Büyükataman'dan 10 Aralık İnsan Hakları Günü mesajı

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: - "Müslümanların uğradığı insanlık dışı muameleyi ve katliamı yücelten bir akıl hastasına İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin yıl dönümünde ödül vermeyi planlayan Batı, insanlıktan nasibini almadığını bir kez daha ispatlamıştır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Müslümanların uğradığı insanlık dışı muameleyi ve katliamı yücelten bir akıl hastasına İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin yıl dönümünde ödül vermeyi planlayan Batı, insanlıktan nasibini almadığını bir kez daha ispatlamıştır." ifadesini kullandı.

MHP Genel Merkezi Basın Birimi'nden yapılan açıklamaya göre, Büyükataman, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Batı'nın maddi hırsları neticesinde 28 Temmuz 1917'de patlak veren 1. Dünya Savaşı nihayete erdiğinde yarısına yakını sivil olmak üzere yaklaşık 19 milyon insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Büyükataman, 1 Ekim 1939'da Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle başlayan ve 2 Eylül 1945'te son bulan 2. Dünya Savaşı boyunca da çoğu sivil olmak üzere en az 60 milyon insanın öldüğünü, bu savaşlarda verilen milyonlarca kaybın dışında cephe gerisinde yaşanan acılar, açlık ve sefaletin insanlığın en büyük utanç vesikaları olduğunu bildirdi.

BM Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948'te İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni ilan etmek suretiyle insanlığın acılarının son bulması için önemli bir adım attığını belirten Büyükataman, amaçsız savaşlarda yaşam hakkı ellerinden alınan insanların uzun yıllar verdiği mücadelelerin neticesinde imzalanmak zorunda kalınan beyannamede yer alan maddelere ülkelerin riayet edip etmediğinin daima tartışmalara konu olduğunu ifade etti.

- "Türk ve İslam karşıtı faşist bir saldırı yaşanmaktadır"

Büyükataman, Türk milletini hedef alan PKK-PYD-YPG ve FETÖ terör örgütlerinin teröristlerini Türkiye aleyhine kullanmak üzere ülkelerinde ağırlayan, bunlarla askeri, ekonomik ve siyasi birliktelik kurmaktan çekinmeyenlerin, kendi ülkelerinde mantar silahı patlatan Müslüman çocuklarını terörist ilan ettiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Türk ordusunun, DEAŞ denilen katil sürüsüne, YPG denilen bebek katillerine karşı operasyon düzenlemesini dünyaya insanlık suçu olarak gösterme gayretinde olanlar, kendi vatandaşı olan teröristlerin iadesine dahi tahammül edememektedir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde neredeyse her gün Türk ve İslam karşıtı faşist bir saldırı yaşanmaktadır. Çin'in Doğu Türkistan'da gerçekleştirdiği vahşet sıradanlaşmıştır. Filistin'de katledilen mazlum Filistinliler'in suçlu olarak gösterilmesi ucubeliğine şimdi de Sırplar tarafından en adi işkencelere, insanlık dışı muamelelere maruz kalan Boşnak kardeşlerimiz muhatap olmuştur. Sırp kasabı Miloseviç'i masum, katledilen Müslümanları suçlu gösterme hadsizliğinde bulunan Avusturyalı yazara Nobel edebiyat ödülü vermeye kalkan İsveç Kraliyet Akademisi, Avrupa'nın bilinçaltını yansıtmaktadır. Müslümanların uğradığı insanlık dışı muameleyi ve katliamı yücelten bir akıl hastasına İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin yıl dönümünde ödül vermeyi planlayan Batı, insanlıktan nasibini almadığını bir kez daha ispatlamıştır. Türk ve İslam dünyası zalimlerin reva gördüğü zulümlere muhatap olmaktadır. Mazlum coğrafyaların umudu olan büyük Türk milleti, tarihin kendisine yüklediği adaleti, insanlığın huzurunu sağlama sorumluluğunu yerine getirmek için ant içmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle 'insanlara hürriyet, milletlere istiklal' şiarıyla 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde başta Türk ve İslam dünyasında olmak üzere insanlığın uğradığı tüm zulümlerin son bulmasını temenni ediyorum."