HABER

Burak Tuncer kimdir, kaç yaşında ve nereli?

Estetik ve plastik cerrahide Türkiye’de ve Avrupa’da köklü bir marka yaratmış olan başarılı bir anne – babanın oğlu Dr. Burak Tuncer. Genç yaşına rağmen kariyerinde zirveyi zorlayan başarılı doktor, babasına rakip oldu.

Burak Tuncer kimdir, kaç yaşında ve nereli?

Kurduğu Well Word Aesthetic & Longevity Clinic markası, estetik ve sağlıklı yaşam alanında ezberleri bozan bir modele imza attı. Şimdilerde gençler için önemli bir rol model olarak gösterilen Burak Tuncer kimdir? Eğitimini, doktorluk kariyerini, geliştirdiği inovasyon modelini ve hedeflerine yönelik merak edilenleri anlattı.

Dr. Burak Tuncer, “4 Ekim 1995 İstanbul Fatih doğumluyum. Annem babam çalışan insanlardı bu yüzden altı, yedi yaşına kadar anneannemle dedemin yanında büyüdüm. Çok şanslı olduğumu söyleyebilirim bu yüzden. Özellikle günümüzde 1996 sonrası doğumlular Z kuşağını sembolize ediyor. Bu kuşak genelde çekirdek ailenin içerisinde yaşıyor, onların büyük aile ile vakit geçirme şansları maalesef olmuyor. Ben bunu doruklarıma kadar yaşadım. Bu yüzden çok şanslıydım. Anneannemle, dedemle, akrabalarımla iç içe büyüdüm. Çok mutlu bir çocuktum.” dedi.

Kurduğu iş modelinin çocukluk hayali olduğuna değinen başarılı doktor, “Bu işi kurmaya yönelik hayallerimin temelleri çocukluk yıllarımda atıldı. Annemle babamın aralarındaki işe yönelik değerlendirmelerini ve konuşmalarını dinlerdim. Sonra kendi hayal dünyamda onları bir güzel yoğurup, şekillendirip altı-yedi yaşındaki çocuk aklımla zihnimde kendi inovasyon modelimi geliştirirdim. Kafamda hep bunların tiyatrosunu oynatarak büyüdüm açıkçası. İnsanın yüzde 50’si genetik ise yüzde 50’si de epigenetiktir. Tüm şartlar ve çevresel faktörler beni hastane ortamına itti ve oradaki süreçleri çocukluğumdan itibaren inceleme şansım oldu. “Daha iyisi nasıl olabilir” hep bunu düşündüm. Tabi bunu düşünürken de sürecin içerisindeyken de hep hayalini kurduğum iki tane temel konu vardı. Bir tanesi toplumun sağlık şartlarına daha kolay ve daha rahat ulaşmasını sağlamak, ikincisi ise sağlık çalışanlarının daha konforlu alanlarda çalışmasını sağlamak.”

Gençler için önemli bir rol model olan genç girişimci okul yıllarını ve ilk para kazanma deneyimini de anlattı. Tuncer sözlerine şöyle devam etti. “Altı-yedi yaşındayken oyuncak steteskopum, abeslangım vardı. Okuldayken de arkadaşları muayene ederdim. Çünkü sürekli olarak onun içerisinde büyüdüm. Doktorlar, doktor ağabeylerim, doktor amcalarımın, hemşire ablalarımın… Onları gözlemleye gözlemleye hayallerim şekillendi. Ortaokul lise dönemlerim çok keyifli geçti. Ben sosyal bir öğrenciydim. Okulda kulüpler, sınıf başkanlığı, okul başkanlığı veya organizasyonlar… Sosyal içeriklerin hep içinde yer aldım. Aynı zamanda okulda düzenlenen veya ulusal uluslararası düzenlenen proje yarışmalarında hocalarım hep beni teşvik ettiler. Bu yarışmalara katılırdım, sunumlar yapardım birçok alanda da okula başarı getirmiştim. Bunun yanı sıra ailem beni hep spora teşvik etti. Yüzme, basketbol, futbol gibi aktif bir şekilde de her dönem uğraştığım bir spor dalı vardı. Bunun da bana çok şey kattığını düşünüyorum açıkçası. Sürekli olarak dersin başından kalkmayan bir öğrenci değildim yani… Derslerim iyiydi tabi ki gerektiği kadar çalışıyordum, ama bunun yanı sıra arkadaşlarıyla iyi diyaloğu olan aynı zamanda çevresi ile paylaşmayı seven bir kişiliğe sahiptim diyebilirim. İlk para kazanma deneyimim ise yine bu yıllara dayanıyor. O zaman 6’ıncı sınıfa gidiyordum. 29 Ekim, 23 Nisan gibi önemli günlerde bizim tiyatro yarışmalarımız olurdu. Bu tarz tiyatrolarda arkadaşlarımla beraber o dönemi anlatan gösteriler hazırlardık. O gösterileri hazırlarken de tabi kullanılması gereken ekipmanlar olurdu. Ben de bu ekipmanlara ulaşmayı, bulmayı seviyordum sonra da onları ekip arkadaşlarıma satıyordum. Hem sanat yapıyorduk hem de ticaret. Ondan sonra da böyle keyifli para kazanma hikayelerim vardır. Üniversitenin başlangıcından itibaren de zaten aktif bir şekilde hem iş hayatının içerisindeydim hem de kendi çapımda minik ticari faaliyetler gösteriyordum. Yaz tatillerinde de iki buçuk ayı hastanenin içerisinde bir birimde görev alarak staj yaparak değerlendirirdim. Ortaokulda lisede her zaman ‘Tıp Fakültesi’ okuyacağım diyordum. Yani ben doktor olacaktım, bunu çocukluğundan itibaren biliyordum. Çok iyi hekimlerden, çok iyi hocalardan eğitimler aldım. Bu süreç içerisinde aktif bir şekilde kendimi geliştirmek için hastanelerin içerisinde farklı birimlerde staj yaptım. Ama benim hayalim bir organizasyon, geleceğin sağlığını tasarlamak. Geleceğin sağlığı ise bunu hem Tıp Fakültesi'ndeki süreçte hem de geçmişte hastanelerin içerisinde staj yaptığım süreçlerde sürekli gözlemledim. Biz aslında yüz senedir hastalıklarla uğraşıyoruz, hastalıkları tedavi etmeli fakat sağlığı korumak, sağlığı daim kılmak ise çok daha önemli ve etkili.”

Hayalindeki modeli kendi kurduğu merkez altında birleştiren ve hayata geçiren Dr. Burak Tuncer, ‘’Ailem zaten estetik - plastik cerrahide Avrupa'nın en önemli markalarından bir tanesi. Aile olarak köklü bir marka yaratmış kurumuz. Babam Yönetim Kurulu Başkanı, annem de her daim işin içerisinde. Türkiye'de Estetik-Plastik Cerrahi, Saç Ekimi ve Dermatoloji'yi bir araya getirip tek çatı altında topladık. Avrupa'nın ilk estetik hastanesini açan grubuz aynı zamanda. 90'ların sonunda Türkiye'de sağlık turizmini başlatan grubuz. Yıllarca sağlığın içerisinde oldum, çok başarılı işlere imza attık ve atmaya devam ediyoruz kurum olarak. Babamın bize her zaman öğütlediği konulardan bir tanesi inovasyondu. Dolayısıyla stratejilerimi ve hedeflerimi oluştururken bu öğüt kulağıma küpe oldu. Öyle bir model geliştirmeliydim ki, insanları baştan sona sağlıkla donatmalıydı. ‘Geleceğin Sağlığı’ adını verdiğimiz bu modelde bu hayalin formülünü şekillendirdik. Merkezimizde içten dışa güzellik modelini uyguluyoruz. Estetik müdahalelerin yanı sıra insanlara sağlıklı kalma, sağlıklı yaşama ve bedenlerini sağlıklı yaşama konusunda formüllerini sunuyoruz.” İfadelerini kullandı.

Geri Dön