HABER

Çavuşoğlu, AA Editör Masası'na konuk oldu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'nin toprak bütünlüğünün öneminin altını çizerek "Bir terör kantonunun oluşmasına müsaade etmeyiz. Sınırımızın hemen diğer tarafında bir terör koridoru bizim için risktir." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarınki İran ziyaretindeki gündem maddelerinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, Türkiye ile İran arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği mekanizması bulunduğuna işaret etti.

İki ülke Cumhurbaşkanlarının başkanlığında ve Dışişleri Bakanlığının koordinasyonunda çok sayıda bakan ile İran'a bu kapsamda bir ziyaret düzenleneceğini belirten Çavuşoğlu, ikili ilişkilerdeki ticaret, gümrük kapıları, taşımacılık, enerji iş birliği gibi önemli konuların görüşüleceğini kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"İran'la tabii bir Astana süreci var birlikte yürüttüğümüz. Yani Suriye'de bir istikrarın, barışın sağlanması ve siyasi sürece gidilmesi, çatışmaların önlenmesi ve gerginliklerin azaltılmasıyla siyasi sürecin ortamının hazırlanması konusunda İran ve Rusya ile birlikte çalışıyoruz. İran'ın bazı politikalarını özellikle Suriye ve Irak politikalarını, buradaki hedeflerini desteklemediğimizi açıkça yüzlerine de söylüyoruz. Başından beri söyleyegeldik, bugün de söylüyoruz. Sadece bu iki ülkede değil Bahreyn'deki İran'ın hedeflerini de desteklemiyoruz veya Körfez bölgesinde. Bu açık ve net, yanlışa yanlış diyoruz biz.

Ama diğer taraftan İran bizim komşumuzdur. Daha önce nükleer silahların önlenmesiyle ilgili bir mutabakat yapmıştık biliyorsunuz Brezilya ile beraber ve bu süreçten sonra (Birleşmiş Milletler) Güvenlik Konseyinde İran'ı destekleyen iki ülkeden biri olduk biz. Dolayısıyla biz burada hep net tutum sergiliyoruz. Bir taraftan İran'ın yanlışlarına yanlış derken veya eleştirirken diğer tarafta haklı olduğu durumda da biz İran'ı destekliyoruz. İran'ın her şeyden önce tamamen köşeye sıkıştırılması yanlış bir düşüncedir. Diğer NATO içinde veya Batı bloku içinde bazı ülkelere yönelik politikalar oluşturulurken diyalog ve caydırıcılık ilkesi benimsenir. Aynı şekilde burada İran'la da bu uygulanabilir, caydırıcılık ama diyalog. Ama tamamen İran'ın dışlanması ve köşeye sıkıştırılması veya bir ülke istiyor diye İran'ın tamamen ortadan kaldırılması çok ciddi, vahim bir hatadır."

Çavuşoğlu, "Bizim mezhepçi bir anlayışımız yok. Bizim için Sünni, Şii fark etmez. Esas bu mezhepçiliğe karşıyız, İran'ı da o yüzden eleştiriyoruz zaten." diye konuştu.

Yarınki toplantıda, Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki gayrimeşru referandumun, terörizmle mücadele gibi konuların gündemde olacağını bildiren Çavuşoğlu, aynı terör örgütünün hem Türkiye hem de İran için tehdit oluşturduğuna dikkati çekti.

Bakan Çavuşoğlu, "Terörizmle mücadele konusunda birlikte ne yapabiliriz, Irak'ta istikrarı tesis edebilmek için sadece referandum değil diğer konularda da neler yapabiliriz bunların hepsini tabii bu ziyarette değerlendireceğiz. Astana'da alınan kararların uygulanması çok önemli. Özellikle İdlib bölgesindeki kararların uygulanması önemli. Bunu güçlü bir şekilde de yürütüyoruz. İkili düzeyde de yine Türkiye-İran ve Türkiye-Rusya Federasyonu olarak görüşüyoruz." ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu konuda iş birliğinin nasıl olması gerektiğinin çerçevesinin çizildiğini aktaran Çavuşoğlu, "Şimdi teknik ekipler bu toplantıları gerçekleştiriyor, bunun üzerinde çalışmaya devam edecek ki en son İdlib'de gördüğümüz bombalamalar olmasın, Halep'teki hatalar tekrar edilmesin. Şu anda bu saldırılar durduruldu bizim girişimlerimizle." dedi.

- "(Suriye'de) terör kantonunun oluşmasına müsaade etmeyiz"

Suriye ve İdlib'deki son durumu değerlendiren Çavuşoğlu, İdlib'in Suriye'deki çatışmaların önlenmesi bakımından kilit bir bölge olduğunu vurgulayarak İdlib bölgesinin güvenli bölge olabilmesi için, çatışmasızlık bölgesi olabilmesi için Astana görüşmelerinde mutabakat sağlandığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Astana'da mutabakatın sağlanması yetmez. Uygulamayı da birlikte görmemiz gerekiyor, uygulamada da yine birlikte çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. İdlib bölgesinin dışında kalan yerlerde Rusya'nın gözlemcileri olacak. Belli bölgelerde yine Rusya ve İran'ın gözlemcileri olacak. İdlib içinde ise Türk gözlemciler olacak, bizim gözlemcilerimiz olacak. Bu gözlemcilerin buraya yerleştirilmesi, yine Hama'da biliyorsunuz bizim gözlemcilerimiz olacak ki bilgi paylaşımı zamanlıca olsun, hatalar yapılmasın." dedi.

Bununla provokasyonların önlenmesinin hedeflendiğini belirten Çavuşoğlu, "En son rejimin ve Rusya'nın hava saldırısı... Bu hava saldırıları mazur gösterilmemeli, yanlış. Sivil insanların öldürülmesinin mazereti olmaz. Terörle hiç ilgisi olmayan insanların öldürülmesinin, katledilmesinin bir mazereti olmaz. Burada herhangi bir arazide provokasyon olmaması için iki taraftan da saldırıların gelmemesi içingözlemciler üzerine düşeni yapacak." diye konuştu.

Ilımlı muhalefet, siviller ve herkes için tehdit olan terör örgütlerinin iyi ayırt edilmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Gelişigüzel her yeri bombalamak yerine, bir yerde bir terör unsuru varsa oranın hedef alınması gerekir. Bir yerde terör örgütü mensubu varsa, orada siviller de, terörle ilgisi olmayan insanlar veya siviller varsa bunu ayırmak gerekiyor. Yani orada bir teröristi öldürmek için orayı bombalayarak herkesi yok etmek doğru değildir. Burada ateşkesi tam olarak sağlayabilirsek esasen Cenevre sürecini yeniden gerçek anlamda canlandırabiliriz." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Suriye'de siyasi çözümün tam anlamıyla sağlanabilmesi için çatışmaların tamamen durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, terörle mücadelenin çok titiz bir çalışma gerektirdiğini belirterek "Afrin bölgesinde şu anda biliyorsunuz YPG var. YPG bir terör örgütüdür. YPG'nin buradan da mutlaka temizlenmesi gerekiyor. Sınırımızın hemen diğer tarafında teröristlerin mevcudiyeti bize yönelik tehdittir, risktir. Ayrıca Suriye'nin sınır ve toprak bütünlüğü ve milli birliği için de çok büyük ve ciddi bir risktir. Burada Rusya'nın askeri var, mevcudiyeti var, belli noktalarda var. Ruslarla da bu konuyu tabii ki bir araya geldiğimiz zaman görüşüyoruz." dedi.

Türkiye'nin, Afrin tarafından kendisine yöneltilen saldırılara misliyle yanıt verdiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu tehdidin tamamen ortadan kaldırılmasından yana olduğunu söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Suriye'de federal bir yapının ortaya çıkma ihtimalinin olup olmadığına ilişkin soruya da "Esed rejiminden her gün farklı mesajlar geliyor. Esed rejiminin İran'a söylediği de tamamen farklı. Deyrizor'da Esed rejimi kiminle çatışıyor? YPG ile çatışıyor. Neden çatışıyor? Deyrizor onların eline geçmesin, benim kontrolümde olsun diye, özeti bu." yanıtını verdi.

Bir ülkenin nasıl yönetileceğine o ülkenin halkının karar vereceğini belirten Çavuşoğlu, Esed rejiminin meşruiyetini kaybettiğini vurguladı. Çavuşoğlu, Suriye halkının da ne şekilde yönetilmek isteyeceğine kendisinin karar vereceğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim görevimiz bu zeminin oluşturulmasına katkı sağlamak, yardımcı olmaktır. Ama Suriye halkı ve görüştüğümüz her kesim Suriye'nin böyle federal bir şekilde bölünmesinden değil, tamamen eskiden olduğu gibi toprak bütünlüğünün korunmasından yana. Burada biz özellikle bir terör kantonunun oluşmasına müsaade etmeyiz. Sınırımızın hemen diğer tarafında bir terör koridoru bizim için risktir. YPG ve PKK arasında hiçbir fark yoktur. YPG'ye verilen her destek bizim için bir risktir, tehdittir."

(Sürecek)

Geri Dön