HABER

Boğaziçili akademisyenlerden Danıştay’a "Rektör atama" davası

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’yu rektör atamasının hukuksuz olduğunu iddia eden 70 akademisyen Danıştay’da dava açtı.

Hocalar, atama kararnamesinin iptalini talep etti.Boğaziçi Üniversitesi'nde görev yapan 70 öğretim üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından üniversiteye rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu'nun bu görevden alınması için Danıştay'a dava açtı.

Akademisyenler dava dilekçesinde atamanın hukuksuz olarak gerçekleştiğini gerekçe göstererek Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptalini talep etti.

Hazırlanan dilekçede, Bulu'nun güncel mevzuat hükümlerine uygun şekilde atanmış olsa dahi, yapılan atama işleminin Anayasal ilkeler ve kurallarla bağdaşmadığı belirtilerek, "Hukuka aykırı bir işlemdir. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan takdir yetkisi maalesef kamu yararının aleyhine ve atama işleminin oluşturacağı etki gözetilmeden kullanılmıştır" ifadelerine yer verildi.

Dava dilekçesinde, Bulu’nun siyasi geçmişinden de söz edilerek, "2002’de AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı’nın kuruluşunda yer almış, 2009 yerel seçimlerinde AKP Ataşehir Belediye Başkanlığı, 2015 genel seçimlerinde ise yine AKP İstanbul 1. bölge milletvekilliği için aday adayı olmuştur" ifadelerine yer verildi.

Dilekçede AKP'li rektörlerin listesi de var

Yükseköğretim Kanunu’na göre öğretim üyeleri siyasi partilere üye olabiliyor. Ancak aynı yasada siyasi parti üyelerinin rektör olamayacağı da belirtiliyor.

Danıştay'a sunulan dilekçede, Türkiye’de halen bazı üniversitelerde rektörlük yapan kişilerin daha önce AKP çatısı altında aktif olarak siyaset yaptıkları da belirtilerek, "Yapılan araştırmada halen eski AKP milletvekili Necdet Ünüvar Ankara Üniversitesi’nde, eski AKP Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde, eski AKP İstanbul Milletvekili Cevdet Erdöl İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde, eski AKP Edirne Milletvekili Necdet Budak Ege Üniversitesi’nde, eski AKP İzmir Milletvekili Nükhet Hotar ise 9 Eylül Üniversitesi’nde rektör..." denildi.

Akademisyenler tarafından hazırlanan dilekçede bu bilgilerin ışığında kamusal faaliyetlerin yürütülmesinde aktif karar verici olan üst kademe bürokratların tarafsız ve bağımsız bir konumda olması gerektiği de vurgulandı.

Dilekçede, öğrencilerin ve hocaların Bulu’nun atanmasına yönelik tepkilerinin gerekçeleri ise şöyle açıklandı:

"Boğaziçi öğretim üyelerinden görüş almak bir yana, 9 adayın isimleri bile gizlenerek, bir hafta sonu gece yarısından sonra atama yapılması, üniversitenin temel ilkeleri ve özerkliğiyle tam bir çelişki içindedir. Böyle bir atama yönteminin, atanan kişinin yetersizliğini ve siyasi amaçları gizlemek amacıyla tercih edildiği açıktır. Nitekim sonuç en çarpıcı biçimde öyle olmuştur. Boğaziçi Üniversitesi hocaları, öğrencileri ve mezunlarının kesintisiz devam eden protestolarının nedeni budur."

"Dilekçe özenle hazırlandı"

DW Türkçe'ye konuşan davacılardan Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Barlas, konuyu uzmanlara, hukukçulara danıştıklarını, "Yapılan hukuksuzları tek tek izah ederek" dilekçeyi hazırladıklarını belirterek, "Bu atamanın zaten ciddi hukuki sorunlarını olduğunu biliyorduk. Diğer üniversitelere yapılanların da farkındaydık. Dilekçe özenle hazırlandı. Sonuçta Danıştay’a rektör atamasının iptali için bir dava açtık. Rektör ataması hem Anayasa’ya hem de diğer yasalara aykırı olduğunu anlattık" dedi.

Danıştay’ın iptal kararı vereceği konusunda son derece umutlu olduğunu anlatan Prof. Barlas, "Alman hikâyesinde nasıl Berlin’de yargıçlar varsa Ankara’da da Ankara’da yargıçlar var. Biz buna inanıyoruz" diye konuştu.

İkinci dava oldu

Danıştay’a sunulan dava dilekçesinin son bölümünde Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin "üniversite teamülleri gereği üniversiteye akademisyen olarak bile kabulü mümkün olmayan Prof. Bulu’nun Anayasa’ya aykırı oluşu ve kullanılan takdir hakkının kamu yararı hilafına olacağı" gerekçeleriyle iptali talep edildi.

Daha önce de Avukat Figen Albuga Çalıkuşu, münhasıran kanunla düzenlenen konularda Cumhurbaşkanı'nın kararname çıkartamayacağını, YÖK Kanunu’nda OHAL KHK’sı ile de olsa Cumhurbaşkanı kararnamesi ile değişiklik yapılamayacağı gerekçesiyle Danıştay’a bir dava açmıştı.

Serkan Ocak

©Deutsche Welle Türkçe

Geri Dön