HABER

Bir babanın feryadı

Kayıp çocuklar vakasında İzmir'den de acılı bir ailenin feryadı yükseldi. 7 aydır kayıp olan 16 yaşındaki zihinsel engelli Aziz Başbüyük'ün babasının feryadı yürekleri dağladı.

İZMİR (İHA) - Baba Başbüyük, "Ne olur oğlumu bulun" diye yetkililere yardım çağrısında bulundu.

3 çocuklu Başbüyük ailesinin en büyük ferdi olan Aziz Başbüyük, geçtiğimiz Temmuz ayının 9'unda bakkaldan dondurma almak için çıktığı evine bir daha dönmedi. Doğuştan yüzde 70 oranında zihinsel engelli olduğu bildirilen Aziz'in ailesi ise durumdan ötürü perişan olduklarını dile getirdi. Baba Hüseyin Başbüyük, "Oğlum Temmuz ayının 9'unda evimizden 50 metre uzaklıktaki bakkala dondurma almak için gittiğini söyledi. Ancak bir daha geri dönmedi. Akşam saatlerine kadar oğlumdan haber alamayınca durumu polislere bildirdim. Ancak bir sonuç alamadık. Oğlum kaybolduktan 3 ay sonra Ekim ayında Gümüldür Kalemlik'te sahil kenarında komşularımız tarafından görülmüş. Yanında 45-50 yaşlarında güzel giyimli bir bayan varmış. Oğlumla birlikte denize giriyorlarmış. Haberi alır almaz aynı gün içerisinde Gümüldür'e doğru harekete geçtik. Gümüldür'e ulaştığımızda elimizde oğlumun fotoğrafları eşliğinde arayış içerisine girdik. Ancak yine de bir sonuç alamadık. Elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Bir sürü kayıp ilanı ve el

broşürü bastırdık. Ama hiçbir sonuç alamadık. Aramadığımız yer kalmadı. Ne zaman telefon çalsa Aziz'den bir haber geldi diyerek heyecan ve korku içinde telefona koşuyoruz" diye konuştu.

YA ÖLÜSÜ YA DA DİRİSİ

Aziz Başbüyük'ün Çiğli'de bulunan zihinsel engelliler okulunda eğitim aldığını belirten baba Hüseyin Başbüyük, "Oğlum gitmek istediği yerlere tek başına gidip evine geri gelebiliyordu. Daha önce de kaybolma durumlarını yaşadık ama kısa süreliydi. İki günü geçmeden oğlumu karakoldan teslim alıyorduk. Kimse ile sorunu olmayan bir aileyiz. Şüphelendiğimiz hiç kimse yok. Oğlum herkese çabuk kanabilen biridir. Zaten zihinsel engelli olduğu için iyinin ya da kötünün ayrımını yapamıyor. Dolayısıyla çağırıldığı

zaman kolayca gidebilen biriydi. Ne zaman bir torba görsem içinde oğlumun cesedi var mıdır diye gözüm kapalı olarak gidiyorum. Çok perişanız. Yaşadıklarımız anlatmakla ifade edilebilecek gibi değil. Kayıp gerçekten zor bir durum. İnsanın aklına her türlü kötü ihtimal geliyor. Artık ya ölüsü ya da dirisi ama bir şeklide oğlum bulunsun" şeklinde çaresizliğini ifade etti.

TORUNUMUN KIYAFETLERİ İLE YATIYORUM

Aziz Başbüyük'ün henüz iki yaşında iken anne ve babasının ayrıldığını açıklayan babaanne Hanım Başbüyük ise gözyaşlarına boğularak duygularını ifade etmeye çalıştı. Torununu, kendisinin büyüttüğünü anlatan Babaanne, "Geceleri gözüme uyku girmiyor. Torunum bana anne derdi. Bu kıyafetlerini çok severek giyerdi. Artık torunumun kokusunu bunlara sarılarak hissetmeye çalışıyorum. Geçtiğimiz Ramazan ayında camii önünde üzerinde sağır ve dilsizdir yazılı bir kağıt asarak dilendirildiği yönünde ihbar aldık.

Yapılan her ihbara koşuyoruz. Ama bazıları asılsız çıkıyor" diye konuşarak yetkililerden yardım istedi.

Aziz Başbüyük'ün en küçük kardeşi olan 3 yaşındaki Edanur ise etrafında olup bitenlerin farkında olmadan ağabeyinin fotoğraflarına bakıyor.

AZİZ'İ EN SON GÖREN KİŞİ ANLATIYOR

Aziz Başbüyük'ün evden dondurma almak için gittiği market sahibi Saime Adıbelli ise o günü şöyle anlatıyor:

"Aziz markete geldiğinde dondurma aldı. Dondurma yedikten bir süre sonra bu defa sigara istedi benden ama ben vermedim. Daha sonra ise parka gittiğini söyledi. Aziz bizim mahallemizin çocuğuydu. Zihinsel engelli olmasına rağmen çok saygılıydı. Çok iyi birisiydi. Kayıp olduğunu duyduğumuzdan beri bizler de çok üzgünüz. İnşallah bir an önce bulunur."

Geri Dön