Başbakan Yardımcısı Akdağ, AA Editör Masası'nda

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ: (1) - "35 senelik PKK terörü ilk defa gerçek anlamda Türkiye'de alt edildi. Kafalarını kaldıracak halleri yok, kaçacak delik arıyorlar" - "(Bakanlık sayısının azaltılması) Sistematik, şekilsel açıdan doğru buluyorum çünkü bakanlık sayısı arttıkça yönetmek zorlaşıyor. Bakanlık sayısının 16'ya inmiş olması son derece makul" - "Sandıklar açılıp Sayın Cumhurbaşkanımızın önümüzdeki 5 yıl için ülkeyi yöneteceği kesinleşmeden, AK Parti'nin Meclis çoğunluğu aritmetiği itibarıyla YSK tarafından ilan edilmeden maç bitmiş olmuyor" - "Hiçbir basiretli siyasetçi TİKA'ya, AFAD'a, Anadolu Ajansına, TRT'ye bulaşmaz. Niye? Bunlar bizim markalarımız" - "Anadolu Ajansı dünyanın dört bir tarafında itibarını ortaya koymuş bir ajans" - "Yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda 60. sıradayız, 10 senedir. Bu sene ekim ayında Allah izin verirse 30'lu bir sıraya yükseleceğiz. Gelecek sene hedefimiz 20'li bir sıradır" - "Başkomutanlık noktasında ciddi bir tecrübeye ihtiyaç var. Bunun adresinin Recep Tayyip Erdoğan olduğu aşikardır"

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "35 senelik PKK terörü ilk defa gerçek anlamda Türkiye'de alt edildi. Kafalarını kaldıracak halleri yok, kaçacak delik arıyorlar." dedi.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Seçim bölgesi Erzurum'da nasıl bir tablo olduğu, bir önceki seçimden farklı bir durum olup olmadığı yönündeki soruya Akdağ, geçen yıl 16 Nisan'da yapılan halk oylamasına benzer bir tablo gördüğünü, belki bunun biraz üzerinde sonuç alabileceklerini ifade etti.

Erzurum'un halk oylamasında büyükşehirler içinde "evet" oylarında yüzde 74,5 ile birinci olduğunu anımsatan Akdağ, "İnşallah bunu yine yakalayacağız. Cumhur İttifakı'nın oyları açısından da AK Parti'nin oyları açısından da 1 Kasım'a benzer bir tablo var. Bunlardan da yola çıkarak, anketleri ben de takip ediyorum, birçok yere Cumhurbaşkanımızla, Başbakanımızla gittim. İnşallah birinci turda bu iş bitecek. Sayın Cumhurbaşkanımızı 2023'e kadar ülkenin yönetimi için inşallah bir kere daha seçmiş olacağız." diye konuştu.

Meclis çoğunluğunu da Cumhur İttifakı'nın alacağını, sahip olduğu tecrübenin buna işaret ettiğini dile getiren Akdağ, şöyle konuştu:

"Ama maç 90 dakika. Dolayısıyla 50'nin üstünde bir sonuç bekliyoruz Cumhurbaşkanı seçimi açısından ama açık ara bir sonuç doğrusu beklemiyorum. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza gönül vermiş seçmenin mutlaka sandığa gitmesi lazım. Yani katılma oranının ben etkili olacağına inanıyorum. Erzurumlu meşhur Naim Hoca'yı biliyorsunuz, Erzurumspor'un maçlarına giderdi. Gençler diyor ki 'Hocam bu maç çok önemli bize dua et', Naim Hoca da 'Tamam dua ettim, hiç merak etmeyin' diyor. 90 dakika bitiyor Erzurumspor 1-0 galip, uzatmalarda karşı takım gol atıyor. Hocam 'Hani dua etmiştin' diyorlar, 'Ben 90 dakikaya dua etmiştim' diyor. Onun için sandıklar açılıp Sayın Cumhurbaşkanımızın önümüzdeki 5 yıl için ülkeyi yöneteceği kesinleşmeden, AK Parti'nin Meclis çoğunluğu aritmetiği itibarıyla YSK tarafından ilan edilmeden maç bitmiş olmuyor. Biz çok yoğun çalışıyoruz, çalışacağız. Gayret bizden, tevfik Allah'tan."

- "Bakanlık sayısı arttıkça işiniz zorlaşıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ana hatlarını açıkladığı, buna göre bakanlık sayısının azalacağı hatırlatılarak, yeni yönetimin Türkiye'nin hangi alanlarına, dertlerine deva olacağı sorulan Akdağ, sistematik, şekilsel açıdan bakanlık sayısının azalmasını çok doğru bulduğunu ifade etti.

Bakanlık sayısı arttıkça yönetmenin zorlaştığını belirten Akdağ, "Bizim koordinasyonla yürüttüğümüz işler var. Uyuşturucu ya da bağımlılıkla mücadele, yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi. Benim mesela sorumlu olduğum alanlar, hepsini müşahede ettim, bakanlık sayısı o koordinasyon içinde arttıkça ki ilgili bakanlıklar ona göre bölünürse mecburen artıyor, işiniz zorlaşıyor. Dolayısıyla bakanlık sayısının 16'ya inmiş olması son derece makul." dedi.

Akdağ, yeni modelin Türkiye'nin hangi dertlerine deva olacağı sorusuna ise şu cevabı verdi:

"Bizimi iki büyük meselemiz var. Birincisi terör mücadelesinin, kesintisiz kararlı şekilde devam ettirilmesi. Çünkü güvenlik olmadan hiçbir şey olmuyor. Yani, işte 35 senelik PKK terörü ilk defa gerçek anlamda Türkiye'de alt edildi. Kafalarını kaldıracak halleri yok, kaçacak delik arıyorlar. Sadece Türkiye'nin içinde değil sınırlarımızın ötesinde de bu böyle. Şu anda Kandil'deki operasyonları hepimiz büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Vatandaşımız da bu konuya büyük önem veriyor. Aynı husus Suriye'deki terör örgütleri, özellikle PKK'nın uzantısı olan terör örgütleri açısından da böyle. FETÖ meselesini hiç küçümsememek lazım. Evet Türkiye'de yenilgiye uğradılar, başarısız oldular ama yurt dışında ciddi bir güçleri var, destekleniyorlar. Onun için 24 Haziran'dan sonra önümüzde, Sayın Cumhurbaşkanımızın önünde bir defa güvenlik meselesi önemli bir mesele olarak duruyor."

Başarıların, kararlılığın, oradaki doğru koordinasyonun, iyi diplomasinin devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Akdağ, "Sadece güçle yapmıyoruz biz bu işleri. Evet, bugün hiç olmadığı kadar mühimmat, silah açısından daha güvendeyiz. İnsansız hava araçlarımız, onların silahlı olanları gibi bir çok üstün tarafımız var. Özel harekatçılarımız, jandarma, istihbaratla koordine halinde çok mükemmel işler başarıyorlar ama söylediğim gibi orada ciddi bir tecrübeye başkomutanlık noktasında ciddi bir tecrübeye ihtiyaç var. Bunun adresinin Recep Tayyip Erdoğan olduğu aşikardır." diye konuştu.

Akdağ, ekonomik açıdan 2017'nin çok iyi geçtiğini, bu yılın ilk çeyreğinin de iyi olduğunu ifade ederek, "Önümüzdeki günlerde yine bizi birtakım dalgalı, fırtınalı denizler bekliyor. Bunu bilmek lazım. Dolayısıyla hem yapısal reformların gerçekleştirilmesi hem dünya piyasalarına açılma için gerekli işlerin yapılması son derece önemli." dedi.

Sorumlu olduğu konulardan birinin yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu anımsatan Akdağ, "Yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda 60. sıradayız 10 senedir. Bu sene ekim ayında Allah izin verirse 30'lu bir sıraya yükseleceğiz. Gelecek sene hedefimiz 20'li bir sıradır. Bu iki meseleyi çok önemsiyorum." diye konuştu.

Sağlıkta, sosyal hizmetlerde yapılan işlerin, eğitimdeki, yatırımdaki hamlelerin devam etmesinin, yeni ihtiyaçların karşılanmasının çok önemli olduğunu belirten Akdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan dışındaki adayların "Yatırımları durduracağız." diyerek söze başladığını söyledi.

Akdağ, "Bunu özellikle Sayın Akşener kaç kere ifade etti, 'Ben şunu satacağım, burayı satacağım, şurayı elden çıkaracağım, size vereceğim' diyor. Enteresan bir şey." dedi.

- "Memleketi tanımamaktan ileri geliyor"

Akşener'in TİKA'nın bütçesinin 8 milyar dolar olduğu yönündeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine de Akdağ, şunları söyledi:

"300 küsur milyon olması lazım, bildiğim kadarıyla 300-400 milyon kadar bütçesi var TİKA'nın. Gerçekten memleketi tanımamaktan ileri geliyor. Çünkü hiçbir basiretli siyasetçi TİKA'ya, AFAD'a, Anadolu Ajansına, TRT'ye bulaşmaz. Bunlar bizim markalarımız. Bugün Anadolu Ajansı dünyanın dört bir tarafında itibarını ortaya koymuş bir ajans, sadece Türkiye'de değil. TRT böyle. TRT'nin bir dünya dış yayını var, nereyi satıyorsun. Siz o zaman Türk dünyasına, Arap dünyasına, başka birtakım çevrelere nerede, nasıl ulaşacaksınız? Bugün TRT Kürdi var. Başka kimsenin böyle yayın yapması belki de mümkün değil. Bunlar çok kazanç getirici yayınlar. Onun için TRT'ye elbette ihtiyaç var. Hele hele TİKA'ya, AFAD'a geldiğiniz zaman bunlar bütün dünya tarafından, 'Helal olsun size, işte bu iş böyle yapılır'ı başaran kurumlarımız."

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, 2 ay kadar önce Brüksel'de Suriyeli mültecilerle ilgili toplantıya katıldığını belirterek, "Burada Türkiye'yi, AFAD'ı, TİKA'yı göklere çıkarıyorlar. Bu markalarımızı biz neden yok edeceğiz, hangi sebeple yok edecek mişiz?" diye sordu.

(Sürecek)