HABER

Belediyelere Sokak Hayvanları Tepkisi

Sokak hayvanlarının belediyeler tarafından usulsüz biçimde toplandığını, toplanan birçok sokak hayvanının ormanlarda ölüme terk edildiğini savunan hayvan hakları aktivistleri Türkiye’nin birçok ilinde eşzamanlı olarak eylemler düzenledi

Sokak hayvanlarının belediyeler tarafından usulsüz biçimde toplandığını, toplanan birçok sokak hayvanının ormanlarda ölüme terk edildiğini savunan hayvan hakları aktivistleri Türkiye’nin birçok ilinde eşzamanlı olarak eylemler düzenledi.

İzmir’de Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplanan hayvan hakları savunucuları, sokak hayvanlarını yasalara aykırı biçimde toplayan yerel yönetimleri ve sokak hayvanlarını zehirleyen kişileri protesto etti. “Barınaklar yaşam alanı değil ölüm kampıdır” ve “Sokak hayvanları sahipsiz değil” yazılı dövizler taşıyan hayvanseverler adına basın açıklamasını Çiğli Hayvan Hakları Meclisi’nden Füsun Cevher okudu.

Belediyelere Hayvan Hakları Yasası hatırlatıldı

Cevher, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 23 Aralık’ta “Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır” şeklindeki konuşmasından sonra, belediyelerin sokak hayvanlarını toplamaya başladığını hatırlattı: “Yaşam hakkı tanınmayan, sömürülen, her türlü şiddete ve eziyete maruz kalan hayvanlar, barınaklara hapsedilerek yok edilmeye başlanmıştır.” Hayvanları Koruma Kanunu gereğince kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmasının esas olduğunu vurgulayan Cevher, “Sokakta yaşayan hayvanların yaşam alanlarının sokaklar olduğu, ‘toplama’ zihniyetiyle birer ölüm kampı olan barınaklara hapsedilemeyecekleri hüküm altına alınmıştır. ‘Hayvanlar, hiçbir suretle ilgili belediye sınırları dışındaki bir ortama, ormanlık alana veya diğer yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz’ hükmü amirdir” dedi.

Türkiye’nin imzaladığı Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne göre de hayvanların yaşam alanının sokaklar olduğunu ve yaşam alanlarından koparılamayacaklarını kaydeden Cevher, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyeler tarafından yasalara aykırı, adeta hayvanlara karşı katliam şeklinde nitelendirilecek toplatılma kararı ve eylemleri gerçekleştirilmiş, olayın vahameti Cumhurbaşkanı tarafından fark edilir edilmez 27.12.2021 tarihince 81 ildeki Belediyelere genelge gönderilmiştir. İş bu genelge ile 5199 sayılı yasanın 6. Maddesi ve Hayvanların Korunmasına Dair Yönetmeliğinin 21. maddesi gereği, hiçbir hayvanın toplatılarak barınağa hapsedilemeyeceği, tam tersi yaşam alanlarının sokaklar olduğu, tedavi, aşı, kısırlaştırma işlemleri için bir an önce bakımevi olmayan belediyelere hayvan bakımevi kurulması, kurulacak ve halihazırdaki bakımevlerinin hayvanların refahı dikkate alınarak tam kapasiteli çalıştırılması, hayvanların aç kalmaması için gerekli önlemlerin alınması bu suç işleyen belediyelere hatırlatılmıştır.”

“Yasaklı ırk tanımı kaldırılsın”

22 Aralık’ta Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’in iki pitbull köpeğinin saldırısına uğramasının üzücü olduğunu ifade eden Cevher, bu durumun asıl sorumlusunun görevlerini yapmayan yetkililer olduğunu savundu: “Hiçbir eğitim vermeden, denetim yapmadan, elini kolunu sallayan herkesin hayvan ‘sahiplenmesine’ sebep olup besledikleri köpeği canice yetiştiren, karanlık odalara hapseden, onları dövüş için büyüten ‘sahipleri’ olduğu bilinmesine rağmen bu kişilere caydırıcı yaptırımlar uygulamak yerine gerekli kontrol ve denetimleri yapmayarak bu kişileri adeta ödüllerdiniz. Tespit edilen olaylarda da ‘sahipleri’ yerine hayvanları cezalandırıp onları ‘yasaklı’ olarak yaftalamayı ve bakımevlerinde ölüme terk etmeyi tercih ettiniz.”

Tarım ve Orman Bakanlığı 7 Aralık’ta yayımladığı genelgeyle, beslenmesi yasak köpeklerin kısırlaştırılması ve kayıt altına alınması için 14 Ocak’a kadar süre tanınmıştı. Genelgeyle, doğacak yavruların da 4 aylık olunca kısırlaştırılması gerektiği belirtilmişti. Genelgeye tepki gösteren Cevher, yasalarda yer alan yasaklı ırk tanımının kaldırılmasını istedi. 14 Ocak’ta biten sürenin uzatılmasını isteyen Cevher, 4 aylık hayvanlarda kısırlaştırma işleminin hayati risk taşıyacağını söyleyerek kısırlaştırma işleminin de ileri bir tarihe ertelenmesini talep etti. Cevher, “Aksi durumda maalesef sokaklar, barınaklar ve ormanlar terk edilmiş, size göre yasaklı olan ama bizlerce asla yasaklı olarak görülmeyen ırklarla dolacaktır” ifadesini kullandı.

“Kötü hayvan yoktur, kötü sahip vardır”

Eyleme bazı hayvanseverler de sahiplendikleri hayvanlarla birlikte katıldı. VOA Türkçe’ye konuşan Nimet Akgün sahiplendiği hayvanın sokaklarda kötü bir deneyim yaşadığını anlattı: “Kızımız yaklaşık bir ay önce İzmir’in Bayındır ilçesinde kötü insan tarafından defalarca tecavüze uğruyor. Gözünü patlatıyorlar, kuyruğunu kesiyorlar. Sağ arka bacak kırık ve vücudundan şu anda tam 46 tane saçma var. Şu an tedavide, iyileşecek. Sevgiyle neler iyileşmiyor zaten.”

Akgün, “Kötü hayvan yoktur, kötü sahip vardır. Biz canlarımız için buradayız. Mahalle sakinlerimize dokunulmasını istemiyoruz” dedi.

Hayvan Hakları Savunucusu Ender Ülger de Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının ardından belediyelerin usulsüz bir şekilde sokak hayvanlarını toplamaya başladığını söyleyerek, “Şu anda sokaklardan toplanan hayvanların çoğu inanın barınaklara gitmiyor. Ormanlara atılıyor, ölüme terk ediliyor. Orada onlar tekrar üreyecekler ve popülasyon çok daha fazla artacak” diye konuştu.

Türkiye’de 1389 belediye olmasına rağmen 1200 belediyede barınak olmadığını belirten Ülger, “Toplamda 189 tane barınak olan bir ülkede toplanan hayvanları nereye koyacaksınız” ifadesini kullandı. Bazı vatandaşların sokak hayvanlarından şikayetçi olduğunu kaydeden Ülger, bunun çözümünün vahşice toplamalar değil, kısırlaştırma olduğunu vurguladı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön