HABER

Bakanlar Kurulu toplantısı

- Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ: (1) - "Türkiye'nin, terör örgütleriyle irtibat, iltisak içerisinde olan ve terörü finanse edenlerle ilgili dünyanın her demokratik hukuk devletinde olduğu gibi bir hassasiyeti vardır ve bu hassasiyet bundan sonra da terör örgütlerine dönük finansman sağlayan, kara para aklayan ve terör örgütünün kasası olanlara karşı elbette Türkiye hukuk devleti olmanın gerekleri neyse, bundan önce yaptığı gibi bundan sonra da yapmaya devam edecektir" - "Türkiye'

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Türkiye'nin, terör örgütleriyle irtibat, iltisak içerisinde olan ve terörü finanse edenlerle ilgili dünyanın her demokratik hukuk devletinde olduğu gibi bir hassasiyeti vardır ve bu hassasiyet bundan sonra da terör örgütlerine dönük finansman sağlayan, kara para aklayan ve terör örgütünün kasası olanlara karşı elbette Türkiye hukuk devleti olmanın gerekleri neyse bundan önce yaptığı gibi bundan sonra da yapmaya devam edecektir." dedi.

Bozdağ, Çankaya Köşkü'nde, Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Toplantıda, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ'ın Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Eylem Planı ile ilgili, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan'ın 2019'a giderken sağlık ve diyabetle ilgili, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın hayvancılık, kırmızı et üretim hedefleriyle ilgili, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da göçle ilgili sunum yaptığını aktaran Bozdağ, bunların yanı sıra toplantıda iç ve dış siyasal gelişmelerin ele alındığını bildirdi.

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışınakaçırmaya yönelik duyumlar aldığı"na ilişkin açıklamasını hatırlatarak, bununla ilgili Bakanlar Kurulunda bir çalışmanın başlayıp başlatılmadığını sorması üzerine Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün bir etkinlikte konuyla ilgili açıklamalarda bulunduğunu anımsattı.

Türkiye'nin serbest piyasa ekonomisine sahip olduğunu vurgulayan Bozdağ, "Ülkemizde hem vatandaşlarımız hem de yabancı yatırımcılar, Türkiye'nin içinde istediği yerde yatırım yapma hakkına sahiptir. Burada serbestlik esastır. Aynı şekilde yerli ve yabancı yatırımcılar yurt dışında da diledikleri gibi yatırım yapma hakkına sahiptir." diye konuştu.

Bozdağ, bu maksatla her türlü para transferinin de yapılabileceğini belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye'de bugüne kadar bu alanda herhangi bir sınırlama söz konusu olmamıştır, bundan sonra da bu anlamda bir sınırlama söz konusu olmayacaktır. Cumhurbaşkanımızın para transferlerinin kısıtlanması veya engellenmesiyle ilgili de herhangi bir talimatı olmamıştır. Şu anda da bu noktada bir sınırlandırma söz konusu değildir. Yalnız Sayın Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus, bugünkü konuşmasında da var, sadece kendi ülkesine güvenmediği için sermayesini başka yere aktarmak isteyenlere dönük bir sitem olduğunu ifade etti. Çünkü Türkiye'nin ekonomisi zora ve dara girsin diye dışarıdan, içeriden pek çok uğraş varken, bu noktada Türkiye'deki yatırımcı ve iş adamlarımız kendilerinin ekonomisini, sermayesini güçlendiren ve kendilerini daha iyi bir noktaya getiren Türkiye'ye ve Türk ekonomisine güvenmeleri ve sahip çıkmaları konusunda bir sitemini ifade etmiştir."

Türkiye'nin PKK, DEAŞ, FETÖ ve DHKP-C gibi terör örgütleriyle aynı anda mücadele ettiğine dikkati çeken Bozdağ, "Pek çok terör örgütü Türkiye'ye karşı eylem yaptığı gibi, Türkiye'nin kaynaklarını da yurt içi ve dışında terörü finanse etmek maksadıyla kendi şirketlerini ve Türkiye'den elde ettikleri gelirleri kullanmaktadırlar. Türkiye'nin, terör örgütleriyle irtibat, iltisak içerisinde olan ve terörü finanse edenlerle ilgili dünyanın her demokratik hukuk devletinde olduğu gibi bir hassasiyeti vardır ve bu hassasiyet bundan sonra da terör örgütlerine dönük finansman sağlayan, kara para aklayan ve terör örgütünün kasası olanlara karşı elbette Türkiye hukuk devleti olmanın gerekleri neyse, bundan önce yaptığı gibi bundan sonra da yapmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de serbest piyasa ekonomisinin olduğunu ve bunun devam edeceğini vurgulayan Bozdağ, "Türkiye'de yatırım yapan iş adamlarımız, yabancı iş adamları küresel finans sistemine entegre bir şekilde herhangi bir kısıta tabi olmadan faaliyetlerini bugüne kadar nasıl devam ettirdilerse bundan sonra da böyle devam ettireceklerdir. Bunların teminatı bizim Anayasamız, yasalarımız, bankacılık sistemimiz ve hükümetimizdir. Hiç kimsenin bir endişesi olmamalıdır." diye konuştu.

- "Belgeleri medyaya dağıtmak zorunda kaldı, isteyerek dağıtmadı"

Aynı gazetecinin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "yarın bomba etkisi yaratacak yeni bir belgeyi" açıklayacağına yönelik söylemlere dair değerlendirmesini sorması üzerine, Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun açıklayacağı yeni konuyu bilmediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun çeşitli iddialarda bulunduğunu, bunun ispatı olarak da bazı kağıtları gösterdiğini anımsatan Bozdağ, bu iddiaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Benim ve yakınlarımın böyle bir para göndermesi söz konusu değildir. Bunun aksini ispat ederseniz ben cumhurbaşkanlığını ve siyaseti bırakırım ama ispat edemezsen senin CHP Genel Başkanlığından ayrılman lazım." ifadelerini kullandığını söyledi.

Erdoğan'ı siyaseten yenmek isteyen CHP'nin aynı hedefe koşma konusunda terör örgütleriyle çalışma içinde olduğunu ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Çekingenlik de göstermiyor. FETÖ'yle, PKK'nın uzantılarıyla, Türkiye karşıtlarıyla iş birliği çok açık, Türkiye'ye diz çöktürmek isteyenlerle aynı istikamette koştuğu çok açık. Bunlara hiç gerek kalmadan eline altın bir fırsat vermiş oldu Sayın Cumhurbaşkanımız. Bu dediklerini ispat ederse siyasetten çekilecek, cumhurbaşkanlığından ayrılacak. Böylece CHP ve onun gibi düşünenler Sayın Cumhurbaşkanımızdan kurtulmuş olacaktı. Kolay yol söyledi ama salı günü grup toplantısında aldı dekontları salladı. 'İşte şu kişi şu kadar şu şirkete para aktarmış, şu şunu yapmış' dedi, isim isim saydı. Bunun üzerine avukatlar açıklama yaptı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ortada, denildi ki 'Yurt dışına giden tek kuruş para yoktur. Gösterilen kağıt parçaları da sahtedir. Elindeki kağıt parçalarını lütfen yargıya ver, medyaya dağıt'. Ama Sayın Kılıçdaroğlu, bu kağıt parçalarını, dekontları medyaya dağıtmadığı gibi yargıya da vermedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine sıkışınca en nihayetinde bu belgeleri medyaya dağıtmak zorunda kaldı."

Kılıçdaroğlu'nun kağıtları isteyerek dağıtmadığını dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

"Çünkü savcılık isteyince kaçacak artık yer kalmadı. Peki bu kağıt parçaları incelendiğinde ne çıktı ortaya? Esasında Sayın Kılıçdaroğlu, İş Bankasının kapısından girse, bankoda ilk karşılaştığı bir banka görevlisine elindeki dekontları gösterse, burada yurt dışına gönderilen para var mı, yok mu diye sorsa onlar kendisinin böylesi bir rezilliğin içerisine düşmesini engelleyecek bir cevap mutlaka verirler. Ama belli ki onlara da sormamış, bir banko görevlisinin bilebileceği bir şeyi, bilen birisine sorarak öğrenmesi gereken Sayın Kılıçdaroğlu, bunu yapmıyor."

(Sürecek)

(AA)

Geri Dön