Aşı çalışmaları hakkında bir iyi bir kötü haber!

Koronavirüs salgınında ilk dalganın yavaşlaması, aşı denemeleri yapan uzmanları kaygılandırıyor. Bilim adamları, sosyal izolasyon önlemleri sayesinde bulaşıcılığın azaldığını ancak bunun deneklerin virüse maruz kalmasının ve böylece aşının test edilmesinin zorlaştığı anlamına geldiğini söylüyorlar

Aşı çalışmaları hakkında bir iyi bir kötü haber!

Koronavirüs salgınında ilk dalganın yavaşlaması, aşı denemeleri yapan uzmanları kaygılandırıyor. Bilim adamları, sosyal izolasyon önlemleri sayesinde bulaşıcılığın azaldığını ancak bunun deneklerin virüse maruz kalmasının ve böylece aşının test edilmesinin zorlaştığı anlamına geldiğini söylüyorlar.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri Direktörü Francis Collins, “Halk sağlığı önlemlerini başarıyla uygulayıp enfeksiyonun yayılmasını durdurmamız, aşıyı test etmemizi zorlaştırıyor” dedi.

Dünya çapında şimdiye kadar altı milyondan fazla insana bulaşan ve 370 bin kişinin de ölümüne yol açan Corona virüsünü ortadan kaldırmak için aşı bulunması şart. Dünya liderleri, durma noktasına gelen ekonomide çarkı yeniden döndürmenin tek yolunun aşı olduğunu düşünüyor.

Ancak bilim adamları, yeni bir hastalığa karşı aşı geliştirmek için geniş ölçekli klinik denemeleri hızlandırılmış bir tempoda yürütmenin zor ve karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Salgının inişli çıkışlı bir seyir izlemesi ve özellikle de yavaşlaması bu denemeleri daha da zorlaştırıyor.

Koronavirüsün Avrupa ve Amerika’da hız kesmesiyle, aşı çalışmalarında, salgının yeni merkez üssü konuma geçen Güney Amerika ve Afrika’ya yönelmek gerekebileceği belirtiliyor.

İngiltere’deki Warwick İşletme Fakültesi’nden ilaç uzmanı Ayfer Ali, “Böyle bir çalışma için, toplumda enfeksiyon riski olması gerekiyor. Eğer virüs geçici olarak ortadan kalkıyorsa, o zaman araştırma boşa yapılmış olur. Çözüm, araştırmayı enfeksiyonun hızla yayıldığı Brezilya ve Meksika gibi bölgelere kaydırmak” diyor.

Aşı denemelerinde, denekler tedavi grubu ve kontrol grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrılıyor. Tedavi grubundaki deneklere aşı uygulanırken, kontrol gurubuna plasebo (araştırmada test edilen ilacın/aşının etkisinin anlaşılması için kontrol grubuna verilen ve hiçbir etkisi olmayan madde) veriliyor.

Bütün denekler, virüsün yayıldığı topluma geri karışıyor ve sonrasında da enfeksiyona yakalanma oranları karşılaştırılıyor. Araştırmada umut edilen sonuç, kontrol grubundaki enfeksiyon oranının daha yüksek olması. Çünkü bu, aşının diğer grubu enfeksiyondan koruduğunu kanıtlıyor.

Salgının yavaşlamasıysa, deneklerin enfeksiyon riskini azaltarak, aşı araştırmasını tehlikeye sokuyor.

EBOLA AŞISINDA DA AYNI SORUN YAŞANDI

Benzer bir sorun, 2014’te Batı Afrika’daki Ebola salgını sırasında da yaşanmıştı.

Ebola’ya karşı aşı geliştirmeye çalışan bilim adamları, vaka sayılarının azalmasıyla, geniş ölçekli klinik deneme planlarından büyük oranda geri adım atmak zorunda kalmışlardı.

Batı Afrika’da yayılan 2014 salgınında 11 bin 300 kişi ölmüştü.