakta kalmamaları adına aynı zamanda onlara rehabilitasyon destek hizmeti verebileceğimiz şekilde konuk evlerimizi onlara açıyoruz. İhtiyaç olan yerlere de tekrar açmaya devam edeceğiz. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, AB ile yaptığı proje kapsamında konuk evlerimizden sonra kadınlarımızın kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak amacıyla çocuğu ile kalabileceğini stüdyo daireleri TOKİ ile anlaşmak suretiyle inşa edeceğiz. Bu süre içerisinde bir meslek edinmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacağız. Bu projemiz de çok yakın zamanda hayata geçecek. Kabul edilmiş bir proje. Bu anlamda kadınlarımıza destek vermeye devam ediyoruz. Toplum merkezlerimizde, sığınma evleri dışında konukevleri dışında ve aile danışma merkezleri aracılığıyla her türlü psikolojik ve sosyal desteği aile fertleri ve öncelikle kadınlarımıza veriyoruz. Sığınma ve konuk evleri bir ara istasyondur aslında. Kadının sonraki hayatını düzenli hayata geçinceye kadar rehabilite edildiği, çocuğu ile birlikte güvenli bir ortamda barınmasını sağlayan bir ara istasyondur" şeklinde konuştu.

Kavaf, kadına yönelik şiddetin sadece Müslüman ülkelere has bir sorun olmadığını ifade ederek, "Şiddet tüm dünyanın sorunu, sadece Türkiye'nin ya da Avrupa ülkelerinin gelişmiş bir kısım ülkelerin göstermeye çalıştığı gibi, onların öteki dünya olarak nitelendirdikleri Müslüman ülkelerin yad a halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu. Bu Amerika'da var, Kanada'da var, İsveç ve Fransa'da var. 'Orada var bizde olması doğaldır' demiyoruz. Tabii bu bir insanlık suçudur, insanlık ayıbıdır. Bunun bertaraf edilmesi gerekir. Burada şiddete uğrayan kadının hakkını hukukunu araması açısından, hukuk yollarını kullanabilir olması açısından tabii ki eğitim alması şart. Şiddet uygulamak da psikolojik bir rahatsızlıktır bence. O açıdan şiddeti uygulayanların da eğitilmesi ve rehabilite edilmesi gerekir. Dolayısıyla cinsiyet ayrımı gözetmeksizin bu konuda eğitim gerekiyor" açıklamasını yaptı.

Geri Dön