Beyazıt'ta 1600 yıllık sarnıca metal ayak desteği

  BEYAZIT Meydanı'nın Vezneciler girişinde bulunan 1600 yıllık sarnıç ilgi bekliyor.  1960'lı yıllarda üzerine inşa edilen bina iş yeri olarak kullanılıyor.

Gülseli KENARLI -Harun UYANIK / İSTANBUL, (DHA) BEYAZIT Meydanı'nın Vezneciler girişinde bulunan 1600 yıllık sarnıç ilgi bekliyor. 1960'lı yıllarda üzerine inşa edilen bina iş yeri olarak kullanılıyor. Sarnıcın kemerleri ise çökmemesi için, metal desteklerle tutturulmuş durumda. Sarnıcın hemen yanında Beyazıt Meydanı düzenleme ve Beyazıt Cami ile külliyesi restorasyon çalışmaları yapılıyor ancak sarnıç için henüz bir restorasyon çalışması gözükmüyor.

Demirören Haber Ajansı'na (DHA) sarnıç ile ilgili bilgi veren Tarih Araştırmacısı Mehmet Dilbaz, “Burası yaklaşık olarak 400'ü yıllara tarihlenen, İstanbul'da yüzlerce diye tabir edebileceğimiz açık ya da kapalı sarnıçlardan bir tanesi. Hangi imparator döneminde yapıldığı belli değil ama dönemin su sıkıntısından dolayı inşa edilmiş sarnıçlardan biri. Aslında İstanbul için şu tabiri kullanmak hiçbir şekilde hatalı değil; 'Bir İstanbul kadar iki İstanbul yerin altında, toprağın altında var.' Bu da toprağın altında kalmış ve zamanla üzerine başka binalar inşa edilmiş Bizans yapılarından bir tanesi. Bunu gibi bizim İstanbul'da en iyi bildiğimiz en güzel örneğimiz Yerebatan Sarnıcı. Yerebatan Sarnıcı'nın olduğu yerde de Osmanlı döneminde bir köşk vardı. Bu sarnıcın da üzerinde bir kamu kurumu var. Sarnıç şu anda tabiri caiz ise kaderine terk edilmiş durumda" dedi.

“ÜZERİNDE TAŞIDIĞI BİNANIN AĞIRLIĞINDAN DOLAYI DAHA FAZLA DAYANMA ŞANSI YOK"

Dilbaz, “Sarnıcın üzerindeki yapının mimarisine göre 60'lı ya da 70'li yıllara tarihlenmeli. Ama enteresan olan şu; malum 60'lı yıllardan beri şehir küçük ya da büyük deprem gördü. Hiçbir depremde bina çökmemiş ve altındaki sarnıca da bir zarar gelmemiş. Bizans'ın ya da tam tabiri ile Doğu Roma'nın zamanında ne kadar güçlü sarnıçlar inşa ettiğini de bu yapıda görmek mümkün. Aslında artık sarnıcın son noktaları. Burası bir doğal afet, bir deprem kenti olduğu için belli bir noktadan sonra, bundan sonra Allah göstermesin yaşanabilecek, beklenen bir depreme artık sarnıçların daha fazla dayanma şansı yok. Çünkü hem inşa edilme tarihi 1600 yıl, hem de üzerinde taşıdığı binanın ağırlığından dolayı daha fazla dayanma şansı yok. O yüzden hızlıca, bir şekilde güçlendirilme çalışmalarına tabi tutulmalı, diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

RESTORASYON YAŞA GÖRE YAPILMALI

Mehmet Dilbaz, sarnıcın Beyazıt Meydanı'nda yer alan restorasyon çalışmaları içinde yer alıp almadığı konusuyla ilgili olarak da şunları söyledi:

“Herhalde büyüklerimiz bunu bir sıralamaya sokmuş olmalılar. Çünkü bu, diğer yaptıkları güçlendirme çalışmalarından çok daha önemli. Çünkü güçlendirme çalışması ve restorasyonlarının yapılacak binaları tespit edildikten sonra inşa edildiği tarihe göre bir sıralamayla gidilmesi gerekiyor. Burada 4. yüzyılda inşa edilmiş bir sarnıç varken, 11, 12 veya 16. yüzyılda inşa edilmiş bir yapının öncelenmesi çok doğru değil açıkçası. Bu sarnıç yapısı çok enteresan bir yapı. 30 sene önce büyük bir define çetesinin İstanbul'da defineciler arasında yaydığı bir iddiaya göre, Bizans döneminde günümüze kadar kalmış en büyük hazinenin bu sarnıcın altında olduğu, derinlerde olduğu, büyük bir bakır kazanın içinin altınla dolu olduğu hatta meşhur efsane olan Haliç'te batan Bizans'ın altın dolu gemilerinde bile daha büyük bir Bizans hazinesinin altında olduğu söylenmişti. O dönem pek çok defineci burada gizli gizli kazılar yapmaya çalışmıştı."

(FOTOĞRAF)