HABER

"Çatışmalar herkese zarar verecek"

ANKARA (İHA) - Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak'ta kışkırtılan mezhep çatışmasının alevlerinin yerinde ve zamanında söndürülmemesi halinde, bunun istisnasız herkese zarar vereceğini vurguladı.

Başbakan Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Irak'ta yaşanan kaygı verici gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunacağını söyledi. Türkiye'nin çıkarlarını korumanın, küresel ve bölgesel barışla doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu gerçeğin bütün ülkeler için böyle olduğunu ifade etti. İktidara geldiklerinde Türkiye ve dünyanın en sıcak gündeminin, Irak'ın durumu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, o günden beri bütün uluslararası zeminlerde Irak meselesinin hayati önem arzeden bir konu olarak gündemde tutulduğunu hatırlattı. "Irak'ta taşların yerine oturması maalesef çok gecikmiştir. İstikrar ve güven ortamı henüz sağlanamamıştır" diye konuşan Erdoğan, şu anda Irak'ı dışardan izleyenlerin hala bu umudu göremediklerini ifade etti. Irak'ta biran önce şiddet ve çatışmaların yerini ortak aklın almasını şiddetle arzu ettiklerini dile getiren Erdoğan, yangının geri dönülemez noktaya ulaşmadan söndürülmesi, kurum ve kurallarıyla demokratik bir sistem tesis edilmesi gerektiğini söyledi.

Irak'ta demokratik sistem kurulması konusunda belirli bir ölçüde mesafe alınabildiğine işaret eden Erdoğan, "Gelinen noktada belli ki barışı sağlamak, savaştan ve çatışmadan daha güçlü bir irade istemektedir. Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, etnik ve mezhepsel çatışmaların ortadan kaldırılması ile ilgili kaygılar son olaylarla birlikte daha da arttı. Barış ve demokrasinin tesisi için sorumluluk duyan bütün uluslararası aktörlerin Irak halkına ve yönetimine yardımcı olmasını istiyoruz. Şartlar ne kadar zor olursa olsun barışı başarabiliriz. Yeter ki provakasyon ve tahrikleri bertaraf edecek iradeyi hep beraber güçlendirelim. Yeter ki çatışma alanlarına değil barışın imkanları üzerine hep birlikte kafa yoralım. Son günlerde tahrik edilen, kışkırtılan mezhep çatışmasının alevleri yerinde ve zamanında söndürülemezse bundan istisnasız olarak herkes zarar görür" şeklinde konuştu

Türkiye olarak Irak'ın yaralarını sarmasında azami çaba gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, her an Irak halkının yanında olduklarını anlattı. 100'ü aşkın Türk vatandaşın Irak'ta hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, en amansız günlerinde Irak'ın yanında olduklarını belirtti. Siyaseten, ekonomik olarak, insani yardım olarak Türkiye'nin orada olduğunu vurgulayan Erdoğan, sadece diplomatik çözüm arayışlarıyla değil Irak'ın imarı için de fiilen orada olduklarını ve olmaya devam edeceklerini bildirdi. Irak'a komşu ülkeleri biraraya getirmek için işin başında öncü olduklarına işaret eden Erdoğan, bu sürecin ilk toplantısının Dışişleri Bakanlarının katılımıyla 23 Ocak 2003'te İstanbul'da yapıldığını anımsattı.

Bu toplantının akabinde, 7 resmi toplantı daha yapıldığını anlatan Erdoğan, 2005 Nisan ayında İstanbul'da yapılan 8. toplantıya BM temsilcisi, Arap Birliği Genel Sekreteri, İKÖ Genel Sekreteri ve AB Komisyonu temsilcisinin de katıldığını kaydetti. Irak'a komşu ülkelerin İçişleri Bakanları'nın Tahran ve İstanbul'da 2 ayrı toplantı yaptıklarını kaydeden Erdoğan, din, etkin köken ve mezhep farkı gözetmeksizin Irak'ın bütünlüğünü tesis etmek amacıyla bütün iç aktörlerle sağlıklı diyaloglar kurulduğunu, Irak'taki farklı siyasi partilere yönelik eğitim programları düzenlediklerini anlattı. Irak'a 2007'ye kadar 50 milyon Dolar yardım taahhüdünde bulunduklarını hatırlatan Erdoğan, BM ve Dünya Bankası bünyesinde iki emanet fondan oluşan Irak Uluslararası İmar Fonu'na katkıda bulunduklarını bildirdi.

CAFERİ'NİN TÜRKİYE ZİYARETİ Erdoğan, BM'nin Irak için ivedi yardım çağrısına katıldıklarını, Türk Kızılayı vasıtasıyla yapılan bu yardımın 6 milyon dolara ulaştığını dile getirdi. Irak'a günde ortalama 270 megawatt elektrik ihraç ettiklerine işaret eden Erdoğan, bazı hukuki sorunların giderilmesi halinde Irak'ın elektrik ihtiyacının yüzde 25'ini Türkiye'nin tedarik edeceğini açıkladı. Türkiye'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin 1546 sayılı kararı ile yol haritası çizilmesi sürecinde başından beri tam desteğini verdiğini hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu:

"Irak bugün çatışma alanlarının körüklendiği, maniplasyon ve dezenformasyona açık bir hüviyet arzetmektedir. İçerden ve dışardan gelen tahrik ve provokasyonların bertaraf edilmesi için büyük bir dikkat gerekiyor. Eğer gerekli dikkat gösterilmez, bu yangın tez elden söndürülmezse çok daha tehlikeli sonuçlarla karşı karşıya kalırız. Vaktinde tedbiri alınmayan kıvılcımlar bir anda küresel bir soruna dönüşebilmektedir. Süreç daha fazla katılaşmadan barışın imkanlarını sonuna kadar zorlamak gerekiyor. Türkiye'nin başından beri ortaya koyduğu siyasi irade bu yöndedir."

22 Şubat'ta Askariye camii ve türbesine yapılan bombalı saldırının kendilerini derinden üzdüğünü vurgulayan Erdoğan, Irak'a komşu ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın süratle yapılması için girişimlerinin sürdüğünü açıkladı. Baştan beri 5 temel noktanın altını çizdiklerine işaret eden Erdoğan, bunlardan 1.'sinin Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, 2.'sinin Irak'ın yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin tüm Irak halkına ait olması, 3.'sünün etnik unsurların birbiri üzerinde egemenlik sağlamaya çalışmaması, 4.'sünün mezhebi unsurların birbiri üzerinde egemenlik sağlamaması, 5.'sinin ise Kerkük'ün özel bir statüye tabi tutulması ve Anayasa ile bunun teminat altına alınması olduğunu bildirdi. Irak'ta yeni bir hükümet süreci yaşandığlelirtti. Siyaseten, ekonomik olarak, insani yardım olarak Tına dikkat çeken Erdoğan, bu sürecin en sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının, demokratik temsili sağlayan, geniş tabanlı bir hükümet oluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Seçimlere katılımı en geniş manada sağlamak için Türkiye'de Sünni grup temsilcileriyle görüşmeler yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, azami ölçüde Sünni grupların seçimlere katılmasının sağlandığını kaydetti. Şimdi ise beklentilerinin, kurulacak hükümetin de müşterek bir zemine oturmasını sağlayabilmek olduğunu belirten Erdoğan, "Bu hassasiyetler korunmalıdır. Bu başarılırsa inanıyorum ki biraz daha olumlu istikamette mesafe alınabilecektir. Ancak temsil sorunu olmayan, demokratik katılıma dayanan bir hükümet Irak'ın yaralarını sarabilecektir. Bunun için içerde etnik ve mezhepsel çatışmalardan özenle kaçınılması, dışarıda bütün uluslararası aktörlerin de Irak'a yardımcı olması en büyük temennimizdir" açıklamasında bulundu.

Başbakan Erdoğan bugün Ankara'da Irak Başbakanı İbrahim Caferi'yi konuk edeceklerine işaret ederek, yapılacak görüşmelerde Irak'ın son durumunu Caferi'den dinleyeceklerini söyledi. Caferi'ye iletecekleri düşüncelerinin de olacağını kaydeden Erdoğan, "Bunlarla birlikte Türkiye bundan sonraki süreçte daha neler yapabilir, bunları konuşacağız. Bir dayanışma ruhunun bölgeye egemen olması, inanıyoruz ki bu yangının sağa sola sıçramadan yerinde çözümünü başarabilmemiz hepimizin de ortak sorumluluğudur. Bu kanaatlerimizi de sayın Caferi ile paylaşacağız. Türkiye Irak'ta kalıcı bir demokrasinin, barış, güven ve istikrarın tesisi için bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya devam edecektir" şeklinde konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön