HABER

"Ben sorumlu addediyorum"

İSTANBUL (İHA) - Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "40 yıl eğer bir Kıbrıs sorunu çözülemiyorsa, bunu çözemeyenleri sorumlu addetmeyenleri, ben sorumlu addediyorum. Şu anda Kıbrıs taşıma su ile ayakta tutuluyor. Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve bu kalıcı adil çözümle birlikte barışı da tahsis etmek hepimizin görevi" dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı. Sözlerine, "Bir İstanbullu olarak, İstanbul'un 4.5 yıl belediye başkanlığını yapmış bir kardeşiniz olarak, ben sevgili dostlarıma içten duygularla seslenmek istiyorum" diyerek başlayan Erdoğan, "Dünkü Rusya ziyaretinden hemen sonra bugün Demiryolu İşçileri Sendikası mensuplarıyla bir arada olduk. Ülkemizi nasıl demir ağlarla öreceğiz, bunu kendileriyle konuştuk. Şimdi sizlerle bir arada bulunuyoruz. Bu toplantımızda biz sizlerle birlikte olurken, aynı anda Ankara'da Başbakanlık'ta bütün toplumsal kesimleri temsilen ekonomik ve sosyal konsey ilk defa toplanmış oluyor. Sivil toplum temsilcileriyle hükümet en üst düzeyde yüz yüze geliyor. Saati ve zamanı durdurmuyoruz. Bir yandan uluslar arası ilişkiler için koşarken, diğer yandan bütün kesimlerin taleplerine cevap vermeye çalışıyoruz" şekline konuştu.

Rusya ziyareti sırasında, iş dünyanın değerli temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirten AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "El ele, omuz omuza 3 Kasım öncesi söylediğimizin gereğini yerine getirmeye başladık. Sevgili dostlarımızla 'AB süreci için ne yapabiliriz?' sorusuna cevap aramak için 14 AB üyesi ülkeyi dolaştım. Elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyduk. Koşturduk, ideal olmadı ama önümüzü gördük ve bu, 2004'ün Aralık ayı olarak bize verildi. Bütün markajlarımızla birlikte, 'eğer siz Kopenhag Kriterleri'nin gereğini daha önce yerine getirirseniz, bu süre daha önce çekilebilir' denildi" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN ONURUYLA OYNAMAYA KİMSENİN HAKKI YOK" AB'nin de şu anda testten geçtiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Ben bunu bütün görüşmelerimde söyledim. 'Şimdi siz sınavdan geçiyorsunuz' dedim. Çünkü Türkiye'nin onuruyla oynamaya kimsenin hakkı yok. 40 yıl oldu Türkiye AB'ye müracaat edeli. Müracaatımızı yaptık ama sizler bugüne kadar Türkiye'nin buraya üye oluşunu ertelediniz. Yine erteleme gayreti içindesiniz. Biz bütün samimi gayretlerimizle diyoruz ki, gelin Avrupa ailemizi tamamlayalım. Nerede eksik varsa bunu gideririz. Biz bunları bütün samimi duygularımızla kendilerine anlattık. Herkes elinden geleni yaptı. 2004'ün sonu dediler, şimdi de bu süreç çalışıyor. Olur veya olmaz, Türkiye ayağının üzerinde duracak, ayağının üzerinde dururken bunun vesilesi AB olmayacak. Biz dünyayı fellik fellik dolaşmaya mecburuz. Her yeri dolaşacağız, ekmeği ta Fizan'da olsa arayıp bulmak zorundayız" dedi.

Erdoğan, AK Parti'nin sanayicilerin yanında olduğunu söyledi. Sanayileşme çabalarına destek olmaya devam edeceklerini belirten AK Parti Lideri, "Şu anda yönetim olarak elimizden gelen bütün gayretle sizlerin önünü açacak, sizlerin heyecanına heyecan katma gayreti içerisinde olacak ve böylece ortaya bir siyasi iradeyi koymanın gayretiyle birlikte koşacağız. Bu yarışta sizlerle beraberiz" şeklinde konuştu.

"SİYASET, SORUNLARA ÇARE, ÇÖZÜM ÜRETME SANATIDIR" "Türkiye, yıllarca adeta engelli bir ülke olarak yönetildi" diyen Erdoğan, geçen sürede Türkiye'nin birikimi ve potansiyelinin harcandığını söyledi. Atılan ileri adımlardan sonra, geri adımlar atılmaya başlandığını belirten Recep Tayyip Erdoğan, "Gün geldi, Türkiye bütün kurum ve kuruluşlarıyla patinaj yaptı ve yürüyen Türkiye ne yazık ki durdu. Geçmişte hakkaniyete uygun davranılmadı ama biz değerlendirmelerimizde hakkaniyete uymak zorundayız. Geçmişte yönetim kirlenirken, yolsuzluklar ülkenin itibarını yaralarken, biraz kolaycılığa kaçılarak sürecin bütün yükü yönetime yüklendi. Bunu bir yöntem olarak benimseyenler de oldu. Siyaset, sorunlara çare, çözüm üretme sanatıdır. Eğer bunu yapamıyorsanız, o zaman siyaset etmeyin. Eğer çözüm üretiyorsanız eyvallah. O zaman zaten millet sizi alıp layık olduğunuz yere getirecektir. Olup bitenlerden siyaset birinci derecede sorumludur" açıklamasında bulundu.

"HERKESİN BİR MUHASEBE SORUMLULUĞU VAR"
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Herkesin bir muhasebe sorumluluğu var" diyerek, şunları söyledi:

"Biz ülkemizi hep birlikte ayağa kaldıracağız. Sadece Tayyip Erdoğan, sadece Sayın Kavi, sadece Sayın Sabancı tek başına bu işi başaracak değil. Hep birlikte el ele verirsek herşeyi başarırız, bu potansiyel bu ülkede var, yeter ki birbirimize rakip olmayalım. Türkiye, yeni ufuklara açılırken, geçmişin muhasebesini yalnız siyasetçilerin değil, herkesin yapması gerekiyor. Yeni bir Türkiye ve yeni ekonomik hayat için istikrara ihtiyacımız var. Bu ülke için güven ve istikrarın ne anlama geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. İşte siyasi istikrar yolu, milletimizin iradesiyle 3 Kasım'da açıldı. Atacağımız büyük adımlar için, üzerinde durduğumuz zemini asla unutmamamız gerekiyor. Herkesin şundan emin olmasını istiyorum, milletin açtığı bu yol, AK Parti iktidarında hep açık olacaktır. İstikrar yolu, sadece açık kalmakla olmayacak, aynı zamanda da genişleyerek devam edecektir. Bunu göreceksiniz."

"SANAYİCİLERE BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞMEKTEDİR" Erdoğan, Türkiye'nin, çelişkilerinden kurtularak yeniden üretim heyecanını yakalamaya mecbur olduğunu söyledi. "Biz bu heyecanı yeni meclisiyle, yeni hükümetiyle iliklerimize kadar yaşamaktayız" diyen AK Parti Lideri, "Bu heyecanın toplumun bütün katmanlarına yayılması gerekir. Bu, herkesin katkısıyla sağlanacaktır. Bu konuda sanayicilere büyük sorumluluklar düşmektedir. İsteğimiz, bu heyecanı üretimle taçlandırmanızdır. Bu ülke ve bu millet için bir tek çivi çakan, helal ve meşru kazancını ülke insanının hizmetine sunan herkesin, başımızın üstünde yeri olacak. Bu ülke için alın teri döken emekçi kardeşlerimizi baş tacı kabul edeceğiz. Bu konuda ön kesen değil, önünüzü açan olacağız. Bizleri her zaman ikaz edebilir, her zaman nerede bir engel varsa bizi uyarabilirsiniz, çünkü biz, sizlerin bu yoldaki gayretiyle ülkemizi ayağa kaldıracağız. Sizlerin bu yolda verdiği mücadeleye katkıda bulunduğumuz süreçte bu emanetin hakkını vermiş olacağız. Hiçbir zaman bu konuda şımarma hakkına sahip değiliz, bunun idrakiyle bu yükü götürüyoruz" açıklamasında bulundu. Erdoğan'ın bu sözleri, salonda bulunanlar tarafından uzun süre alkışlandı.

KIBRIS SORUNU
AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, açıklamaları sırasında Kıbrıs sorununa da değindi. Hükümetin çalışmalarıyla ilgili gelen yıkıcı eleştirileri önemsemediklerini ifade eden Erdoğan, "Ne konuşulduğunu, ne söylendiğini bilmeden çeşitli açıklamalarda bulunanlar var. Yazıyorlar, çiziyorlar, hiç önemli değil. Yeter ki biz ne yapacağımızı bilelim. 40 yıl eğer bir Kıbrıs sorunu çözülemiyorsa, bunu çözemeyenleri sorumlu addetmeyenleri, ben sorumlu addediyorum. Yarın Kıbrıs'ta yaşayan insanlarımızı eğer orada tutamazsanız bunun hesabını kime vereceksiniz? Öyleyse çözüm lafını söylemekle çözüm olmaz, önce bu çözüm nedir, bunu konuşmak gerekiyor. Biz, bunun arayışı içinde olduk. Şu anda Kıbrıs taşıma su ile ayakta tutuluyor. Nereye kadar tutacaksınız? Yetmez mi 40 yıl? Bir de bakarsınız ki, o buz kütlesi de eriyip durmuş, elinizde sadece su kalmış. Siyaset, sorun çözme sanatıdır, sorun üretme sanatı değildir. Asla ver-kurtul mantığıyla yaklaşmadık, bundan sonra da yaklaşmayacağız. Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve bu kalıcı adil çözümle birlikte barışı da tesis etmek hepimizin görevi" açıklamasında bulundu.

ERDOĞAN'IN GEZİLERİ SÜRECEK Üretmemek, çalışmamak için Türkiye'nin kaybedecek zamanı olmadığını belirten Recep Tayyip Erdoğan, "Amerika, Rusya ve bu ziyaretlerden sonra Türk cumhuriyetleri ve Çin geliyor. Davetler geldi ve şu anda önümüzdeki ayın ortalarında Çin'e ve yılbaşından sonra da Türk cumhuriyetlerine gitmek suretiyle atağımızı devam ettireceğiz. Şu anda adımlarımızı atıyoruz ve Rusya seyahatinde bazı iş adamlarımızın bağlantılarını görünce biz de bahtiyar olduk. Bu daha ilk tanışma turlarımız, karşılıklı güven tesis edildikten sonra çok daha farklı gelişmeler olacaktır. Görüşmeme sebebiyle, uzak kalış sebebiyle birçok soğukluklar oldu. Güvensizlik oluştu. Bu güvensizlik nedeniyle, itibarı olan bu güzel ülkenin yatırımcı ruhu maalesef oralarda da itibarsız duruma düştü. İnşallah bunu beraber gidereceğiz" dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin meselelerini dünyanın geri kalan kısmına da anlatmaya devam edeceklerini ifade ederek, "Seçimlerden önce Türkiye'nin bu noktadaki kaybolan, zaafa uğrayan itibarını inşallah birlikte kurtaracağız. Ne yazık ki Türkiye, uzun yıllar çağın değişimini anlamakta geciktiği için zaman kaybetti. Her şeye rağmen Türkiye muazzam bir birikime ve tecrübeye de kavuştu. Bu birikimi üretime dönüştürme zamanıdır. Türkiye, bizim şahsımızda büyük bir umut ve imkan yakaladı. Aldığımız terbiye ve kültür gereği bu imkan ve umudu kendimize mal etmek istiyoruz. Biz bu umudu ülkemiz adına koruyacağız ve büyüteceğiz. Bu umudu koruma ve büyütme görevini milletimiz 'tek başına, iş başına' diyerek bizlere verdi. Biz, tek başına iktidarı tek seslilik olarak görmüyoruz. Başarının yolunun birlikten, uzlaşmadan geçtiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE, BÜYÜK BİR MEVZUAT KİRLİLİĞİ YAŞIYOR" Büyüme hedefine ulaşmak için güven zemininin sağlam olmasının şart olduğunu söyleyen AK Parti Lideri, "Dünyaya açık olmak için söyleyecek sözünüzün olması ve kendinize güvenizin tam olması gerekmektedir. Türkiye, büyük bir mevzuat kirliliğini yaşıyor. Kökleşmiş, yanlış alışkanlıklar var. Başarı, Ankara'da mevzuatla test ediliyor. Bu geleneğin kırılması gerekir. Buna herkesin katkı sağlaması gerekir. Yabancı sermayenin burada iş yapabilmesi için kapılar aşındırması gerekiyor. Yaratıcı nitelikli, kalifiye eleman yetiştirecek fikri ve vicdanı hür bir eğitimin önüne duvar gibi bir mevzuat engeli konulmuş. Biz acil eylem planını açıklarken, bundan sonra üretmemek, çalışmamak için mazeret kabul etmeyeceğimizi söyledik. Yapacağımız işleri acil eylem planımızda genel hatlarıyla ifade ettik" açıklamasında bulundu.

Hükümetin çalışmalarından da kısaca bahseden Erdoğan, şunları söyledi:

"2003 yılı için yüzde 5 büyüme hızı olarak hedeflediğimiz oran ve yüzde 20 olarak hedeflediğimiz enflasyon oranı, bunlar paralel olarak yürüyecek. Bununla ilgili ön görüler belirlenmiş ve planlanmıştır. Geçici bütçe hazırlanmış ve Meclis'e sunulmuştur. Seçim öncesi vaatlerimize uygun olarak sanayileşmeyi engelleyen, yatırımcıyı, vatandaşımızı tedirgin eden mali miladı kaldıracak yasa tasarısı Meclis'ten geçirilmiş olup, Cumhurbaşkanımızın imzasına sunulmuştur. Enerjideki yüzde 15-17'lik indirim, ilk atılacak adımdır. Yeterli değil, biz de biliyoruz. Bunu dünya standardına bir anda çekmek, ülke ekonomisini çökertir."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön