HABER

‘‘Bir Soğuk Savaşın Başladığını Görüyoruz’’

Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya arasında ateşkes sağlanması halinde uygulanacak yol haritasının şimdiden tartışılması gerektiğini söyleyen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası bozulan güvenin yeniden tesis edilmesinin yıllar alacağını dile getirdi

‘‘Bir Soğuk Savaşın Başladığını Görüyoruz’’

Rusya ile Ukrayna arasında ateşkes sağlanması için muhataplarıyla görüşen Türkiye, Ramazan ayıyla birlikte Batı ülkelerinde artan cami saldırıları ve İsrail’in Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’daki şiddet içeren tutumundan rahatsızlık duyuyor.

Bugün Ankara’da Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile yaptığı görüşme sonrası ortak basın toplantısında soruları yanıtlayan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya-Ukrayna savaşında sahadaki şartların sertleşmesine rağmen diplomasinin bir fırsat olduğunun altını çizdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, ‘‘Tek çözümün diplomatik yolla sağlanabileceğine inanıyoruz. Askeri bir çözümün olmadığına inanıyoruz. Bir an önce savaşın sona ermesi için çaba sarf ediyoruz. Bu sürece herkesin katkısı önemli. Rusya’ya karşı alınan önlemler ve yaptırımlar var. Biz de en baştan Ukrayna’ya saldırıyı reddettik. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bir an önce savaşın sonlanması lazım. Sahada şartlar zorlansa da çabalarımızı sürdüreceğiz. İstanbul’daki görüşmeden sonra umutlarımız daha da artmıştı. Buça ve İrpin gibi şehirlerden gelen kabul edemeyeceğiz insanlık dışı görüntüler ile Mariupol ve Donbas’taki çatışmalar olumsuz etkiledi. Öyle ya da böyle bu savaşı durdurmamız lazım’’ dedi.

‘‘Batılı ülkeler Ukrayna’nın istediği garantörlüğe karşı’’

Türkiye’nin ateşkes olması halinde uygulanacak yol haritasının şimdiden tartışılması gerektiği görüşünü paylaşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası bozulan güvenin yeniden tesis edilmesinin yıllar alacağını dile getirdi.

Çavuşoğlu, ‘‘Ukrayna, NATO'nun 5. maddesi gibi bir garantörlük istedi. Görüyoruz ki başta Batılı ülkeler olmak üzere müttefikler buna karşı. Biz Türkiye olarak bir taraftan bunu konuşuyoruz, diğer taraftan da P5 ülkeleri ile ve ismi garantörlükte geçen ülkelerle bakan yardımcımız Sedat Bey görüşüyor. NATO 5. maddesi çerçevesinde garantörlük olamayacaksa hangi seçenekler olabilir, bu detaylarla ilgileniyoruz. Ateşkes ihtimaline karşı hazırlıklı olmamız lazım. Bugün Peter (Szijjarto) ile görüştük. Örneğin bir yol haritası. Rus askerlerinin geri çekilmesi, yaptırımlar konusunda atılacak adımlar, hangisi diğerine bağlı olacak, bu konuda da bir yol haritasını hazırlamak lazım. Ateşkes olunca Rus askerleri çekilsin, belli noktada normalleşme başlasın. Bir soğuk savaşın başladığını görüyoruz. Güvenin tesis edilmesi belki on yıllar alacak. Ateşkes ve belli konularda hızlı adım atmamız gerekecek’’ diye konuştu.

‘‘İsveç'te Kuran’ı Kerim’in polis gözetiminde yakılması ne demek?’’

Türkiye Dışişleri Bakanı, bir gazetecinin sorusu üzerine Batılı ülkelerde artan İslamofobik saldırılara ve İsrail’in Filistinliler'e yönelik eylemlerine tepkisini gösterdi.

Çavuşoğlu, ‘‘Maalesef Ramazan ayında ırkçı ve İslam karşıtı, İslam düşmanlığı içeren saldırılar arttı. İsveç’te bir Neo-Nazi siyasetçi polis kontrolunda Kuran-ı Kerim’i yaktı. 15 Nisan’da New York'ta bir vatandaşımız ırkçı saldırıya uğradı, Almanya’da 16 Nisan’da Dortmund'da bir camiye domuz fotoğraflı tehdit mektup yollandı. 18 Nisan’da Virginia’da Müslüman karşıtı yazılar yazıldı. Batı Şeria ve Mescid-i Aksa'da ölen Filistinli sayısı 18. Yaralananlar 400’ü geçti. Sadece Mescid-i Aksa’da 20’den fazla Filistinli yaralandı. Ramazan'da bu artışın tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Batı'da Neo Nazi alkımların bu ırkçı ve İslam karşıtı saldırıları arttırdığını görüyoruz. Seçim kaybeden ırkçı partiler daha da radikalleşmeye başladı. Biz Türkler ve Müslümanlar olarak Hristiyan düşmanlığının da anti-semitizmin de İslam düşmanlığının da insanlık suçu olduğuna inanıyoruz. İsveç'te Kuran’ı Kerim’in polis gözetiminde yakılması ne demek? İsveç bunu ifade özgürlüğü, düşünce eylem özgürlüğü olarak değerlendiriyor. Herhangi bir dinin kutsalına saldırmanın ifade özgürlüğüyle bir bağı var mı? Yok. Bu artan Neo Nazi akımının bir göstergesi. Şimdi İsveç Dışişleri Bakanı'nı arasam bana bir saat hikaye anlatacak’’ dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oy birliğiyle 15 Mart gününü İslamofobi ile mücadele günü ilan edilmesini önemli bulduklarını belirten Dışişleri Bakanı, anti-semitist, İslam ya da Hristiyanlık karşıtı saldırıları engellemek için tüm dünyanın birlikte mücadele etmesi gerektiğinin de altını çizdi.

Çavuşoğlu, İsrail’in Filistinliler'e saldırı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile konuşacağını da açıkladı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler