Bavyera'da Kritik Seçimler

Bavyera’da 60 yılı aşkın süredir iktidarda ve onyıllardır tek başına yönetimde söz sahibi olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) yapılan kamuoyu yoklamalarına göre salt çoğunluğunu ilk kez yitirecek. Bir diğer tehlike göçmen karşıtı AfD'nin yerel parlamentoya girecek olması

Bavyera'da Kritik Seçimler

Almanya’nın Bavyera Eyaleti, eyalet meclisi seçimi için yarın (14 Ekim'de) sandık başına gidecek. 180 sandalyeli meclis seçiminde 11 Türk asıllı aday da yarışacak.

Bavyera’da 60 yılı aşkın süredir iktidarda ve onyıllardır tek başına yönetimde söz sahibi olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) yapılan kamuoyu yoklamalarına göre salt çoğunluğunu ilk kez yitirecek. Federal mecliste Başbakan Merkel’in partisi Hrıstiyan Demokrat CDU’yla ‘kardeş parti’ şeklinde ortak bir parlamento grubu oluşturan CSU, seçimlere sadece Bavyera’da giriyor. En son verilere göre, 2013’deki seçimde yüzde 48 alan CSU’nun yüzde 35, Yeşiller’in yüzde 18, ırkçı AfD’nin yüzde 12, SPD’nin yüzde 11, bağımsız adayların oluşturduğu Hür Seçmenler’in yüzde 11, liberal FDP’nin de yüzde 6 oy alması beklenmekte. Bu veriler ışığında, CSU’nun yine en güçlü parti de olsa dramatik oy kaybı sonrasında iktidar koltuğunu koruması zor görünürken, sonuçlara göre Yeşiller’in öncülüğünde, SPD, Hür Seçmenler ve FDP’yle bir hükümet kurulması aritmetik olarak mümkün görünüyor.

CSU’nun kalesini kaybetmesi durumunda, partide ‘kıyamet kopacağı’, bunun yankılarının sadece Bavyera’yla sınırlı kalmayacağı, tüm ülkenin siyasal dengelerinin bozulabileceği tahmin ediliyor. CSU’lu Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, partisinin destek kaybetmesinin tüm suçunu, daha şimdiden CDU/CSU ve SPD’nin federal düzeyde oluşturduğu büyük koalisyon hükümetine yüklüyor. 14 Ekim akşamı okların CSU Genel Başkanı olan Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanı Horst Seehofer’e de doğrultulmasına kesin gözüyle bakılıyor. Seehofer, göçmen tartışmaları konusunda Başbakan Merkel’le tartışarak, federal hükümeti iki kez istifanın eşiğine getirmişti. CSU’nun yüzde 35’in de altına düşmesi durumunda, Seehofer’in istifasının gündeme geleceği, bunun da Merkel hükümetinde ciddi çalkantılara yol açacağı tahmin ediliyor. Bavyera Eyalet Meclisi’nden SPD milletvekili Arif Taşdelen de seçimin etkisinin federal düzeyde de büyük olacağını vurguluyor.

Endişe verici bir diğer gelişme işe, sığınmacı ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif’in bir eyalet meclisine daha girecek olması. Partinin Bavyera örgütü, Hitler döneminde ‘Yahudisiz bir ülke’ diye yapılan kampanyayı çağrıştıran ‘İslamsız okullar’ ve ‘Burka değil bikini’ gibi radikal sloganlarla kampanya yürüttü.

12,5 milyon nüfusa sahip eyalette yaşayan Türk vatandaşı sayısı, yaklaşık 100 bini eyalet başkenti Münih’te olmak üzere 300 bin. Ekonomik ve teknolojik açıdan ülkenin en önde gelen ve kendi başına birçok AB üyesi ülkeden çok daha zengin olan Bavyera, BMW, Audi, MAN gibi otomotiv sanayinin yanı sıra optik ve bilişim sanayisiyle ülkenin ekonomik motoru konumunda.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler